Her hafta aynı şey oluyor. Ekibiniz stratejik bir projede sonunda ivme yakalıyor. Tam işler rayına oturmuşken yöneticiniz “sadece küçük bir fikrim var” diyerek geliyor. Haftanın sonunda ise kendinizi yine yeni bir yöne savrulmuş halde buluyorsunuz. Tanıdık mı?Karşınızda “fikir bombardımanı yapan lider” tipi var. Bu liderlik tarzı, birçok kurumda fark edilmeden uygulamayı ve sonuç almayı sekteye uğratıyor. Üstelik bu kişiler kötü niyetli değil. Aksine, çoğu gerçekten yeniliği teşvik ettiğine ve organizasyonu ileri taşıdığına inanıyor. Sorun şu ki, bunu yaparken ekipteki herkesin sabrını tüketebiliyorlar.Fazla sayıda “harika fikrin” gizli maliyetiİnovasyon elbette önemli. Ancak liderlerin sınırları belli olmayan fikir üretme hali, ekipleri yalnızca yavaşlatmakla kalmaz; zamanla yıpratır. Araştırmalar, sürekli değişen yönlendirmelerin tetiklediği aşırı bağlam değiştirmenin verimliliği yüzde 40’a kadar düşürebildiğini gösteriyor.Daha da kötüsü, liderler öncelikler arasında sürekli gidip geldiğinde psikolojik güvenlik de hızla zayıflar. Çalışanlar fikirlerini söylemeyi bırakır. İnisiyatif almayı bırakır. Sadece bir sonraki yön değişikliğini beklemeye başlar.Stratejinizi sabote eden 6 fikir bombardımanı tipiFarklı organizasyonlarda yürüttüğüm görüşmeler ve gözleme dayalı araştırmalar sonucunda, altı ayrı fikir bombardımanı profili ortaya çıktı. Muhtemelen siz de bunların hepsiyle bir noktada çalışmışsınızdır:Sözde yardımcı: “Sadece yardım etmeye çalışıyorum!” derler. Bu sırada stratejinizle hiçbir uyumu olmayan girişimler önerir ve bunları hayata geçirmenizi beklerler.Klasik vizyoner: Sürekli yeni ve parlak fikrin peşinden giderler. Geçen ay konu yapay zekâydı. Bu ay Web3. Gelecek ay ne olacağı belli değil. Arkalarında yarım kalmış projeler ve tükenmiş ekipler bırakırlar.Baskıyla hareket eden tepkisel lider: Çeyrek dönem hedefleri yaklaşıyor mu? O zaman akla gelen her fikri duvara fırlatıp tutanı görme zamanı. Bu lider, metrikler her düştüğünde stratejiyi değiştirir ve öğrenme ile yineleme için gerekli olan dağınık ama kritik sürece hiç alan bırakmaz.Taklitçi: Rakibiniz yaptıysa, sizin de yapmanız gerekir. Stratejinin yerini taklit alır. İnovasyon, imitasyona dönüşür.Çözüm bağımlısı: Problem çözmeyi severler ama yalnızca yüzeydeki problemleri. Kök nedenleri teşhis etmeden çözüm reçetesi yazar, hızlı çözümleri kaçınılmaz olarak başarısız olduğunda da ortadan kaybolurlar.Sahte işbirlikçi: Fikrinizi sorar ve büyük bir hevesle başını sallarlar. Sonra da en başından beri yapmayı planladıkları şeyi aynen yaparlar.Fikirler organizasyonel zehre dönüştüğündeFikir bombardımanı kontrol edilmediğinde yaşananlar şunlardır: İlk olarak stratejik savrulma başlar. Öncelikler herhangi bir açıklama ya da gerekçe olmadan değiştikçe ekipler temel hedefleri gözden kaçırır.Ardından ekip değişim yorgunluğu yaşamaya başlar. Sürekli yön değiştirmek, kaynakları ve iyi niyeti tüketir. Bir noktadan sonra insanlar bir sonraki büyük fikri önemsememeye başlar, çünkü onun da kalıcı olmayacağını bilirler.Son olarak güven aşınır. Çalışanlar oyunun nasıl işlediğini öğrenir ve yönetimin önerdiği hiçbir şeye enerji yatırmaz. Çünkü büyük ihtimalle bir sonraki çeyrekte bu karar da değişecektir.Orijinal Yayın Tarihi: 15 Haziran Köşe yazarları tarafından burada paylaşılan görüşler, incturkiye.com’a değil, yazara aittir.Çok daha fazlası için Inc. Türkiye bültenlerine kaydolun.