John Ternus, Apple’da genç bir mühendisken çoğu kişinin görmezden geleceği bir kararla karşı karşıya kaldı.Aylarca Apple’ın masaüstü monitörlerinden biri üzerinde çalışan Ternus ve ekibi, tedarikçiden ürünün neredeyse tamamlanmış halini teslim aldı. Fakat ilk bakışta küçük görünen bir sorun vardı: Ekibin tasarımda belirttiği 25 kanal yerine, arka panelde 35 kanal açılmıştı.Müşteri büyük olasılıkla bunu hiç fark etmeyecekti. Ama Ternus için bu basit bir detay değil; işin özüne dair bir meseleydi.Fortune’un aktardığına göre Ternus o anı şöyle anlatıyor:“Bir an durup kendime şunu sorduğumu çok net hatırlıyorum: ‘Ben ne yapıyorum? Bu kadarına takılmak normal mi?’ Sonra şunu farkettim: Belki normal değildi ama doğru olan buydu. Çünkü o ürün için aylarımı vermiştim. Bir şeye bu kadar emek harcıyorsanız, en iyisini yapmak zorundasınız.”Ternus, 2024’te University of Pennsylvania’daki mezuniyet konuşmasında, bu deneyimin işe ve başarıya bakışını değiştirdiğini anlattı.“O işe gösterdiğiniz özen gerçekten önemlidir” diyor Ternus. O dönemde Apple’ın donanım mühendisliğinden sorumlu kıdemli başkan yardımcısı olan Ternus, 1 Eylül’de şirketin yeni CEO’su olmaya hazırlanıyor.Ternus için mesele, müşterinin arka paneldeki fazla kanalları fark edip etmeyeceği değildi. Mesele, kendisinin bunu biliyor olmasıydı. Ürün artık ekibinin aylar boyunca ulaşmaya çalıştığı hassasiyeti tam olarak yansıtmıyordu. Ekranın kendisinden, CD gibi parlaması için tasarlanan iç içe geçmiş çelik detaylara kadar her şeyde aynı özeni arıyorlardı. Ona göre bundan daha azı kabul edilemezdi.Mezunlara şöyle seslendi:“Bir işe kendinizden bu kadar çok şey katmak kolay değildir. Streslidir, fedakârlık ister ama buna değer. Çünkü zamanımız sınırlı.”Bu Ternus’un mesajının yalnızca bir kısmıydı: İşe bütünüyle kendini vermek. Diğer kısmı ise yalnızca yapılan işe değil, birlikte çalışılan insanlara da aynı ciddiyetle yaklaşmakla ilgiliydi.“Her zaman odadaki herkes kadar zeki olduğunuzu varsayın, ama asla onlar kadar çok şey bildiğinizi varsaymayın” dedi Ternus. “Bu bakış açısıyla ilerlemek için gereken özgüveni bulursunuz; daha da önemlisi, soru sormak ve öğrenmek için gereken alçakgönüllülüğü kazanırsınız.”Ternus, 2001’de 26 yaşındayken Apple’a katıldığında kendini son derece yetkin ve özgüvenli insanların arasında buldu. Bu durum başlangıçta aidiyet duygusunu sarstı. Ancak geri çekilmek yerine sürecin içine girdi; sorular sordu, başkalarından öğrendi ve onların uzmanlığını bir tehdit değil, avantaj olarak gördü.“İhtiyacım olduğunda yardım istemekten korkmadığım için her zaman mutluyum” dedi. “Çünkü işini bu kadar önemseyen insanların arasında olmak, yalnızca sınırlarınızı zorlamanızı ve ne kadar ileri gidebileceğinizi görmenizi sağlamaz. Aynı zamanda oraya nasıl ulaşacağınızı anlamanıza da yardımcı olur.”Ternus mezunlara, çalışmalarını gerçekten önemsedikleri şeylerle uyumlu hale getirmelerini de öğütledi. “Sizin için anlamlı olan alanlarda beceri ve uzmanlık geliştirmeye zaman ayırın” dedi. “İlginizi çeken şeyleri inşa edin, sizi heyecanlandıran şeyleri inşa edin. Ama her şeyden önce, bunu değerlerinizle uyumlu şekilde yapın.”Bu düşünce, Apple’ın kurucu ortağı Steve Jobs’la özdeşleşen uzun soluklu bir anlayışı da hatırlatıyor. Jobs bir zamanlar, “Biz burada evrende bir iz bırakmak için varız” demişti.Ternus da konuşmasını Jobs’un bu mirasına yaslanan bir mesajla bitirdi:“Bu sizin zamanınız, bu sizin anınız. Gidin ve evrende bir iz bırakın.”Orijinal Yayın Tarihi: 29 Nisan Köşe yazarları tarafından burada paylaşılan görüşler, incturkiye.com’a değil, yazara aittir.Çok daha fazlası için Inc. Türkiye bültenlerine kaydolun.