Geleneksel iş hayatı anlayışına göre, çalışanlar ebeveyn olduktan sonra işlerine olan bağlılıkları ve verimlilikleri düşer. Hatta çoğu zaman bu düşüş belirgin bir şekilde görülür; çünkü önceliklerini işten çok ev ve aile sorumluluklarına verirler.Ancak yeni bir araştırma bu varsayımı sorguluyor. Verilere göre katılımcıların yaklaşık yüzde 40’ı, çocuk sahibi olduktan sonra iş performanslarının aslında arttığını söylüyor. Bunun en önemli nedenlerinden biri ise evde sınırlı hale gelen zamanı daha iyi yönetmeyi öğrenmeleri ve bu beceriyi iş hayatına da taşımaları.İlk bakışta şaşırtıcı görünen bu bulgu, iş arama destek platformu Kickresume’un 1.022 uluslararası katılımcıyla gerçekleştirdiği son araştırmadan geliyor. Yaygın inanışın aksine, çalışanların çocuk sahibi olduktan sonra işte daha az verimli hale geldiği görüşü bu verilerle örtüşmüyor. Katılımcı ebeveynlerin yüzde 38’i, ilk ya da sonraki çocuklarından sonra profesyonel verimliliklerinin arttığını belirtiyor. Bu grubun yüzde 16’sı ise performanslarının “belirgin şekilde arttığını” söylüyor.Bunun yanı sıra katılımcıların yüzde 34’ü, ebeveyn olmadan önceki bağlılık ve verimlilik seviyelerini koruduklarını ifade ediyor. Sadece yüzde 28’lik bir kesim iş performanslarında hafif ya da belirgin bir düşüş yaşadığını belirtiyor. Bu da iş dünyasında yaygın olan varsayımla çelişen bir tablo ortaya koyuyor.Kickresume’un “Parenthood & Productivity Survey” raporunda şu ifade yer alıyor:“Ebeveynlik ve iş hayatı söz konusu olduğunda en yaygın varsayımlardan biri verimliliğin düştüğüdür. Ancak veriler bunu tam olarak desteklemiyor. Ebeveynlerin yaklaşık dörtte üçü (yüzde 72) çocuk sahibi olduktan sonra verimliliklerinde bir düşüş yaşamadı.”Çalışan ebeveynler, çocuk sahibi olduktan sonra verimliliklerinin neden sabit kaldığını ya da arttığını nasıl açıklıyor? En yaygın yanıt şu: Evde daha kısa sürede daha fazla sorumluluğu yönetirken öğrendikleri becerileri iş hayatına taşımak.Katılımcıların dörtte biri, evde geliştirdikleri zaman yönetimi becerilerini işe doğrudan uyguladıklarını söylüyor. Yüzde 17’lik bir kesim ise ebeveynliğin kendilerine “kontrollü kaos” içinde organize kalmayı öğrettiğini belirtiyor. Yeni doğan ya da küçük çocuklu evler düşünüldüğünde bu tanım oldukça yerinde.Evde kazanılan ve iş hayatına taşınan diğer beceriler arasında, katılımcıların yüzde 17’sinin belirttiği çoklu görev yapabilme, yüzde 12’sinin vurguladığı stres yönetimi ve yüzde 11’inin işaret ettiği sabır artışı öne çıkıyor.Ayrıca çalışanların yaklaşık yüzde 26’sı çocuk büyütmenin işte daha etkili olmaya odaklanmalarını sağladığını ifade ediyor. Yüzde 76’sı ise ebeveynlikten edindikleri içgörüleri iş yerinde ekip çalışmasını geliştirmek için kullandıklarını söylüyor.Çok da şaşırtıcı olmayan bir şekilde, kadınlar ebeveynlikten edindikleri beceri ve içgörüleri iş hayatında kullanma konusunda erkeklere göre daha önde. Çalışan annelerin yüzde 83’ü bu becerileri “sık sık” ya da “zaman zaman” kullandıklarını belirtirken, bu oran babalarda yüzde 73’e düşüyor.İlginç bir diğer bulgu ise, dünyanın farklı bölgelerindeki sosyal yapıların ve çalışma pratiklerinin, ebeveynlerin öğrendiklerini iş hayatına ne ölçüde taşıdığını etkilemesi. Bu farklılıklar, performansa nasıl yansıdığı konusunda da belirleyici oluyor.Örneğin Asya’daki katılımcıların yüzde 45’i çocuk sahibi olduktan sonra iş verimliliklerinin arttığını söylerken, bu oran Avrupa’da yüzde 42. ABD’de ise tablo daha farklı: Katılımcıların yalnızca yüzde 25’i performanslarının arttığını belirtirken, aynı oranda kişi verimliliklerinin düştüğünü ifade ediyor.Kickresume raporuna göre bu farklar, şirketlerin yeni ebeveynlere ya da büyüyen ailelere ne ölçüde destek sunduğuna bağlı yapısal farklılıklardan kaynaklanıyor olabilir. Yani çalışanlar, ev ve iş hayatı arasındaki değişen dengeyi yönetmeyi öğrenirken, kurumların sunduğu destek düzeyi performans üzerinde doğrudan etkili oluyor.“Avrupa’nın büyük bir kısmıyla kıyaslandığında ABD’de ebeveyn izni daha kısa ya da ücretsiz olabiliyor ve cepten yapılan çocuk bakım masrafları daha yüksek. Bu da işe dönüş sürecini daha zorlayıcı hale getirebiliyor,” deniyor raporda. “Avrupa’da ise daha uzun izin politikaları ve daha güçlü kamusal çocuk bakım sistemleri bu süreci kolaylaştırabiliyor; bu da verimliliğinin arttığını söyleyen ebeveyn oranının daha yüksek olmasıyla örtüşüyor.”Ancak rapor, çalışan ebeveynlerin yeni bir çocukla birlikte hayatlarını ne kadar iyi dengeleyebildiğini yalnızca işveren desteğinin değil, kültürel faktörlerin de belirlediğini vurguluyor.“Asya’da verimlilik artışı bildirenlerin oranı daha da yüksek. Bunun bir nedeni, aile içi çocuk bakım desteğinin daha yaygın olması ve bu sayede iş ile ebeveynlik arasındaki günlük baskının bir ölçüde hafiflemesi olabilir.”Sonuç olarak rapor şu noktaya dikkat çekiyor: Ebeveynlik, işin nasıl organize edildiğini, önceliklendirildiğini ve yönetildiğini değiştiriyor. Ancak çoğu ebeveyn için bu durum, toplam üretkenliği düşürmek anlamına gelmiyor.Orijinal Yayın Tarihi: 16 Nisan Köşe yazarları tarafından burada paylaşılan görüşler, incturkiye.com’a değil, yazara aittir.Çok daha fazlası için Inc. Türkiye bültenlerine kaydolun.