Çok kültürlü ekiplerle çalışmak yalnızca bir insan kaynakları meselesi değil; doğrudan bir performans ve hayatta kalma meselesi. Çok kültürlü ekiplerin kuruma getirdiği farklı düşünce biçimleri ve deneyimler yalnızca organizasyon içerisinde çeşitlilik sağlamakla kalmıyor, organizasyonel performansa da önemli katkı sağlıyor. Bu çeşitlilikten doğacak uzun dönemli fayda ise ancak liderlerin kapsayıcılığı merkeze almasıyla gerçekleşiyor. Çünkü çeşitlilik bir sayı, kapsayıcılık ise liderin sergilediği bir davranış biçimidir.Almanya’da aklınıza gelebilecek hemen hemen her milletten çalışanın bulunduğu bir start-upta yedi sene geçirdim. İlk günden itibaren her güne çözülmesi gereken problem yığınıyla başladığımız bir start-up ekosisteminin tam merkezindeydim. Pek çok konuda saniyeler içinde kritik kararlar verildiği bu süreç benim için elbette birbirinden değerli birçok deneyim ve dersle doluydu. Çevik ekiplere ihtiyaç duyulan böyle bir ortamda farklı kültürlerden gelen yetenekler problem çözme ve inovasyon anlamında önemli değer yaratıyor.The Chartered Institute of Personnel and Development’un yayınlamış olduğu rapor, kişisel deneyimimle paralel şekilde kültürel çeşitliliğe sahip takımların yüksek yaratıcılık ve yenilik potansiyeline sahip olduğunu gösteriyor. Raporda ayrıca bu takımlardaki yüksek düzey bilgi paylaşımı sayesinde takım üyelerinin daha fazla öğrenme fırsatı elde ederek kişisel ve profesyonel açıdan gelişim gösterdiğine de değiniliyor. Peki farklı kültürlerden gelen yetenekleri aynı masada buluşturmak yeterli mi? Eğer yalnızca yüksek sesle konuşanı, size en hızlı onay vereni ya da kültürel alışkanlıkları sizinkine en yakın olanları dinliyorsanız, ekibinizdeki kültürel zenginliği kaybediyorsunuz demektir. Çünkü çok kültürlü ekiplerin organizasyona getireceği verimlilik ve performans artışı gibi faydalar yalnızca o masada her sesin duyulduğundan emin olunduğunda ortaya çıkıyor. Tabii böyle ekipleri yönetebilmenin, özellikle kültürel farklılıklardan kaynaklanan kendine özgü zorlukları var. İşte bu noktada yine liderlerin herhangi bir makina ya da yapay zekâ gibi yeni nesil teknolojilerde bulunmayan kadim bir özelliği ön plana çıkıyor: Ekip ve kurum içi iletişim kabiliyeti. Bu da aslında karmaşık bir ortamda lider açısından emek ve denge gerektiren bir meydan okuma. Liderlik ve ekipler elbette parmak izi gibi ama pek çok lider için bu meydan okuma nasıl kolaylaşabilir? İletişim Bariyerlerini Kültürel Köprülere DönüştürünBazı kültürler doğrudan ve net iletişimi tercih ederken, diğerleri mesajı satır aralarına gizliyor. Bu iletişim farkı çok kültürlü ekiplere sahip, hızlı karar alınması gereken start-up gibi ortamlarda karşılaşılan en büyük zorluklardan biri. Ekibinizle belirli iletişim ilkeleri oluşturmak bu problemi en alt düzeye indirebilir. Ne tür durumlarda doğrudan, ne tür durumlarda daha resmi bir dil kullanılacağını netleştirerek beklentileri hizalamak önemli.Karar Alma Süreçlerinde Sessiz Çoğunluğun Sesini DuyunLiderlik tarzları kültürden kültüre farklılık gösteriyor. Bazı kültürler hiyerarşik bir sistem benimsemeye yatkınken bazıları ise resmiyeti düşük bir yapı benimsiyor. Özellikle hiyerarşik yapılara alışkın kültürlerden gelen yeteneklerin yazılı görüşlerini toplamak onların fikirlerini ortaya çıkarmanızı kolaylaştırır. Ayrıca, hatalara öğrenme sürecinin bir parçası olarak bakan bir lider, farklı bakış açılarının korkusuzca paylaşılmasını sağlar.Çeşitlilik ve Kapsayıcılık Politikasını Kağıt Üzerinde BırakmayınÇeşitlilik ve kapsayıcılığa sahip ekiplerin finansal ve operasyonel olarak daha başarılı olduğu görülüyor. Çalışanın bulunduğu yerde olduğu gibi kabul edildiğini hissedebilmesi, bu başarının anahtarlarından biri. Her bir bireyin kültürel gerçeklerine anlayış ve saygı göstermek ise çalışanların bu hissini besleyen bir yaklaşım. Farklı kültür, dolayısıyla altyapıya sahip yeteneklerin projelerde aktif rol almasını ve görünür olmasını sağlayarak kapsayıcılığı somut aksiyona dönüştürebilirsiniz.Bir lider olarak farklı kültürlerden gelen yetenekleri barındıran bir ekiple çalışmak hem büyük bir şans, hem de beraberinde bazı ek sorumluluklar getiren bir durum. Unutmadan: Ekibinizdeki kişilerin kültürleri hakkında daha fazla bilgi edinmek ve öğrendiklerinizi onlarla paylaşarak bir bağ kurmak bu kişiler için paha biçilemez bir deneyim oluyor. Çok kültürlü bir yapıda liderlik, tıpkı bir orkestrayı yönetmeye benziyor. Enstrümanları tek tipleştirmeye çalışmak yerine, her birinin sesini en iyi şekilde çıkarabileceği bir sahne kurmak asıl başarıyı getiriyor. Küresel rekabette farkı, benzerlerin değil, farklıların uyumu yaratıyor.Köşe yazarları tarafından burada paylaşılan görüşler, incturkiye.com’a değil, yazara aittir.Çok daha fazlası için Inc. Türkiye bültenlerine kaydolun.