Çocuklarınızın büyüdüklerinde mutlu, başarılı ve tatmin olmuş bireyler olmasına yardımcı olmak ister misiniz?Araştırmacılar, 80 yılı aşkın bir süre önce bu sorunun yanıtını bulmak için, bugün topluca “Britanya doğum kuşakları araştırmaları” olarak bildiğimiz uzun soluklu bir çalışma dizisi başlattı. Yıllar boyunca 70 bin ebeveyn ve çocuğu izleyerek eğitim, çalışma hayatı, bilişsel beceriler, fiziksel ve ruhsal sağlık ile ebeveynlik üzerine kapsamlı veriler topladılar.Kuşaklar boyunca devam eden bu araştırma, bazı çocukların neden gelişip başarılı olurken bazılarının aynı imkânlara ulaşamadığını ve ebeveynlerin çocuklarının genel başarısında nasıl bir rol oynadığını anlamayı amaçlayan, insan gelişimi alanındaki en uzun soluklu çalışmalardan biri hâline geldi.Bireysel farklılıklar elbette önemli. Ancak bu araştırmalardan yola çıkarak kaleme alınan The Life Project kitabının yazarı ve aynı konuda popüler bir TED konuşması da bulunan Helen Pearson’a göre, çocukların gelişiminde en büyük farkı yaratan yedi ebeveynlik davranışı var:Çocuklarınızla konuşmak ve onları gerçekten dinlemekOnlara sıcak ve ilgili yaklaşmakGeleceklerine dair beklenti ve hayallerinizi paylaşmakKüçük yaşlardan itibaren kitap okumak ve keyif için okumalarını teşvik etmek (vurgu bana ait)Sayıları ve harfleri öğretmekOnları gezilere götürmek ve farklı yerler görmelerini sağlamakDüzenli bir uyku saati belirlemek ve buna bağlı kalmakBunlar ilk bakışta oldukça açık sonuçlar gibi görünebilir. Evet, öyleler. Ancak Adam Grant’in de söylediği gibi, bazen en açık görünen içgörüler en güçlü etkiyi yaratır.Örneğin çocuklarınızla konuşmayı ve onları dinlemeyi ele alalım. Çocuk yetiştirme üzerine yapılan bu klasik araştırmaya göre, yoğun çalışan ebeveynlerin çocuklarıyla günde kaç saat geçirdiği, çocukların fiziksel ve duygusal sağlığını öngörmüyor. Asıl belirleyici olan, ebeveynlerin çocuklarıyla birlikteyken dikkatlerinin gerçekten onlarda olup olmadığı.Kısacası birlikte zaman geçirmek elbette önemlidir, ancak geçirilen zamanın niteliği daha da önemlidir. Jerry Seinfeld ise “boş boş geçirilen zamanın” en değerlisi olduğunu söylüyor. Nitelikli bir sohbetin en güçlü göstergesi ise ne söylediğiniz değil, gerçekten dinleyip dinlemediğinizdir.Çocuklara küçükken kitap okumak ve büyüdüklerinde onları keyif için okumaya teşvik etmek de büyük fark yaratıyor. Social Science Research dergisinde yayımlanan bir araştırmaya göre, çocukluk evlerinde daha fazla kitap bulunan kişiler yetişkinliklerinde üç önemli alanda daha yetkin hâle geliyor: okuryazarlık, matematik ve iletişim kurmak, bilgi toplamak ve analiz etmek için teknolojiden yararlanmak.Britanya doğum kuşakları araştırmalarından elde edilen veriler de 10 yaşına kadar keyif için kitap okuyan çocukların, eğitim hayatlarının geri kalanında yalnızca İngilizcede değil, matematik gibi derslerde de daha başarılı olma ihtimalinin yükseldiğini gösteriyor.Bir başka örnek de uyku saati. 