Son yıllarda çalışma hayatında yaşanan en olumlu gelişmelerden biri, toksik iş ortamlarının çalışanların mutluluğuna, verimliliğine ve şirkette kalma isteğine ne kadar büyük zarar verdiğinin daha iyi anlaşılması oldu. Ne var ki yeni veriler çarpıcı bir çelişkiye işaret ediyor: Şirket yöneticileri arasında empatiye verilen önem artarken, iş dünyasındaki toksik kültür de yayılmaya devam ediyor. Üstelik bu kültürün oldukça kârlı sonuçlar doğurduğu görülüyor.Empati paradoksuBu paradoksun bir tarafında, çalışanları huzurlu, mutlu ve olumlu biçimde motive tutma hedefi var. Diğer tarafında ise yöneticileri çoğu zaman tam tersine iten daha baskın ticari öncelikler bulunuyor. Yapay zekâ araçlarına yapılan yatırımın karşılığını göstermek, verimliliği artırmak ve gerektiğinde kâr marjlarını yükseltmek için çalışan sayısını azaltmak da bu öncelikler arasında yer alıyor.Kısa vadeli sonuçlar, uzun vadede ağır bir bedel yaratabilirNe var ki bu tercihler, zaman içinde hem söz konusu şirketlere hem de onları yöneten isimlere zarar verecek daha büyük sorunlar doğurabilir. Toksik işyerlerinde çalışan üst düzey yöneticilerin yüzde 73’ü, toksikliğin yönetim kademelerine yayılmasıyla birlikte kendi yönetici meslektaşlarından yıldırma ve baskı gördüğünü söyledi. Üstelik bu davranış biçimi yalnızca üst düzeyde kalmıyor, alt kademelere de yayılıyor.Araştırmaya göre toksik şirketlerde çalışanların meslektaşlarından yıldırma görme olasılığı, daha sağlıklı kurumlarda çalışanlara kıyasla 3,6 kat daha yüksek. Bunun doğal sonucu ise çalışanların bu yıpratıcı ortamlardan bir an önce uzaklaşmak istemesi. Nitekim katılımcıların yüzde 73’ü, daha empatik bir işveren için daha düşük maaşlı bir işe geçmeyi kabul edeceğini belirtiyor.Shanahan’a göre toksik yönetimin kısa vadede sağladığı kazançlar, zaman içinde ortaya çıkan ve ilk anda fark edilmeyen iş yeri risklerinin yaratacağı zararın yanında önemsiz kalabilir.“Verilerimiz yıldırmanın arttığını, psikolojik güvenliğin zayıfladığını ve çalışanların üçte ikisinin daha empatik bir iş yerinde çalışmak için maaşından feragat etmeye hazır olduğunu gösteriyor” diyen Shanahan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Beni asıl endişelendiren, çalışan bağlılığı, işveren markası itibarı ve nihayetinde finansal performans üzerinde yaklaşan kriz. Bu tablo, kurumlarının ve çalışanlarının uzun vadeli sağlığını önemseyen şirketler için ciddi bir uyarı niteliğinde.”Orijinal Yayın Tarihi: 25 Haziran Köşe yazarları tarafından burada paylaşılan görüşler, incturkiye.com’a değil, yazara aittir.Çok daha fazlası için Inc. Türkiye bültenlerine kaydolun.