Bazen bir hikaye hasatla bitmez, başlar. Arpa tarlasında hasat bittikten sonra geride kalan saplar, uzun yıllar boyunca ya yakıldı ya da çürümeye bırakıldı. Adıyaman'daki kadın kooperatifleri için de tablo farklı değildi, ta ki "İkinci Hasat" başlayana kadar.Anadolu Efes ve UNDP Türkiye ortaklığında hayata geçirilen proje, tarımsal atık olarak görülen arpa saplarını kadın emeği, sanat ve tasarımla buluşturarak yeniden üretim döngüsüne katıyor. Adıyaman merkezli Eliyaman Kadın Girişimi Kooperatifi ve Fortuna Kadın Girişimci Kooperatifi ile MILKist Sosyal Tasarım Merkezi'nin bir arada çalıştığı bu model, döngüsel ekonominin soyut söylemini somut bir değer zincirine dönüştürüyor.Yerel bilgi, küresel ekosistemProjenin en çarpıcı boyutu ürünler değil, ölçek. Adıyaman'daki kadınların üretim teknikleri, malzeme bilgisi ve kültürel mirası; açık erişimli kaynaklar ve uzaktan eğitimler aracılığıyla uluslararası araştırma süreçlerine taşınıyor. Eylül ayında New York'taki Fashion Institute of Technology'de açılacak "Topraktan Yüzeye" sergisi ise bu köprünün en görünür halkası olacak.Bu noktada UNDP Türkiye Ekonomik Büyüme ve Rekabetçilik Portföy Yöneticisi Ceyda Alpay'ın sözleri meseleyi net özetliyor: "nemli olan yaklaşımın kendisi: yerelde var olan bir kaynağı yeniden görmek, kadınların emeğini ve bilgisini merkeze almak, tasarım ve pazar bağlantılarıyla katma değeri artırmak."Kadınlar üretici değil, bilgiyi taşıyan paydaşMILKist Sosyal Tasarım Merkezi Kurucu Direktörü Birnur Temel Birtane'nin çerçevesi ise projenin ruhunu açıklıyor: "Bu projede kadınlar yalnızca üretici değil, aynı zamanda bilgiyi taşıyan ve geleceğe aktaran paydaşlar haline geliyor."Bu ayrım küçük görünüyor ama kurumsal dünyada kritik. Çoğu sosyal etki projesi kadını bir "faydalanıcı" olarak konumlandırır. İkinci Hasat'ta ise kadın, değer zincirinin merkezinde hem bilgiyi üreten hem de taşıyan taraf olarak.Derinleşen etki: Söylem mi, sistem mi?Anadolu Efes bu yıl "Derinleşen Etki" odağıyla ikinci entegre faaliyet raporunu yayımladı. Finansal ve finansal olmayan verileri bir arada sunan bu rapor, sosyal etkinin bilançonun bir parçası haline geldiğini gösteriyor.İkinci Hasat bu yaklaşımın sahadaki karşılığı. Önümüzdeki dönemde Adıyaman'da kalıcı bir üretim ve atölye modelinin kurulması, ardından diğer üretim illerine taşınması hedefleniyor. Ölçeklenme planı var, bu bir pilot projenin değil, bir sistemin işareti.Anadolu Efes Grup Kurumsal İletişim ve İlişkiler Direktörü Selda Susal Saatçi'nin sözleriyle: "Yarattığımız etkinin yalnızca büyümesini değil, kalıcı olmasını da önemsiyoruz."Kalıcılık, iyi niyetten değil sistemden geliyor. İkinci Hasat bunu arpa sapıyla kanıtlamaya çalışıyor.Köşe yazarları tarafından burada paylaşılan görüşler, incturkiye.com’a değil, yazara aittir.Çok daha fazlası için Inc. Türkiye bültenlerine kaydolun.