Şirketler yapay zekâya yatırım yapıyor, ardından ilk refleks olarak çalışan azaltmaya gidiyor. Bu tablo kısa vadede birkaç analistin hoşuna gidebilir. Ama güven, sadakat ve uzun vadeli değer inşa etmek istiyorsanız, bundan daha kötü bir yol bulmak zor. Barry-Wehmiller’ın eski CEO’su Bob Chapman, işten çıkarmaların yönetim başarısızlığı olduğunu söylemişti. Ben de aynı fikirdeyim.Şirketlerin yapay zekâ oyununa tamamen uzak kalması akıllıca olmaz. Doğru yaklaşım, yapay zekâyı hem geliri artırmak hem de maliyetleri düşürmek için kullanmak.Bu kulağa çok açık gelebilir ama tartışmanın yönünü tamamen değiştirir. “Kaç kişiyi işten çıkarabiliriz?” diye sormak yerine, asıl soru şu olmalı: “Yapay zekâ, değer verdiğimiz çalışanların müşteriler için daha fazla değer yaratmasına nasıl yardımcı olabilir?”Liderlerin yapay zekâ konusunda yaptığı en büyük hatalardan biri, onu ağırlıklı olarak iş gücünü azaltma aracı gibi görmeleri. Yapay zekâ elbette tekrarlayan işleri azaltabilir. Ancak stratejiniz bununla sınırlı kalırsa, bir miktar maliyet tasarrufu sağlarken çok daha önemli şeyleri kaybedebilirsiniz: çalışan bağlılığı, müşteri bilgisi ve kurumsal deneyim.Yapay zekâ hız, veri işleme, örüntüleri fark etme, bilgiyi özetleme, ilk taslakları hazırlama ve tekrarlayan işleri üstlenme konusunda güçlü. İnsanlar ise hâlâ muhakeme, ilişki kurma, yaratıcılık, problem çözme ve müşteriyi anlama konularında daha iyi.Yapay Zekâ İyi Çalışanları Daha Değerli Hâle GetirebilirBunu yalnızca büyük teknoloji şirketlerinde değil, daha küçük şirketlerde de gördüm. Yatırımcısı olduğum ve yönetim kurulunda yer aldığım 50 kişilik Gemini, programcılarının yeni özellikleri daha hızlı geliştirmesine yardımcı olmak için Claude kullanıyor. Şirket; doktorların, hastaların ve sağlık planlarının etkili ve daha düşük maliyetli ilaçları belirlemesine yardımcı oluyor. Müşteriler sürekli daha fazla işlev talep ediyor ve her yeni özellik değer yaratıyor.Yapay zekâ, programlama ekibinin yalnızca yeni çalışan eklemeden daha fazla üretmesini sağlıyor. Sonuç işten çıkarma değil; daha fazla müşteri değeri, daha fazla gelir fırsatı ve daha üretken çalışanlar.ReklamSormanız gereken soru şu: Bu araç, yetkin bir çalışanı daha değerli hâle getiriyor mu?Yapay Zekâ Küçük Şirketlerin Büyükler Gibi Pazarlama Yapmasına Yardımcı OlabilirCalifornia merkezli özel gıda şirketi Jackie’s Jams, ürünlerini Whole Foods, Sprouts ve lüks oteller aracılığıyla satıyor. Şirket, sosyal medya kampanyaları, tanıtım materyalleri, müşteri e-postaları ve ürün pazarlaması için üretken yapay zekâ kullanıyor.Şirketin sahibi Risa Baron, pazarlama çalışmalarında günde bir saatten fazla zaman kazandıklarını ve müşterilerle iletişim kurma kapasitelerini artırdıklarını söylüyor.Küçük bir tüketici ürünleri şirketi için bu çok büyük bir avantaj. Tutarlı pazarlama; marka bilinirliğini, perakende satış hızını, tekrar satın alımları ve tavsiyeleri artırır. Yapay zekâ, küçük bir markaya eskiden daha büyük bir kreatif departman gerektiren yetkinlikler kazandırır.Yapay Zekâ Daha Hızlı Satış Yapmanıza Yardımcı OlabilirYüzde 30’dan fazla hissesine sahip olduğum California merkezli One Week Bath, banyo ve mutfak yenileme işleri yapıyor ve yaygın bir sorunla karşılaşıyor. Çoğu ev sahibinin tadilat konusunda fazla deneyimi yok. Bu yüzden verilen teklifin adil olup olmadığını değerlendirmekte zorlanıyorlar.