“21. yüzyılın iş ilanı” dendiğinde aklınıza muhtemelen klişe kurumsal ifadeler gelir. Örneğin “hızlı tempolu bir şirket”, “enerjik” bir çalışan arar; adayların kendilerini bir “rockstar” ya da “ninja” olarak tanımlamasını ister. Bu tür ifadeler oldukça yaygındır ve çoğu zaman düşününce pek de anlamlı değildir.Ancak yeni bir araştırma, iş ilanlarında kullanılan bazı dil kalıplarının gerçekten zararlı olabileceğini ortaya koyuyor. Bu tür ifadeler engellileri dışlayıcı bir etki yaratabiliyor. Çünkü bu dil, bazı özellikleri öne çıkararak engelli adayların başvurmaktan vazgeçmesine yol açabiliyor. Oysa bu adaylar aslında son derece değerli çalışanlar olabilir.Ontario’daki Guelph Üniversitesi’nden psikoloji araştırmacısı Melissa D. Pike’ın liderliğinde yürütülen çalışma, ABD ve Kanada’da yayımlanan yaklaşık 1.900 iş ilanındaki dili inceledi. Araştırma, çoğu zaman farkında olmadan kullanılan ancak engellileri dışlayıcı bir etki yaratabilecek pek çok ifade tespit etti. Phys.org’un aktardığına göre “kör noktalar” ya da “hiç düşünmeden işe atılmak” gibi ifadeler buna örnek gösteriliyor. Bu tür dil kalıpları incelenen iş ilanlarının yüzde 84’ünden fazlasında yer alıyordu.Öte yandan araştırma, eşit istihdam fırsatlarına ya da engelli adaylar için sağlanabilecek uyum düzenlemelerine ilişkin ifadelerin oldukça sınırlı olduğunu ortaya koydu. İncelenen iş ilanlarının yalnızca yüzde 19’unda eşit fırsatlara dair ifadeler yer alırken, engelliler için düzenlemelerden söz eden ilanların oranı yüzde 9’da kaldı. Phys.org’un dikkat çektiği bir başka nokta ise bu ilanlarda ağır kaldırma gibi fiziksel iş gerekliliklerine dair herhangi bir ifadeye yer verilmemesiydi.Araştırmacılar ayrıca engellileri dışlayıcı dilin iş ilanlarında yer almasının adaylar üzerindeki etkisini de inceledi. Sonuçlar çok da şaşırtıcı değildi. Bu tür dilin kullanılması, adayların kendilerini şirketle uyumlu hissetme düzeyini ve başvurma niyetini düşürüyor. Buna karşılık iş ilanlarında eşit fırsat vurgusu yapılması ya da engelliler için sağlanabilecek düzenlemelerin belirtilmesi, adayların başvuru isteğini artırıyor. Bu eğilim hem engelli hem de engelli olmayan adaylarda gözlendi; ancak etkisi engelli adaylar için çok daha belirgin oldu.Başka bir deyişle, iş ilanlarınızda “bir adım öne geçmek” gibi engellileri dışlayıcı çağrışımlar taşıyan ifadeler kullanıldığında, adaylar başvurma konusunda daha isteksiz hissedebilir. Üstelik bu durum yalnızca engelli bireyler için geçerli değil; engelli olmayan adayların da ilan hakkında daha olumsuz bir algı geliştirmesine yol açabiliyor. Buna karşılık daha kapsayıcı bir dil kullanmak, adayların şirkete başvurma konusunda daha olumlu hissetmesini sağlayabiliyor.Peki bu neden önemli? Günümüzde bazı siyasi çevreler eşitlik ve kapsayıcılık politikalarını geri çekmeye çalışsa da yeni araştırma önemli bir gerçeği hatırlatıyor: Dünya nüfusunun yaklaşık yüzde 16’sı bir tür engelle yaşıyor ve çoğu insan hayatının bir döneminde engellilik deneyimi yaşayabiliyor. Buna rağmen engellilik hâlâ sıklıkla damgalanıyor ve “zayıflık, kontrol kaybı ya da yetersizlik” ile ilişkilendirilebiliyor. Bu da engelli bireylerin kimi zaman daha az yetkin ya da daha az istihdam edilebilir olarak görülmesine yol açabiliyor.Oysa engelli bireyler de tıpkı engelli olmayan kişiler gibi son derece çeşitlilik gösteren bir topluluğu oluşturuyor. Bu da aralarında son derece nitelikli iş adaylarının bulunduğu anlamına geliyor. İş ilanlarınızda kullandığınız dil bu grubu başvurmaktan uzaklaştırıyorsa, aslında güçlü adayları da gözden kaçırıyor olabilirsiniz. Üstelik araştırma, kapsayıcılık girişimlerine toplum genelinde hâlâ güçlü bir destek olduğunu hatırlatıyor. Bu nedenle iş ilanlarında engellileri dışlayıcı dil kullanmak, engelli olmayan adayların da ilgisini azaltabiliyor. Günümüzde şirket itibarı çalışanlar için her zamankinden daha önemli hale gelmişken, bu durum kurumunuzun itibarına da zarar verebilir.Peki şirketler bu konuda ne yapabilir? Pike’a göre çözüm aslında oldukça basit. “Engellileri dışlayan dil, çoğu zaman farkına bile varmadan kullandığımız pek çok kelimenin içine işlemiş durumda” diyor Pike. Örneğin “vizyon” gibi kelimeler gören kişiler için olumlu bir anlam taşırken, “körlük” gibi ifadeler olumsuz çağrışımlarla kullanılabiliyor. Bu nedenle yapılması gereken şey, iş ilanlarında kullanılan dili biraz daha dikkatli ve doğrudan seçmek; kullanılan kelimelerin yaratabileceği çağrışımları düşünmek.Böyle bir yaklaşım yalnızca daha kapsayıcı ilanlar yazmanızı sağlamaz. Büyük olasılıkla iş ilanlarınızın o klasik ve çoğu zaman içi boş kurumsal jargon kokusundan da biraz uzaklaşmasına yardımcı olur. Oysa son araştırmalar, bu tür klişe kurumsal dilin adaylar üzerinde oldukça olumsuz bir etki yaratabildiğini gösteriyor.Orijinal Yayın Tarihi: 11 Mart Köşe yazarları tarafından burada paylaşılan görüşler, incturkiye.com’a değil, yazara aittir.Çok daha fazlası için Inc. Türkiye bültenlerine kaydolun.