Craig Federighi, Apple’ın son sunumunun önemli bir bölümünü, şirketin iki yıldır sözünü verdiği ama sürekli ertelediği Siri’yi anlatmaya ayırdı. Baştan aşağı yeniden inşa edilen ve yeni bir mimari üzerinde çalışan, Apple’ın artık Siri AI adını verdiği asistan; karşılıklı sohbet edebiliyor, eski bir e-postadan otel rezervasyon onayını bulabiliyor ve her adım tek tek tarif edilmeden uygulamalar arasında işlem yapabiliyor. Bu, Apple’ın mutlaka yapması gereken bir geliştirmeydi.Ancak birçok kişi yeni Siri’yi memnuniyetle karşılayacak olsa da bazı kurucular, Apple’ın kendi ürünlerinin versiyonlarını işletim sistemine her seferinde bir özellik ekleyerek dahil etmesini izlerken huzursuz olabilir.Liste uzun: Neredeyse yazı yazabildiğiniz her yerde kullanılabilecek şekilde doğrudan asistana entegre edilen yazma araçları. Safari’nin sekmelerinizi sessizce düzenlemesi ve sayfalardaki fiyat düşüşlerini takip etmesi. Tek bir cümleden takvim etkinlikleri oluşturulması. Sade bir açıklamadan Shortcuts akışları hazırlanması. Artık güvenlik açısından zayıf giriş bilgilerini değiştirmek için web sitelerinde kendi kendine gezinebilen bir Passwords uygulaması. Bir görseli sonradan yeniden çerçeveleyen, genişleten ve temizleyen fotoğraf düzenleme özellikleri.Tüm bu özellikler bir araya geldiğinde, bir işletim sisteminin yapay zekâ araçları ve uygulamalarından oluşan bir pazarı yutması gibi görünüyor. iPad ve Mac’te Siri AI artık insanların zaten sürekli kullandığı arama çubuğu Spotlight’ın içinde yer alıyor ve herhangi bir dosya ya da görselin sağ tık menüsünde de karşınıza çıkıyor. Kurulacak hiçbir şey yok, yeni işletim sistemi dışında. Değiştirilmesi gereken bir alışkanlık da yok. İşte işi kullanıcı tarafından kurulmaya bağlı olan herkes için asıl sorun da tam olarak bu.İki milyar cihaz ölçeğinde SherlockingBöyle bir sunumu izlerken ilk refleks, her duyuruyu belirli bir şirket için ölüm ilanı gibi okumak oluyor. Spotlight içindeki Siri, ileri düzey kullanıcıların fareye uzanmadan komut çalıştırmasını ve iş akışlarını tetiklemesini sağlayan iki klavye odaklı Mac başlatıcısı Raycast ve Alfred için kötü haber olabilir. Safari’nin sayfa izleme özelliği, bağlantı listesi sunmak yerine soruları doğrudan yanıtlayan yapay zekâ arama motoru Perplexity ve düzenli sekmeler ile hızlı yanıtlara odaklanan yapay zekâ merkezli tarayıcı Arc için olumsuz sonuçlar doğurabilir. Entegre yazma araçları ise Grammarly’nin alanına giriyor.Öte yandan Describe a Shortcut özelliği, uygulamaları birbirine bağlayarak otomatik iş akışları oluşturan Zapier’in tüketici tarafı için pek iyi bir haber olmayabilir. Otomatik parola düzeltmeleri, 1Password’ün daha sıradan kullanıcılarını cezbedebilir. Fotoğrafları yeniden şekillendirmeye yarayan geliştirilmiş Clean Up ve Spatial Reframing araçları ise arka planları ve istenmeyen nesneleri kaldırmasıyla bilinen yapay zekâ destekli fotoğraf düzenleme uygulaması PhotoRoom’un en popüler özelliklerinden bazılarını ikame ediyor.Geliştiricilerin bunun için kullandığı bir isim var: Sherlocking. Bu terim, 2002’de Apple’ın popüler bir üçüncü taraf arama aracı olan Watson’ın pek çok özelliğini Sherlock 3’e eklemesi ve Watson’ın geliştiricisini sürdürülebilir bir iş modelinden yoksun bırakmasıyla ortaya çıktı. Apple o günden bu yana bunu parola yöneticilerinden günlük tutma uygulamalarına kadar pek çok alanda defalarca yaptı.Bu turu öncekilerden ayıran şey ise erişim ölçeği. Apple’ın aktif cihaz tabanı ocak ayında 2,5 milyarı geçti. Bir yıl önce bu sayı 2,35 milyardı. Apple Park’ta duyurulan bir özellik yalnızca bir pazara sunulmuş olmuyor. Aynı anda iki milyardan fazla cihaza, ücretsiz biçimde ve kullanıcının gidip bulmasını gerektirmeden ulaşıyor.Bu geçmiş, rakipler açısından pek cesaret verici değil. İnsanların Arc yerine Safari’ye, Superhuman yerine Mail’e yönelmesinin temel nedeni çoğu zaman çok basit: Bu uygulamalar, kullanıcı ekrana baktığında zaten oradadır. Ürünün daha iyi olup olmaması çoğu zaman devreye bile girmez.Bir kurucuyu asıl endişelendirmesi gereken rekabetçi ürün, kategorinin en iyisi olan ürün değildir. Asıl risk, yalnızca yeterince iyi olan ve zaten müşterinin cihazında duran üründür.Apple’ın WWDC sunumunda gösterildiği hâliyle Siri AI, ileri düzey kullanıcıları tatmin etmeyecek. Klavye