Beynin ne kadar hızlı yaşlandığını anlamanın ipuçları bağırsaklarda saklı olabilir.UCLA tarafından yürütülen ve hakemli bilimsel dergi eBioMedicine’da yayımlanan yeni bir araştırma, beyni takvim yaşından daha yaşlı görünen yetişkinlerde hafıza ve odaklanma sorunlarının daha belirgin olduğunu, depresyon belirtilerinin daha sık görüldüğünü ve bağırsak bakterilerinin yapısının da farklılaştığını ortaya koydu.Beyin herkes için aynı hızda yaşlanmıyor. Bir kişinin beyin yaşı, takvim yaşından daha ileri ya da daha genç olabiliyor. Önceki çalışmalar da beynin beklenenden daha yaşlı görünmesiyle hafıza ve düşünme becerilerindeki zayıflama arasında bağlantı kuruyordu. Ancak bu araştırmaların çoğu, zaten nörolojik bir rahatsızlığı bulunan yetişkinlere odaklanıyordu.UCLA’nın çalışması ise çoğu genel olarak sağlıklı olan, 18 ile 65 yaş arasındaki yaklaşık 1.500 yetişkini inceledi. Sonuçlara göre beyni yaşından daha ileri görünen kişilerde çalışma belleği ve karar verme, planlama, dikkat gibi yürütücü işlevler daha zayıftı. Depresyon belirtileri de bu grupta daha sık görülüyordu.Araştırmacılar ayrıca bu tabloyla bağırsaklardaki bazı bakteri türleri, belirli yağ molekülleri, kolesterolle ilişkili bir bileşik ve estetrol adı verilen hormonun daha düşük seviyeleri arasında da bağlantı buldu.Araştırmanın yazarlarından, Stanford Precision NeuroIntelligence Lab’de doktora sonrası araştırmacı olarak çalışan Kanhao “Alex” Zhao, Inc.’e yaptığı açıklamada, bağırsaklarla beyin arasındaki ilişkinin tek bir bakteriyle açıklanamayacağını söyledi.Zhao, “Bizi en çok şaşırtan şey, beyin yaşlanmasındaki farklılıkların yalnızca tek tek bağırsak bakterileriyle değil, bağırsak mikrobiyomu ve metabolitleri kapsayan daha geniş bir biyolojik örüntüyle bağlantılı olmasıydı” dedi. “Bu da bağırsak ve beyin arasındaki ilişkinin tek bir ‘iyi’ ya da ‘kötü’ bakteriden çok, birbiriyle bağlantılı birden fazla biyolojik yol üzerinden şekillenebileceğini düşündürüyor.”Zhao ayrıca bu bağlantıların genç ve orta yaşlı yetişkinlerde, yani nörodejeneratif hastalıkların genellikle henüz belirti vermediği dönemlerde de görüldüğüne dikkat çekti.“Daha Yaşlı” Bir Beyin Ne Anlama Geliyor?Araştırmacılar çalışmada, kişi dinlenme hâlindeyken beynin farklı bölgelerinin birbiriyle nasıl iletişim kurduğunu gösteren bir görüntüleme yöntemi kullandı. Ardından bu iletişim örüntülerinden yola çıkarak her katılımcının beyin yaşını tahmin eden bir bilgisayar modeli geliştirdiler. Tahmini beyin yaşı ile kişinin gerçek yaşı arasındaki fark ise Beyin Yaşlanma İndeksi (BAI) olarak adlandırıldı.BAI değeri daha yüksek olan katılımcılar, çalışma belleği ve yürütücü işlev testlerinde daha düşük puan aldı. Aynı kişiler daha fazla depresyon belirtisi de bildirdi. Beyin görüntülerindeki farklılıklar özellikle hafıza ve kişinin kendisiyle ilgili düşünme süreçlerinde rol oynayan bölgelerde yoğunlaşıyordu.Katılımcıların üçte birinden azından dışkı örneği alındı. Bu grupta daha yüksek BAI değerleri; bazı bağırsak bakterileri, belirli yağ molekülleri, kolesterolle ilişkili bir bileşik ve daha düşük estetrol seviyeleriyle bağlantılı bulundu. Bu biyolojik işaretlerin ilişkili olduğu süreçler arasında bağışıklık sistemi, damar sağlığı, beyin hücreleri arasındaki iletişim ve hücrelerin enerji üretme mekanizmaları yer alıyor.Bulgular Bize Ne Söylüyor, Ne Söylemiyor?Zhao, araştırmanın sınırları konusunda özellikle temkinli. Inc.’e, “Çalışmamız herhangi bir müdahalenin etkisini test etmek üzere tasarlanmadı. Bu nedenle mikrobiyomu değiştirmenin beyin yaşlanmasını yavaşlatacağını bu verilerden yola çıkarak söyleyemeyiz” dedi.Yine de bugün yapılabilecek bazı şeyler var. Zhao’ya göre en umut verici yaklaşım, hem beyin sağlığını hem de genel sağlığı etkileyen ve değiştirilebilir olan birden fazla faktöre aynı anda odaklanmak. Bunlar arasında düzenli fiziksel aktivite, sağlıklı beslenme, yeterli uyku ve kardiyovasküler ve metabolik risklerin kontrol altında tutulmasıbulunuyor.Araştırmanın bulguları düşünüldüğünde beslenme özellikle dikkat çekiyor. Çünkü Zhao’nun da belirttiği gibi, beslenme bağırsak mikrobiyomunun ve ürettiği metabolitlerin şekillenmesinde önemli rol oynuyor.Zhao, gelecekte kişiye özel beslenme programları, prebiyotikler, probiyotikler ya da doğrudan mikrobiyomu hedefleyen başka yöntemlerin faydalı olabileceğini söylüyor. Ancak bunların biyolojik beyin yaşlanmasını gerçekten yavaşlatıp yavaşlatmadığını söyleyebilmek için önce ileriye dönük, randomize klinik çalışmalarla test edilmeleri gerekiyor.Köşe yazarları tarafından burada paylaşılan görüşler, incturkiye.com’a değil, yazara aittir.Çok daha fazlası için Inc. Türkiye bültenlerine kaydolun.