Bir liderin ne kadar etkili olduğunu değerlendirirken, kişisel izlenimlerden çok ölçülebilir sonuçlara bakmak gerekir.Öte yandan işler pek de öyle ilerlemiyor: International Journal of Environmental Research and Public Health’te yayımlanan bir araştırma, insanların yetkinlik düzeyinden bağımsız olarak sevilebilir çalışma arkadaşlarına, yetkin çalışma arkadaşlarından daha fazla değer verdiğini ortaya koydu. Sevilen insanlar ayrıca çevrelerindeki kişileri etkileme konusunda daha başarılı olma, satışta daha iyi performans gösterme, güçlü ilişkiler kurup sürdürme ve terfi ya da işe alınma olasılığı açısından da daha avantajlı.Daha sevilebilir olmanın yollarından biri mi? Hatalarınızı kabul etmek. Nerede çuvalladığınızı anlatmak. Başkaları için ibretlik hikâyeye dönüşmek. Kendinize gülebilmek.Yeter ki bunu doğru şekilde yapın. The Journal of Psychology’de yayımlanan bir araştırmaya göre, kendinize nasıl güldüğünüz, öz değer duygunuz ve iyi oluş hâliniz üzerinde belirgin bir etki yaratıyor.Farkı belirleyen şey, mizahın birleştirici mi yoksa eleştirel ve kişiyi kendi aleyhine çeviren bir mizaha mı dönüştüğüdür. Birleştirici mizah, mizahı sosyal açıdan olumlu ve duygusal zekâ içeren bir şekilde kullanmaktır. Bu tür mizah: hafif ve kapsayıcıdır, grup içinde birlikte gülmeyi teşvik eder, kimseyle alay etmez, buna siz de dâhilsiniz, sosyal kaygıyı ve gerilimi azaltır, güveni ve ekip uyumunu güçlendirir.Bir örnek ister misiniz? İşte Dave Chappelle’in, oğluyla birlikte gittiği Kevin Hart gösterisinde kendisiyle dalga geçtiği an:Sonra Kevin sahneye çıktı ve kalabalık adeta çılgına döndü. Binlerce insan vardı. Ben ise öfkeden kuduruyordum. Gösteri uzadıkça daha da sinirlendim, çünkü gerçekten olağanüstüydü.Seyirci de biliyor, Chappelle de biliyor: O da çok iyi bir komedyen. Kendisiyle dalga geçiyor ama bunu yumuşak bir yerden yapıyor. Seyircinin ona gülmesini değil, onunla birlikte gülmesini sağlıyor.Başkalarına hafifçe takıldığınızda da aynı şey geçerli. Örneğin şöyle diyebilirsiniz: “İlk müşterimizi asla kazanamayacağımızı düşündüğümüz zamanı hatırlıyor musunuz? Şimdi ne kadar farklı, değil mi?” Burada geçmişte sizin ve ekibinizin ne kadar zorlandığına hafifçe takılırken, aynı zamanda bugün işleri nasıl yaptığınızı da söylüyor ve pekiştiriyorsunuz.Başka bir örnek: Geçen gün arkadaşım Randy’den şöyle bir not aldım: “Sen depodaki ofiste özel bir proje üzerinde sıkışıp kalmıştun, ben de forklift kullanan bir kâğıt işçisiydim, hatırlıyor musun? O günlerden bugüne epey yol geldik, değil mi?” İkimizle de dalga geçiyordu ama bunu iyi niyetli bir yerden yapıyordu.Araştırmacıların yazdığı gibi:“Daha birleştirici mizah kullanımı, daha yüksek sosyal öz saygı ve daha düşük depresyon düzeyleriyle ilişkilendirildi. Kendini yıpratan mizahın daha fazla kullanılması ise daha düşük sosyal öz saygı ve daha yüksek depresyon düzeyleriyle sonuçlandı.Özellikle birleştirici mizahın daha fazla kullanılması, iyi oluş hâlini destekleyen ve güçlendiren sosyal destek ağlarının gelişmesini ve sürdürülmesini kolaylaştırabilir. Buna karşılık, kendini yıpratan mizahın daha fazla kullanılması, psikolojik iyi oluşu engelleyen uyumsuz sosyal destek ağlarının gelişmesine yol açabilir.”Diğer araştırmalar da birleştirici mizahın daha güçlü ilişkiler kurduğunu ve ekip performansını artırdığını gösteriyor. Journal of Innovation and Knowledge’da yayımlanan bir araştırmaya göre, birleştirici mizah kullanan liderler çalışanların psikolojik sermayesini ve bilgi paylaşma isteğini artırıyor. Frontiers in Psychology’de yayımlanan bir başka araştırma ise birleştirici mizahın çalışan iyi oluşunu, grup uyumunu ve lider etkinliğini güçlendirdiğini ortaya koyuyor.Hepsini bir araya getirdiğinizde, birleştirici mizah özellikle güvenin ve açıklığın önemli olduğu ekip ortamlarında iş birliğini, psikolojik güvenliği ve performansı artırıyor. Yani evet, neredeyse her ekipte.Yine kilit nokta, yapılan şakanın sonunda olumlu bir yere varması. İster kendinizle, ister ekibinizle birlikte kendinizle hafifçe dalga geçiyor olun, önemli olan mizahın içinde zarafeti bulmak. Şefkatli tarafı, kapsayıcı tarafı, “artık kendimizi iyi hissettiğimiz için kendimize hep birlikte gülebiliyoruz” duygusunu yakalamak.Kendinizi şakanın merkezine koymak alçakgönüllü görünebilir ama öz saygınız açısından bakıldığında kendinizi aşağı çekmeye dönüşebilir. Başkasını şakanın hedefi yapmaksa düpedüz kaba bir harekettir.Zor durumların içindeki mizahı bulmak, özellikle de o zor durumdan nasıl çıkış yolu bulduğunuzu gösterebildiğinizde, öz saygınızı artırmaya yardımcı olur.Sevilebilirliğinizi de.Bu da öz saygınızı daha da güçlendirir.Köşe yazarları tarafından burada paylaşılan görüşler, incturkiye.com’a değil, yazara aittir.Çok daha fazlası için Inc. Türkiye bültenlerine kaydolun.