32 yıl önce NBC, izleyicileri New York’ta yaşayan altı gençle tanıştırdı. Kısa sürede kendi kuşaklarının en tanınan televizyon yıldızları arasına giren bu altılı, bugün hâlâ popülerliğini koruyor. Üstelik Friends, aradan geçen yıllara rağmen bambaşka bir kuşağı da kendine hayran bırakmayı başardı.Friends, 22 Eylül 1994’te yayın hayatına başladı. Jennifer Aniston, Courteney Cox, Lisa Kudrow, Matt LeBlanc, Matthew Perry ve David Schwimmer; New York’ta ilişkilerini, kariyerlerini ve yetişkinlik hayatını yoluna koymaya çalışan altı arkadaşa hayat veriyordu.Ancak kamera arkasında da başka bir ilişki biçimi gelişiyordu ve bu, bugün girişimcilerle iş liderleri için önemli bir ders barındırıyor. Altı oyuncu, bireysel başarılarının aslında grubun başarısına bağlı olduğunu fark etti ve buna göre hareket etti.Altı Kişilik Gücün EtkisiFriends başladığında dizinin altı başrol oyuncusu da televizyonda kendini kanıtlamış yıldızlar değildi. Deneyimleri birbirinden farklıydı ama geniş televizyon izleyicisi için büyük ölçüde tanınmayan genç oyunculardı.İlk sözleşmelerinde altı oyuncunun her biri bölüm başına $22 bin 500 kazanıyordu. Ancak üçüncü sezon öncesinde bireysel görüşmeler yapmak yerine masaya birlikte oturmaya karar verdiler. Bu karar, pazarlığın bütün dengesini değiştirdi.Dokuzuncu ve onuncu sezonlara gelindiğinde ise her birinin bölüm başına $1 milyon kazandığı bildiriliyordu.Bu, yalnızca televizyon tarihine geçmiş bir ücret hikâyesi değildi; aynı zamanda bilinçli bir iş stratejisiydi. Oyuncular, girişimcilerin bazen ancak pahalı bir hatadan sonra fark ettiği bir şeyi erkenden gördü: Yalnızca kendi değerinizi mümkün olduğunca yükseltmeye çalışmak yerine ekibin yarattığı toplam değeri koruduğunuzda, pazarlık gücünüz de artabilir.Böylece Hollywood’da pek sık rastlanmayan bir denge ortaya çıktı: Altı yıldızın da sistemin bir bütün olarak işlemeye devam etmesinde ortak bir ekonomik çıkarı vardı.Girişimciler İçin Ders Ne?Bir startup düşünün. En çok dikkat çeken bir kurucu, en büyük müşterileri getiren bir satışçı, ürünü geliştiren bir mühendis ya da zamanla şirketin kamuoyundaki yüzüne dönüşen bir pazarlama yöneticisi olabilir.Böyle durumlarda içlerinden birini “yıldız” ilan etmek kolaydır. Oysa şirketler nadiren tek bir kişinin başarısıyla büyür. Başarılı bir şirket, çoğu zaman birbirinin katkısını güçlendiren insanların oluşturduğu bir bütündür. Friends ekibi de bunun çok iyi bir örneğiydi.Buradan çıkarılabilecek ders basit: Değeri birlikte yaratan insanlar, kimi zaman birlikte hareket edip birlikte pazarlık yaptıklarında çok daha güçlü bir konuma gelebilir.Hollywood’dan Bir Karşı ÖrnekTelevizyon tarihi, bireysel pazarlık stratejisinin ekip dinamikleriyle çatıştığında neler olabileceğini gösteren örneklerle de dolu.Suzanne Somers’ı düşünün.ABC’nin Three’s Company dizisi büyük bir başarı yakaladığında Somers, beşinci sezon öncesinde bölüm başına yaklaşık $30 bin olan ücretinin $150 bine çıkarılmasını ve dizinin kârından pay verilmesini istedi. ABC bu talepleri kabul etmedi ve yaşanan anlaşmazlık sonunda Somers’ın diziden ayrılmasına yol açtı.Somers daha sonra girişimci, yazar ve televizyon yüzü olarak son derece başarılı bir kariyer kurdu. Dolayısıyla onun hikâyesini yalnızca “daha fazla para istemenin bedeli” olarak okumak doğru olmaz.Somers bireysel kazancını artırmaya odaklanan bir yol izledi. Friends oyuncuları ise farklı bir strateji seçti: Pazarlık güçlerini tek tek kendi yıldızlıklarından değil, ekibin toplam değerinden aldılar.Elbette bu iki örnek, çalışanların her zaman birlikte ya da her zaman tek başına pazarlık yapması gerektiği anlamına gelmiyor. Koşullar belirleyici. Şirketin ekonomik yapısı, kişinin katkısı, yerine başka birinin bulunup bulunamayacağı ve tarafların elindeki pazarlık gücü sonucu değiştirir.Ama büyük bir müzakereye girmeden önce sorulmaya değer bir soru var:Bireysel başarımın ne kadarı, etrafımdaki ekibin katkısıyla mümkün oluyor?Birlikte Kalmanın Getirisi1994’te Friends setine adım atan altı oyuncunun, bir televizyon fenomeni yaratacaklarını bilmeleri mümkün değildi. Ancak dizi büyüdükçe önemli bir gerçeği fark ettiler: Onlar yalnızca aynı sitcomda rol alan altı oyuncu değildi. Birlikte, son derece değerli bir işin altı vazgeçilmez parçasını oluşturuyorlardı.Ortak pazarlık stratejilerini sürdürerek ellerini güçlendirdiler, aralarındaki sıra dışı ücret eşitliğini korudular ve sonunda ekibin ortak başarısını ciddi bireysel kazançlara dönüştürdüler.Girişimciler açısından çıkarılacak ders ise Hollywood’un çok ötesine uzanıyor: Kendi değerinizi bilin. Ama o değerin oluşmasına katkı sağlayan ekibin gücünü de asla küçümsemeyin.Köşe yazarları tarafından burada paylaşılan görüşler, incturkiye.com’a değil, yazara aittir.Çok daha fazlası için Inc. Türkiye bültenlerine kaydolun.