2026 yılıyla birlikte Amerika, kuruluşunun 250’nci yıl dönümünü kutladığı özel bir döneme girdi. Bu da girişimciliğin hem ülkenin geçmişindeki merkezi rolünü hem de geleceği açısından taşıdığı kritik önemi yeniden hatırlamak için güçlü bir vesile sunuyor.Right to Start bünyesindeki iş ortaklarımızdan GoDaddy Small Business Research Lab’in araştırması, en küçük ölçekli işletmelerin ABD ekonomisi üzerinde yerelden başlayan ve beklenenden çok daha büyük bir etki yarattığını ortaya koyuyor.Örneğin bir ilçede girişimci sayısındaki yüzde 1’lik artış, hane gelirinde yüzde 2’lik bir yükselişle ilişkilendiriliyor. Güncel ulusal verilere göre bu, hane başına üç yılda yaklaşık $1.500 ek gelir anlamına geliyor. Bunun önemli nedenlerinden biri, küçük işletmelerin çoğunlukla yerelde harcama yapması ve yerel pazara satış gerçekleştirmesi. Yaptıkları harcamalar, sundukları ürün ve hizmetler topluluk içinde dolaşıma giriyor ve ekonomik bir çarpan etkisi yaratıyor.Ayrıca istihdam da oluşturuyorlar. Yeni araştırmaya göre her ek mikro işletme girişimcisi, ilçe düzeyinde ortalama sekiz yeni işle bağlantılı. Bu rakam 2020’den bu yana iki kattan fazla artmış durumda.Goldwater Institute’un araştırmasına göre ise bir eyalette girişimcilik faaliyetlerindeki yüzde 1’lik artış, yoksulluk oranında yüzde 2’lik düşüşle ilişkilendiriliyor.Ancak ironik biçimde küçük işletmelerin ve girişimciliğin etkisi çoğu zaman fark edilmiyor. Anketler, Amerikalıların büyük bölümünün yeni ve genç şirketlerin ülkedeki net istihdam artışının neredeyse tamamını yarattığını bilmediğini gösteriyor.Bunun bir nedeni büyük şirketlere gösterilen yoğun ilgi olabilir. Bir başka nedeni ise iş kurmanın yaygın biçimde aşırı zor görülmesi. Pek çok Amerikalı daha en baştan denemekten vazgeçiyor.Right to Start için iki partiden araştırmacıların birlikte yürüttüğü güncel bir anket de bunu doğruluyor. Katılımcıların yüzde 92’si bugün yeni bir iş kurmanın ve büyütmenin zor olduğunu düşünüyor. Yüzde 45’i ise bunu “çok zor” olarak tanımlıyor.Bu da her yıl milyonlarca Amerikalının iş kurma fikrinden caydığı anlamına geliyor. Sonuç olarak girişimciliğin daha erişilebilir olması halinde ortaya çıkacak faydaları hep birlikte kaçırıyoruz.Aynı araştırmaya göre seçmenlerin yüzde 43’ü yeni bir iş kurmayı düşündüğünü söylüyor. Ancak bunların yalnızca yüzde 21’i, gerçekten denemiş.İş kurmayı düşündüğü halde adım atmayanların yüzde 76’sı yeterli sermayeye sahip olmamayı gerekçe gösteriyor. Yüzde 69’u başarısızlık korkusunu, yüzde 53’ü kamuya ödenen ücretleri karşılayamamayı, yüzde 49’u resmî süreç ve formları karmaşık bulduğunu, yüzde 48’i ise sağlık sigortasını kaybetme riskini neden olarak gösteriyor.Tüm bu zorluklara rağmen girişimcilik hız kazanıyor. Ancak bunun nedeni sistemin kolaylaşması değil. İnsanların büyük bölümü zorunluluktan iş kuruyor. Global Entrepreneurship Monitor 2024–2025 raporuna göre ABD’de girişimcilik oranı iki yıl önce görülen yüzde 19’luk tarihsel zirve seviyesine yeniden ulaştı. Raporda girişimcilerin üçte ikisinden fazlasının iş kıtlığını iş kurma gerekçesi olarak gösterdiği ve bu eğilimin 2022’den bu yana yükseldiği belirtiliyor.Amerikalılar daha fazla iş kurmak istiyor ve bu yeni işletmeler hepimize fayda sağlayacak potansiyele sahip. Peki o halde girişimciliği kolaylaştırmak ve daha erişilebilir kılmak neden ülkede daha büyük bir öncelik değil?Bunun basit bir yanıtı var. Girişimciler işlerini kurmak ve büyütmekle o kadar meşgul ki seslerini duyurmaya zaman bulamıyorlar. Kendi ihtiyaçları için savunuculuk yapacak, hele ortak bir ses oluşturacak ek zaman ve kaynağa çoğu sahip değil.Benim kurup yönettiğim ve girişimciliği savunan bir sivil toplum kuruluşu olan Right to Start tam da bu nedenle var. Bu yüzden kısa süre önce “America the Entrepreneurial” adlı ulusal bir kampanya başlattık. Kampanya bu yıl ülke genelinde farkındalık çalışmaları yürütecek ve girişimcilerin kritik rolünü, güçlü bir girişimcilik ekosisteminin herkese nasıl fayda sağladığını anlatacak.Kutlanacak bir başka gerçek de şu: Gaziler, ortalama nüfusa kıyasla yaklaşık iki kat daha yüksek girişimcilik oranına sahip. Global Entrepreneurship Monitor 2024–2025 verilerine göre yarı zamanlı ya da tam zamanlı askerlik yapanların neredeyse yarısı yeni bir iş kurma ya da yürütme sürecinde yer alıyor. Aktif görevdekilerde bu oran yüzde 16, gazilerde yüzde 11. Askerlik geçmişi olmayanlarda ise yerleşik işletme sahipliği oranı yüzde 6,1 düzeyinde.Henüz 250 yaşında olan Amerika, tartışmasız biçimde tüm zamanların en büyük girişimlerinden biri sayılabilir. Girişimci kurucuların, hayal kuranların ve yenilikçilerin mirasına sahip bir ülke için girişimciliğin herkese sağladığı faydayı hatırlamak adına bundan daha doğru bir zaman olabilir mi? Ve bunu ulusal bir öncelik haline getirmek için bundan daha uygun bir an var mı?Orijinal Yayın Tarihi: 8 Şubat 2026Köşe yazarları tarafından burada paylaşılan görüşler, incturkiye.com’a değil, yazara aittir.Çok daha fazlası için Inc. Türkiye bültenlerine kaydolun.