Şirket, yapay zekâyı kullanarak müşterilere tadilat projeleri için objektif bir piyasa fiyatı sunuyor. Bu tarafsız dış değerlendirme, müşterilerin piyasayı anlamasına ve One Week Bath’in fiyatlarının çoğu zaman benzer alternatiflerin altında olduğunu görmesine yardımcı oluyor.Bu da güven inşa ediyor ve müşterilerin daha hızlı karar vermesini sağlıyor. Yapay zekânın mutlaka arka ofiste gizli kalması gerekmiyor. Müşterilerle doğrudan temas eden süreçlerde de güveni artırmak, sürtünmeyi azaltmak ve satışı hızlandırmak için kullanılabilir.Yapay Zekâ Yeni Pazarlar AçabilirSlovenya merkezli, 10 kişilik özel uygulama sağlayıcısı ve müşterim olan BizIT, programcılarını desteklemek için yapay zekâ kullanıyor. Bu tek başına üretkenliği artırıyor.Ama asıl ilginç hamle şu: BizIT, daha önce geliştirdiği özel uygulamaları incelemek ve hangilerinin ürünleşerek daha geniş bir pazar potansiyeline sahip olabileceğini belirlemek için yapay zekâdan yararlanıyor.Bu bir gelir sorusu. Halihazırda ne yarattık ve bunlardan hangileri daha fazla müşteri için değerli olabilir? Geçmiş projelerden hangileri tekrarlanabilir ürünlere dönüşebilir? Özel işlerin içinde fark edilmeden duran hangi fikrî mülkiyetlere sahibiz?Pek çok özel şirket aynı fırsata sahip. Yapay zekâ; geçmiş işler, teklifler, ürünler, müşteriler ve hizmet talepleri içinde manuel olarak görülmesi zor olan örüntüleri bulmanıza yardımcı olabilir.Yapay Zekâ Karşılıklı Bağlılığı GüçlendirebilirEn iyi yapay zekâ stratejisi, müşterilere, çalışanlara ve şirket sahiplerine fayda sağlayan daha geniş bir yönetim sistemiyle uyumlu olmalı; tıpkı ekonomik katılım yaklaşımında olduğu gibi. Çalışanların müşterilerin neye değer verdiğini, şirketin nasıl para kazandığını ve kendi işlerinin sonuçları nasıl etkilediğini anlaması gerekir. O zaman yapay zekâ bir tehdit değil, işi geliştiren bir araca dönüşür.Çalışanlara yapay zekâya erişim verin. Onları, yapay zekânın azaltabileceği tekrarlayan işleri bulmaya davet edin. Hız, kalite, iletişim ve hizmeti iyileştirmenin yollarını test etmelerine izin verin. Sonra sonuçları ölçün.Yapay zekânın çalışanlarınızı korkutmak yerine şirketinizi güçlendirmesini istiyorsanız, daha iyi sorularla başlayın.Satış ekiplerimizin satışa daha fazla zaman ayırması için ne gerekir?Daha önce kapasitemiz yetmediği için değerlendiremediğimiz hangi fırsatların peşinden gidebiliriz?Geçmiş işlerimizi nasıl yeni tekliflere dönüştürebiliriz?Yapay zekâ çağında öne çıkan şirketler, en çok çalışanı değiştirenler olmayacak. İyi çalışanların daha hızlı ve daha fazla değer yaratmasına yardımcı olanlar olacak.Köşe yazarları tarafından burada paylaşılan görüşler, incturkiye.com’a değil, yazara aittir.Çok daha fazlası için Inc. Türkiye bültenlerine kaydolun.