odaklı bir iş akışıyla onlarca özel eklenti çalıştıran bir Raycast kurulumunun, Perplexity’nin kaynaklandırma ve atıf sisteminin ya da bir hukuk ekibinin sözleşme okumak için kullandığı dikey araçların yerini almayacak. Bu kullanıcılar, Apple’ın geniş tüketici kitlesine yönelik asistanının hiçbir zaman ulaşmak için tasarlanmadığı bir derinlik istiyor. Ancak pazar zaten hiçbir zaman bu kullanıcılardan ibaret değildi.Stanford AI Index’in 2026 verilerine göre, kurumların yüzde 88’i artık en az bir işlevde yapay zekâ kullanıyor. Üretken yapay zekâ ise şirketlerin yüzde 70’inde bir şekilde devreye alınmış durumda. Bu oran 2023’te yüzde 33’tü. Benimseme, kişisel bilgisayarın ya da internetin başardığından daha hızlı biçimde kenardan merkeze taşındı ve üç yıl içinde küresel nüfusun yüzde 53’üne ulaştı. Apple da genellikle yaptığı gibi, bu davranışın sıradanlaşmasını bekledi ve ardından kendi versiyonunu tek seferde herkese sunmaya karar verdi.Bu pazarın devasa orta kesimi için, yani hiçbir zaman bir başlatıcı kurmamış ya da otomasyon ayarlamamış insanlar için, yerleşik seçenek fazlasıyla yeterli olacak. Zaten orada bulunmasının sağladığı kolaylık, daha fazlasını aradıklarında elde edebilecekleri her türlü ek faydadan daha ağır basacak.Asıl kim zarar görecek?Raycast’in her gün kullanan yüz binlerce kullanıcısı ve onun üzerine eklentiler geliştiren 20 binden fazla geliştiriciden oluşan bir topluluğu var. 2020’den bu yana Raycast, araçlarının birbiriyle nasıl çalıştığını önemseyen yazılım mühendisleri, tasarımcılar ve ürün ekipleri etrafında gelişti. Siri artık bir soruyu tam cümlelerle yanıtlayabiliyor diye bu kullanıcıların hiçbiri Raycast’i Apple’ın geliştirilmiş Spotlight deneyimiyle değiştirmeyecek. Raycast’in o kullanıcı için yaptığı şey ile Apple’ın sunduğu şey arasındaki fark, özelliklerden çok niyet farkı.Bu yüzden asıl tehlike altındaki şirketler derinlik sunanlar değil. Altında güçlü bir yapı olmadan geniş kitlelere seslenenler. App Store aramasında karşıya çıkan ve bir e-postayı özetlemeyi vadeden sıradan bir sohbet arayüzü risk altında. Aynı şekilde tüm vaadi yapay zekâya erişimi kolaylaştırmak olan herhangi bir tüketici verimlilik uygulaması da öyle. Bunlar, kolaylık karşılığında abonelik ücreti alan ürünlerdi. Ancak Apple’ın işletim sistemi artık aynı kolaylığı ücretsiz sunuyor. Farkında olsunlar ya da olmasınlar, en çok kaybedenler de onlar.Apple’ın yapay zekâsı tasarımı gereği yatay. Milyarlarca insan için çok geniş bir kullanım alanında makul ölçüde iyi çalışmak zorunda. Bu da neredeyse hiçbir alanda derinleşmediği anlamına geliyor. Geleceği olan şirketler ise tam ters yöne bakanlar.Sağlık, hukuk, uyum ya da finans alanındaki dikey yapay zekâ çözümleri, Apple’ın dokunmak istemeyeceği düzenleyici yükler ve sorumluluklar taşır. Özel verilere ve ekip izinlerine dayanan kurumsal araçlar, bir tüketici işletim sisteminin sessizce içine alabileceği şeyler değildir. Bir topluluk üzerine ya da yalnızca tek bir şirketin sahip olduğu bir veri seti üzerine kurulan ürünler, Apple’ın aşamayacağı bir duvarın arkasında durur. Çünkü Apple o duvarın neyden yapıldığını yeniden üretemez.Örneğin 1Password, Apple’ın yerel parola araçlarıyla doğrudan karşı karşıya kaldı ve yönünü başarıyla kurumsal özelliklere, platformlar arası derinliğe ve ileri düzey güvenlik iş akışlarına çevirdi. Böylece güçlü kullanıcılar ve ekipler için etkili biçimde hizmet vermeyi sürdürdü. Grammarly de benzer bir ders sunuyor. Şirket artık işletmelere iş akışı, yönetişim ve iletişim altyapısı satıyor.Tüm bunların altında yatan ders yapay zekâdan daha eski. Yapay zekâ bu dersi unutmayı kolaylaştırmış olsa da gerçek değişmedi. Kullanışlı ürünler geliştirmek her zamankinden daha ucuz. Bu da kullanışlı bir ürünü savunmaya değer bir iş modeliyle karıştırmayı tehlikeli ölçüde kolaylaştırıyor. Apple’ın her hazirandaki rolü, bu ayrımı görmezden gelmeyi pahalı hâle getirmek.Üç yıl sonra ayakta kalan startup’lar, en zekice yapay zekâ özelliklerine sahip olanlar olmayacak. Apple aynı şeyi ücretsiz sunduğunda bile var olma nedeni ayakta kalabilecek şirketler olacak.Orijinal Yayın Tarihi: 8 Haziran Köşe yazarları tarafından burada paylaşılan görüşler, incturkiye.com’a değil, yazara aittir.Çok daha fazlası için Inc. Türkiye bültenlerine kaydolun.