Affetmeyi çoğu zaman bize haksızlık edenlere karşı bir nezaket göstergesi olarak görürüz. Oysa psikologlar, affetmenin aslında kendimize karşı daha nazik olmakla ilgili olduğunu vurguluyor.Size zarar veren insanlara duyduğunuz öfkeyi geride bırakmak, zihninizde yer açmanızı sağlar. Yale Üniversitesi’nden Emma Seppälä’nın da açıkladığı gibi, “Bir pislik olarak gördüğünüz birini düşünmek, fizyolojik açıdan, neredeyse o kişiyle yaşadığınız ilk etkileşim kadar streslidir.”Affetmek aynı zamanda insana güç verir. Affetme üzerine araştırmalar yapan Robert Enright, APA’nın podcast’inde şöyle diyor:“Karşınızdaki kişiye iyi davranmayı seçebilir, onun kim olduğuna dair bakışınızı size yaptığı haksızlığın ötesine taşıyabilirsiniz. Bu, tamamen sizin elinizde olan bir karar. Böylece o kişinin üzerinizdeki etkisi de azalır.”Daha somut faydalar arayanlar için araştırmalar, affetmenin iş yerindeki verimliliği de artırdığını gösteriyor.Ancak bunları bilmek, affetmeyi kolaylaştırmıyor. Yaşadığınız kırgınlığı ve öfkeyi geride bırakmakta zorlanıyorsanız nereden başlamalısınız? Yeni bir araştırma, beklenmedik bir öneri sunuyor: Bir roman okuyun.Kurgu Eserler ve Empati Arasındaki Bağlantıİyi bir roman, vakit geçirmek, zihni çalıştırmak ve odağınızı geliştirmek için harika bir araçtır. Peki, kurgu okumakla affetmek arasında nasıl bir bağlantı var?Bir dizi araştırma, kurgusal karakterlerin hikâyelerini okumanın bizden çok farklı insanların düşünce ve duygularını anlamamıza yardımcı olabileceğini gösteriyor. Bu bulguların bazıları akademik çevrelerde tartışmalı olsa da pek çok okurun kişisel deneyimiyle örtüşüyor: Kurgu eserler, duygusal zekâyı geliştiren bir tür antrenman alanı sunuyor.Bu araştırmalardan hareketle, Ohio Eyalet Üniversitesi’nin hikâye anlatımını inceleyen Project Narrative araştırma ekibi, kurgusal hikâyelerin okurlara başkalarının gözünden bakmayı öğreterek affetme duygusunu güçlendirip güçlendiremeyeceğini araştırdı. Peki, iyi anlatılmış bir hikâye, insanın bir başkasını affetmesine yardımcı olabilir miydi?Kurgusal Karakterleri Affetmek, Gerçek Hayattaki Zor İnsanları Affetmeyi KolaylaştırıyorAraştırma için bir İngiliz edebiyatı profesörüyle bir psikolog bir araya gelerek hüzünlü bir hikâye yazdı. Hikâyede, tamirci defalarca uyarılmasına rağmen kapıyı açık bırakınca 85 yaşındaki bir kadının köpeği kaçıyordu. Hikâyenin bazı versiyonlarında, yazarların yüzyıllardır başvurduğu bir anlatım tekniği kullanıldı: karakterlerin iç dünyasına odaklanmak. Böylece okur, karakterlerin düşüncelerini ve duygularını daha yakından tanıma fırsatı buluyordu.Bu hikâyede okurlar, köpek kaçmadan önce tamircinin evde yaşadığı sorunlar yüzünden nasıl dalıp gittiğini, olayın ardından da ne kadar büyük bir pişmanlık duyduğunu öğreniyordu. Hikâye, Jane Eyre gibi edebî bir başyapıttan oldukça uzak olsa da okurların hem dalgın tamirciyi hem de kendi hayatlarında kendilerine haksızlık eden insanları affetmeye daha açık hale gelmesini sağladı.Tamircinin düşüncelerini öğrenme fırsatı bulan okurlar, karakteri daha kolay affetti. Araştırmacılar daha sonra bu kişilerden kendi hayatlarında hâlâ içlerinde ukde kalan bir haksızlığı düşünmelerini istedi. Bu okurlar, kendilerine haksızlık eden kişiyi affetmeye daha istekli olduklarını da belirtti.Araştırmanın kıdemli yazarı Angus Fletcher, bulguları şöyle özetledi: “Okurlara empati kurmalarını sağlayan bu anlatım tekniği kullanılmadan bir hikâye sunarsanız karakteri affetmeleri pek olası değil. Ancak bu tekniği kullandığınızda yalnızca karakteri affetmekle kalmıyor, gerçek hayattaki diğer insanları affetmeye de daha yatkın hale geliyorlar.”Affetmenin yolu iyi bir hikâyeden geçiyorKarakterleri inandırıcı biçimde işleyen, onların iç dünyasını derinlemesine yansıtan bir roman, başkalarının düşünce ve duygularını anlamamıza yardımcı olur. Karakterlerin karmaşık duygularını ve iç çatışmalarını görmek, bize haksızlık eden insanları affetmemizi kolaylaştırabilir.Fletcher’a göre bunun için illa kitap okumak da gerekmiyor. Kişiyi karakterlerin iç dünyasına daha yakından bakmaya yönelten her türlü anlatı aynı etkiyi yaratabilir. Fletcher, “İnsanlar film izlerken ya da roman okurken duygularını gündelik hayattakinden çok daha iyi anladıklarını sık sık dile getiriyor. Bu da bize bir şey anlatıyor,” diyor.Dolayısıyla size haksızlık eden birine duyduğunuz öfke ve kırgınlık enerjinizi tüketiyor, huzurunuzu kaçırıyorsa bir roman okumayı ya da klasik bir film izlemeyi deneyebilirsiniz. Hikâyelerdeki kötü karakterleri anlamaya çalışmak, kendi hayatınızdaki zor insanları anlamanıza ve belki de zamanla onları affetmenize yardımcı olabilir.Orijinal Yayın Tarihi: 21 EkimKöşe yazarları tarafından burada paylaşılan görüşler, incturkiye.com’a değil, yazara aittir.Çok daha fazlası için Inc. Türkiye bültenlerine kaydolun.