Çok da uzun olmayan bir süre önce internet, hem oldukça eğlenceli hem de gerçekten işe yarayan bir yerdi.İnternet bir zamanlar tuhaflıklarla doluydu. The Fish Doorbell gibi siteler vardı. Zombo ya da The Useless Web gibi hiçbir işe yaramayan platformlar bile bir şekilde insanı içine çekiyordu. Viral videoları hep birlikte izler, büyük bir haber olduğunda hem profesyonel medya kuruluşlarından hem de olayın tanıklarından çok sayıda içerik görürdük.Bugünse insanlar interneti, o altın yıllarda yan yana getirilmesi bile tuhaf karşılanacak bir kelimeyle tanımlıyor: sıkıcı.Üstelik interneti ilk başta bu kadar eğlenceli kılan tuhaflıkların hepsi ortadan kalkmış değil. Asıl mesele, sonradan hayatımıza girenler. Yapay zekâ üretimi niteliksiz içerikler ve yaratıcılığın giderek kaybolduğu hissi, daha fazla insanı internetten uzaklaştırıp gerçek hayata yöneltiyor.ReverseLookup’ın Avrupa, ABD ve Latin Amerika’dan 8 bin 400 kişiyle gerçekleştirdiği araştırma, insanların boş zamanlarının giderek daha azını internette geçirdiğini gösteriyor. Katılımcıların yüzde 61’i önümüzdeki yıl çevrimdışı ortamlara ve yerel topluluklara daha fazla zaman ayırmak istediğini söylerken, yüzde 44’ü amaçsızca ekran kaydırma alışkanlığını aktif olarak azaltmaya çalıştığını belirtiyor.Bunun nedeni internette yapılacak daha az şey olması değil. Tam tersine, bugün hiç olmadığı kadar fazla içerik var. Yalnızca bir saniye içinde yaklaşık altı yeni internet sitesi yayına giriyor, Reddit kullanıcıları 41 yorum paylaşıyor, Facebook’a 4 binden fazla fotoğraf yükleniyor ve YouTube’a toplam 500 dakikalık video ekleniyor.Ne var ki bunların büyük bölümü niteliksiz içeriklerden oluşuyor.ReverseLookup, araştırma bulgularını şöyle yorumluyor: “Birçok kullanıcı için keşfetme duygusu zayıfladı. İnternet boşalmadı; birbirine benzeyen içeriklerle dolup taştı.”Katılımcılara günümüzdeki çevrimiçi içeriklerin niteliği sorulduğunda, yüzde 57’si yapay biçimde üretilmiş ya da üzerinde çok az emek harcanmış hissi veren gönderiler, görseller, açıklamalar, yorumlar ve makalelerle artık daha sık karşılaştığını söyledi. Yüzde 49’u ise “sentetik içeriklerin” yaygınlaşması nedeniyle çevrim içi ortamların eskisine göre daha az özgün hissettirdiğini belirtti.Kullanıcılar, yapay zekâ üretimi olduğunu düşündükleri içerikleri de görmezden geliyor. Katılımcıların yüzde 42’si, yakın zamanda belirli bir fikri olan gerçek bir kişi yerine yapay zekâ tarafından üretildiğinden şüphelendiği bir içeriği atladığını ya da kapattığını söylüyor.Üstelik bu şüphelerinde haksız olmayabilirler. Cloudflare, bu ayın başında internet sitelerine erişen botların sayısının ilk kez gerçek kullanıcıları geçtiğini açıkladı. Bu eğilim devam ediyor. Son yedi günde internet trafiğinin yüzde 57,7’si botlardan geldi.Bu durum yalnızca internet kullanıcıları için değil, şirketlerin büyümek amacıyla internetten nasıl yararlandığı açısından da önemli bir dönüm noktasına işaret ediyor.Emory Üniversitesi Goizueta İşletme Fakültesi Profesörü Rajiv Garg, “2030’a geldiğimizde bugün bildiğimiz internet artık var olmayacak” diyor. “İnsan ile ekran arasındaki etkileşimden makinelerin birbiriyle iletişim kurduğu bir düzene geçiyoruz. Bu köklü bir değişim. Yerel ve özgün verilerin değeri büyük ölçüde artacak. Kazanan şirketler, yapay zekâyı besleyecek en kaliteli ham verilere sahip olanlar olacak.”Elbette internet ortadan kaybolmayacak. İnsanların hayatının ayrılmaz bir parçası hâline geldi ve çalışma, bilgiye erişim, destek, güvenlik ve iletişim açısından vazgeçilmez olmayı sürdürecek. Ancak niteliksiz ve kendini tekrar eden içeriklerin çoğalması, insanların çevrimiçi dünyayı gidilecek bir yerden çok, ihtiyaç anında kullanılan bir araç olarak görmesine yol açıyor.İnsanlar interneti kullanmaya devam edecek. Ancak 20 yıldan daha kısa bir süre önce internete eşlik eden eğlence duygusu büyük ölçüde kaybolmuş durumda. Onun yerini daha sıradan, tekdüze ve çoğu zaman kutuplaştırıcı bir ortam aldı. Bu da gerçek dünyayı yeniden çok daha ilgi çekici kılıyor.ReverseLookup bu dönüşümü şöyle özetliyor: “Çevrimdışı hayata dönüş, modern yaşamın reddi değil. Öngörülebilir, gösterişe dayalı ve yapay hâle gelen çevrimiçi yaşam biçiminin reddi. Gerçek hayat her zaman daha heyecanlı olduğu için değil, seri üretime dönüştürülmesi daha zor olduğu için değer kazanıyor. Birçok insan için geriye kalan en ilginç yer, onlardan sürekli ekran kaydırmalarını istemeyen yer olabilir.”Orijinal Yayın Tarihi: 29 Haziran Köşe yazarları tarafından burada paylaşılan görüşler, incturkiye.com’a değil, yazara aittir.Çok daha fazlası için Inc. Türkiye bültenlerine kaydolun.