Fitness trendleri tıpkı moda akımları gibi gelip geçiyor. Bir dönem bisiklet dersleri herkesin gözdesiydi, hatırlıyor musunuz? Şimdi ise sahne pilates’in. Bu döngüsel trendler yalnızca toplumun gündemini değil, işyerlerindeki iyilik hâli programlarına bakışı da şekillendiriyor. Yeni yayımlanan bir rapor, bu konuyu yeniden gündeme taşıyor. Araştırmaya göre CEO’ların büyük çoğunluğu, çalışanların sağlığına ve genel iyilik hâline yapılan yatırımları destekliyor. Hatta ankete katılan her 10 CEO’dan 8’i, spor salonu desteği gibi ayrıcalıkların çalışan verimliliğini artırdığını belirtiyor. Peki, buradan kendi işiniz için çıkarılacak ders nedir?New York merkezli bir kurumsal iyilik hâli platformu olan Wellhub tarafından yapılan ankette, 1.500 CEO’ya işyeri iyilik hâli konusundaki görüşleri soruldu. CEO’ların yüzde 56’sı, çalışan iyilik hâli programına yatırım yaptıklarında bunu özellikle verimliliği artırmak amacıyla yaptıklarını söyledi.Program uygulamaya alındığında ise yöneticilerin bildirdiği faydalar, adeta bir insan kaynakları yöneticisinin hayalini andırıyordu: CEO’ların yüzde 67’si çalışanların hastalık nedeniyle işe gelmeme günlerinin azaldığını, yüzde 73’ü programın personel bağlılığını güçlendirdiğini, yüzde 80’i ise yeni yetenek cezbetmede önemli bir etken olduğunu ifade etti.SHRM’in bildirdiğine göre, marka itibarını artırmak ve sağlık giderlerini azaltmak da bu programların sağladığı faydalar arasında yer alıyor.CEO’ların en sık yatırım yaptığı alan ise spor salonu üyeliği desteği oldu; yüzde 53’ü bu imkânı sunduğunu belirtti. Bunun mantıklı bir nedeni var: Görece düşük maliyetli olması, iş yerinde herhangi bir altyapı değişikliği gerektirmemesi ve olası sorumlulukların şirket yerine spor salonu üyelik sözleşmelerinin kapsamında kalması. Yine de ankete katılan CEO’ların yüzde 39’u, iş yerinde doğrudan spor yapma imkânı sunduklarını da ifade etti.İşverenlerin üçte biri ayrıca giyilebilir cihazlar ile oyunlaştırılmış fitness ve iyilik hâli uygulamalarını içeren teknoloji çözümleri sunduklarını belirtti.Wellhub’ın verileri, günümüz şirket yöneticilerinin ruh sağlığı konularına yönelik değişen kabullerin de farkında olduğunu gösteriyor. Nitekim ankete katılan şirketlerin yüzde 51’i danışmanlık hizmeti sunduğunu, yüzde 45’i ücretli ruh sağlığı izin günleri ve diğer destek programları sağladığını ifade etti.Bütün bunlar kulağa oldukça olumlu ve neşeli gelebilir. Siz de çalışanlarınıza sunabileceğiniz iyilik hâli programlarını araştırmayı, onların sağlığını, moralini ve nihayetinde kendi kârınızı artırmayı düşünebilirsiniz.Ancak dikkat edilmesi gereken bazı noktalar var. Her şeyden önce Wellhub bu işin doğrudan tarafı: Spor salonu erişimi ve iyilik hâli uygulamaları dâhil olmak üzere esnek programlar sunuyor.Bunun yanı sıra CEO’lar, iyilik hâli gibi “yumuşak” çalışan programlarının faydalarını değerlendirirken zaman zaman fazla iyimser olabiliyor. Çalışanların yapay zekâ teknolojisi becerilerini geliştirmesi gibi doğrudan iş sonuçları üreten bir yatırımın aksine, iyilik hâline yapılan yatırımlar çoğu yöneticiye daha çok “içini ısıtan” bir his veriyor. Bunda yanlış bir şey yok, ancak bu durum iş liderlerinin bakış açısını çarpıtabilir.Son olarak SHRM, Wellhub’ın anketinin CEO’ların genel olarak iyilik hâli programlarını desteklediğini, ancak yüzde 30’unun çalışanların bu imkânlardan yararlanmamasından endişe duyduğunu aktarıyor ayrıca yüzde 27’sinin ise iyilik hâli yatırımlarının geri dönüşünü ölçmenin aslında zor olabileceğini kabul ettiğini aktarıyor.Yine de ardı ardına yayımlanan raporlar, iş hayatına yeni adım atan Z kuşağının bu tür işyeri ayrıcalıklarını bir avantaj olarak gördüğünü gösteriyor. Daha yaşlı meslektaşlarıyla karşılaştırıldığında Z Kuşağı çalışanlar, ruh sağlıklarını koruma ve iş-yaşam dengelerini sürdürme konusunda daha olumlu bir tutuma sahip. Spor salonu üyeliği gibi mesai saatleri dışında kalan ayrıcalıklar da onların öncelikleriyle uyumlu görünüyor.Orijinal Yayın Tarihi: 12 Eylül 2025Köşe yazarları tarafından burada paylaşılan görüşler, incturkiye.com’a değil, yazara aittir.Çok daha fazlası için Inc. Türkiye bültenlerine kaydolun.