80 yıllık araştırma, her gece farklı saatlerde uyuyan çocuklarda davranış sorunlarının görülme ihtimalinin daha yüksek olduğunu ortaya koyuyor. Ancak bu çocuklar düzenli bir uyku saatine geçtiğinde, çoğunun davranışlarında iyileşme görülüyor.Peki neden? Sleep Medicine dergisinde yayımlanan bir araştırmaya göre, düzensiz uyku saatleri vücudun doğal ritmini bozabiliyor ve uyku yetersizliğine yol açabiliyor. Bu durum da beynin gelişimini ve bazı davranışları düzenleme becerisini olumsuz etkiliyor.Ancak tüm bu bulgularla ilgili önemli bir nokta var: Yoksulluk ya da dezavantaj içinde doğan çocukların gelişip başarılı olma ihtimali genellikle daha düşük. İyi ebeveynlik, bazı çocukların erken dönemde yaşadığı dezavantajları aşmasına ve şartlara rağmen başarılı olmasına yardımcı olabiliyor. Yine de araştırma, iyi ebeveynliğin varlıklı ve yoksul çocuklar arasındaki eğitim farkını yalnızca yaklaşık yüzde 50 oranında azaltabildiğini gösteriyor.Ne yazık ki hayata nereden başladığınız önem taşıyor. Ancak koşullar ne olursa olsun, iyi ebeveynliğin de önemli bir fark yarattığı görülüyor.Mutlu ve başarılı çocuklar yetiştirmenin sekizinci yolu da tam bu noktada devreye giriyor. Brigham Young Üniversitesi tarafından yapılan bir araştırmaya göre, ailenin sosyoekonomik durumu ne olursa olsun, hem iki ebeveynli hem de tek ebeveynli ailelerde en az bir büyükanne ya da büyükbabasıyla yakın ilişki kurduğunu hisseden çocuklar, başkalarına fayda sağlayan davranışları daha sık sergiliyor. Bunlar arasında yardım etmek, paylaşmak, bağış yapmak, gönüllü olmak ve iş birliği yapmak bulunuyor.İlginç bir başka bulgu da şu: Büyükanne ve büyükbabalarından maddi destek alan çocuklar okulda daha dikkatli oluyor, ödevlerini zamanında tamamlıyor ve genel olarak okul konusunda daha mutlu ve istekli hissediyor. Üstelik bu maddi destekten haberdar olmasalar bile.Bunun altında yatan neden tam olarak bilinmiyor. Belki yardım görmek, önemsendiğini hissetmekle bağlantılıdır ve bu duygu daha iyi odaklanmayı sağlar. Belki maddi baskısı azalan ebeveynler, çocuklarına ayırabilecekleri daha fazla duygusal enerjiye sahip olur. Ya da belki hepimiz, birilerinin bizi gerçekten önemsediğini hissetme konusunda oldukça iyiyiz ve bu his bizi başkalarını daha fazla önemsemeye yöneltiyor.Aynı zamanda kendimizi de daha iyi hissetmemizi sağlıyor.Araştırmacılar bu durumu şöyle özetliyor: “Büyükanne ve büyükbabaların torunları üzerindeki olumlu etkisi, ebeveyn ile çocuk arasındaki ilişkinin etkisinden ayrı ve kendine özgüdür.”Bir de işin diğer tarafı var. Araştırmalar, her üç büyükanne ve büyükbabadan ikisinin bu rolü hayatlarının en önemli ve en tatmin edici deneyimlerinden biri olarak gördüğünü gösteriyor. Üstelik büyükanne ya da büyükbaba olmak, onların kendi yetişkin çocuklarıyla da daha yakın bir ilişki kurmasına yardımcı oluyor.Yani sonunda herkes kazanıyor.Orijinal Yayın Tarihi: 22 Haziran Köşe yazarları tarafından burada paylaşılan görüşler, incturkiye.com’a değil, yazara aittir.Çok daha fazlası için Inc. Türkiye bültenlerine kaydolun.