Apple’ın son iki yıldır oldukça ciddi bir sorunu vardı. Şirketin yapay zekâ çalışmalarına ilişkin genel kanı, rakiplerinin çok gerisinde kaldığı yönündeydi. Apple Intelligence’ın 2024’teki WWDC’de tanıtılmasından bu yana hâkim olan anlatı da pek değişmedi: Apple büyük vaatlerde bulundu ancak bunların neredeyse hiçbirini hayata geçiremedi.Apple, bu ay düzenlenen WWDC’ye büyük beklentilerle girdi. Şirketin, Siri’yi iyi bir sesli asistana dönüştürmek için tutarlı bir stratejiye sahip olmadığı yönündeki algıyı değiştirebileceği bir an varsa, o da bu etkinlikti.Apple, bu yılki WWDC’de Siri AI ile tam olarak bunu yaptı. Bu yalnızca bir isim değişikliğinden ibaret değil. Google’ın Gemini desteğiyle geliştirilen modeller üzerine kurulu, baştan sona yenilenmiş bir sistem söz konusu. Bir açıdan bakıldığında bu hamle, Apple’ın en azından kimsenin sabır gösterebileceği bir süre içinde bunu tek başına başaramayacağını kabul etmesi anlamına geliyor. Öte yandan şirketin, temel teknolojilerinin belki de en önemlisi için başka bir şirketle işbirliği yapmaya hazır olması, bu konuyu ne kadar ciddiye aldığını gösteriyor.İyi haber şu ki iOS 27’nin beta sürümünü birkaç haftadır kullandıktan sonra Apple’ın sonunda bugüne kadar imkânsız görüneni başardığı söylenebilir: Siri’yi gerçekten iyi bir asistana dönüştürdü. Elbette hâlâ bazı sorunlar var ancak bunun nedeni sistemin henüz beta aşamasında olması. Bu yazının amacı da Siri AI’ı incelemekten çok, Apple’ın verdiği sözü nasıl yerine getirdiğine bakmak.Meğer bir büyük dil modeli, cihazınızdaki tüm bilgilere erişebildiğinde gerçekten işe yarayabiliyormuş. Siri AI kullanışlı ve çoğu zaman da beklendiği gibi çalışıyor. Üstelik artık ChatGPT ya da Gemini gibi kullanabileceğiniz bağımsız bir Siri uygulaması var. Uygulama, geçmiş konuşmaları kaydediyor ve iCloud üzerinden iPhone, iPad ve Mac arasında eşzamanlıyor.Siri AI’ı asıl kullanışlı kılan ise e-postalarınızı ve mesajlarınızı okuyabilmesi, hatta ekranınızda ne olduğunu görebilmesi. Diyelim ki uçuş bilgilerinizi içeren bir e-posta aldınız. Yan düğmeye basılı tuttuğunuzda Siri, siz hiçbir bilgiyi tek tek kopyalamadan uçuşu takviminize ekleyebiliyor ve varış saatinizi istediğiniz kişiye mesajla gönderebiliyor.Siri’ye kızımla yaptığım bir konuşmayı sorduğumda da herhangi bir ayrıntı vermem gerekmedi. Birkaç gün önce aramızda geçen konuşmayı bulup bana anlattı.Bu özellikler size tanıdık geliyorsa bunun bir nedeni var. Apple, bunların büyük bölümünü daha 2024’te vadetmişti.O dönemde kişiselleştirilmiş Siri, yani kullanıcının içinde bulunduğu bağlamı anlayabilen ve farklı uygulamalar arasında işlem yapabilen asistan, sunumun en büyük vaadiydi. Ancak bu özellik hiçbir zaman kullanıma sunulmadı. Apple önce lansmanı erteledi, ardından daha önce yayımladığı bir reklamı geri çekti. Mayıs ayında ise henüz sunulmayan özelliklere güvenerek iPhone satın aldıklarını söyleyen müşterilerle, basına yansıyan bilgilere göre $250 milyonluk bir uzlaşmaya vardı.Bu yıl Apple’dan beklenen aslında oldukça basitti: Sözünü verdiği şeyi gerçekten sunması. Şirket de tam olarak bunu, üstelik mümkün olan en gösterişsiz biçimde yaptı. Sunumun kurgusu bile bu yaklaşımı açıkça gösteriyordu. Apple yeni özelliklerden önce mevcut sorunlara getirdiği çözümleri anlattı. Uygulamaların daha hızlı açılması, AirDrop’un daha seri çalışması ve iOS 27’nin iPhone 11’e kadar uzanan geniş cihaz desteği bunlardan bazılarıydı. Yenilenen Siri’yi ise başlı başına büyük bir devrim gibi sunmak yerine uzun bir iyileştirme listesinin içine yerleştirdi. Aynı ürünle ilgili iki yıl önce gereğinden büyük vaatlerde bulunan Apple, bu kez yalnızca kullanıcıların bizzat deneyebileceği özellikleri tanıttı. Bu bilinçli bir tercihti ve doğru olan da buydu.Bugün neredeyse her teknoloji sunumu, bir şirketin yapay zekâsının hayatımızı değiştireceği iddiasıyla başlıyor. Üstelik bu iddialar çoğu zaman yalnızca kontrollü bir tanıtım videosunda çalışan, gerçek hayatta ise aynı sonucu vermeyen özelliklere dayanıyor. Vaat edilenle ortaya çıkan ürün arasındaki fark, yapay zekâ çağının en belirgin sorunlarından biri hâline geldi. Bunun önemli nedenlerinden biri, yapay zekâ şirketlerinin büyük bölümünün yatırımcıları etkilemeye ve yeni finansman bulmaya çalışan girişimler olması. Böyle bir ortamda çoğu zaman asıl değer üreten şey ürün değil, yarattığı beklenti oluyor.Apple içinse durum farklı. Şirketin halka arzının üzerinden yaklaşık 46 yıl geçti. Apple’ın insanların gerçekten seveceği ürünler sunması gerekiyor ve eski Siri’yi sevenlerin sayısı pek de fazla değildi.Craig Federighi de sunumun bir bölümünde bu farkı özellikle vurguladı. Bazı şirketlerin yalnızca yapay zekâ geliştirmiş olmak için hızla ilerlediğini söylerken, yapay zekâda gizliliğin pazarlık konusu olamayacağını belirtti. Bu sözleri yalnızca bir pazarlama mesajı olarak görmek mümkün. Ancak Apple’ın artık yapay zekâ yarışında en çok konuşulan şirket olmaya çalışmak yerine insanların gerçekten kullanmak isteyeceği bir ürün geliştirmeye yöneldiği şeklinde de okumak mümkün.Açıkçası yeni özellikler başarılı. Arka planda Gemini desteğiyle eğitilen Apple Foundation Models’ın nasıl bir bileşimle çalıştığı tam olarak bilinmese de sistem işini yapıyor. Bağımsız bir Siri uygulaması sunmak bu aşamada zaten temel bir gereklilikti. Ekrandaki içeriği anlayabilme özelliği ise kullanıcıların 2024’te asıl beklediği yenilikti.Yine de Siri’yi başarılı kılan asıl unsur bu özellikler değil. Apple’ın bu yıl doğru yaptığı en önemli şey, yalnızca gerçekten sunabileceği özelliklerin sözünü vermesi ve herkesin de bu sözün takipçisi olmasına izin vermesiydi.Orijinal Yayın Tarihi: 25 Haziran Köşe yazarları tarafından burada paylaşılan görüşler, incturkiye.com’a değil, yazara aittir.Çok daha fazlası için Inc. Türkiye bültenlerine kaydolun.