Bu yazı, iş hayatının o parlak vaatlerini ve illüzyonlarını konu alan “İş Hayatının Havuçları” serisinin ikinci yazısı. Serinin ilk yazısında, çalışanı bekletirken motivasyonunu canlı tutmanın kurumsal yolu olan “terfi havucu”ndan söz etmiştik. Bu yazının konusu ise onun daha ekonomik ve pratik kardeşi olan “unvan havucu”.Unvan havucunun şirketler açısından en kullanışlı tarafı, ücrette, yan haklarda, yetki alanında ya da karar gücünde belirgin bir değişiklik yaratmadan çalışanın iş yükünü ve sorumluluklarını artırabilmesidir. Çalışanın e-posta imzasına birkaç etkileyici kelime eklenir. Ancak bu kelimelerin her zaman bütçede, ekip yapısında, kaynak kullanımında ya da karar süreçlerinde bir karşılığı olmaz. Yine de hem çalışanın gönlü alınmış olur hem de organizasyon şeması dışarıdan bakıldığında daha havalı görünür. Kurumsal dünyada buna bazen gelişim, bazen yetkilendirme, bazen de kariyer basamağı denir.Unvan Havucu MühendisliğiUnvan havucunun üretim süreci çoğu zaman çalışanın ücret, terfi, görünürlük ya da takdir beklentisinin belirginleşmesiyle başlar. Önce çalışanın beklentileri makul bir süre sessizce bekletilir. Ardından “şu anda bütçesel olarak zor bir dönemden geçiyoruz” cümlesi gibi ifadeler devreye girer. Bunların ardından da bir gönül alma ve telafi mekanizması olarak yeni unvan fikri masaya gelir.Çoğunlukla İngilizce olarak yazılması tercih edilen temel formül genellikle sırasıyla şu dört parçadan oluşur ve bu parçalardan hangilerinin kullanılacağı ihtiyaca göre belirlenir: (Kıdem ifade eden bir kelime) + (coğrafi ve/veya stratejik bir ifade) + (çoğunlukla tam olarak ne olduğu anlaşılmayan bir iş tanımı veya görev alanı) + (pozisyon veya unvan eki)Dün “Specialist” (Uzman) olan çalışan, ertesi sabah kendisini “Senior Regional Process Excellence and Strategic Coordination Lead” (Kıdemli Bölgesel Süreç Mükemmelliği ve Stratejik Koordinasyon Lideri) olarak bulabilir. İşin ilginç tarafı, yaptığı iş büyük ölçüde aynı kalmış ancak kendisinden beklentiler artmıştır. Çünkü artık o işi daha uzun bir unvanla yapmaktadır. Bazı durumlarda ise o işi yapan bir başkası olmadığı için çalışan kendisine “lead” olur. Yine de, bu tür unvanların çalışan üzerindeki ilk etkisi çoğu zaman güçlüdür. Ne de olsa ortada inkâr edilemez bir değişiklik vardır: e-posta imzası ağırlaşmış, LinkedIn profili parlamış, kartvizit biraz daha kalabalıklaşmıştır. Çalışan kısa bir süre için kariyerinde yeni bir sayfa açıldığını düşünebilir. Ta ki bu yeni sayfanın bordroda, yetki alanında ve karar süreçlerinde pek de karşılık bulmadığını fark edene kadar.LinkedIn’de Parlama ZamanıUnvan havucunun en etkili olduğu ve gerçek anlamda parladığı yer LinkedIn’dir. Çünkü LinkedIn, kurumsal dünyanın en popüler vitrinlerinden biridir. Orada herkes biraz daha stratejik, biraz daha lider, biraz daha dönüşüm odaklıdır.Unvan LinkedIn hesabında güncellenir güncellenmez takipçilerine o tanıdık bildirim düşer:“X kişisini yeni pozisyonu için tebrik edin.”Ardından tebrikler gelmeye başlar. Eski iş arkadaşları, okul arkadaşları, sektörden tanıdıklar, hatta ne iş yaptığınızı tam olarak bilmeyen akrabalar bile bu yeni pozisyonu kutlar. Çalışan da bu tebriklere kayıtsız kalamaz ve ritüele uygun davranarak “Yeni sorumluluklar ve yeni meydan okumalar için heyecanlıyım” türünden cümlelerle teşekkür eder. Çünkü kurumsal nezaket bunu gerektirir. Kimse “Kazancım aynı kaldı ama unvanım uzadı” diye yazmaz. Zira bu kadar dobralık LinkedIn’in nezih atmosferine yakışmaz. Unvan Gerçek Hayatla Karşılaştığında Unvan havucunun etkisi, plazanın döner kapısından çıkıp gerçek hayatla temas edene kadar devam eder. Çünkü gerçek hayat, kurumsal unvanlara karşı oldukça mesafelidir.Ev sahibi kira artışını konuşurken “Senior Specialist” olmanızla ilgilenmez. Market kasasında “Lead” eki ödeme aracı olarak kabul edilmez. Elektrik faturası, kredi kartı ekstresi ya da okul taksiti, e-posta imzasındaki göz alıcı kelime yoğunluğundan etkilenmez.Üstelik unvan havucu hayat pahalılığı karşısında koruyucu bir işlev de görmez. Hatta bazen tam tersine, çalışanın masraflarını ve üzerindeki baskıyı artırır. Çünkü yeni unvan daha fazla görünürlük demek olduğundan bu unvana yakışır şekilde giyinmek ve hatta unvana uygun bir muhitte oturmak gibi yeni masraf kapıları açılır. Daha fazla toplantı, daha fazla raporlama ve daha fazla sorumluluk da cabası.Şakasız ve Kinayesiz Son SözUnvan elbette önemsiz değildir. Çalışanın emeğinin, deneyiminin ve kuruma katkısının görünür hale gelmesi değerlidir. Sorun, unvanın ücretin, hakların, yetkinin, karar gücünün ve gerçek kariyer gelişiminin yerine ikame edilmesidir. Başka bir deyişle, unvan anlamlı bir ilerlemenin göstergesi olduğunda değerlidir. Ancak, ilerlemenin kendisi gibi sunulduğunda ise bir havuca dönüşür.İş hayatında bazı havuçlar gerçekten besleyicidir. Yetki artışı, ücret artışıyla destekleniyorsa; sorumluluk, karar alma gücüyle birlikte geliyorsa; unvan, çalışanın mesleki gelişimini ve piyasadaki karşılığını güçlendiriyorsa buna itiraz etmek için bir neden yoktur. Fakat bütün mesele, unvanın tek başına ödül gibi pazarlanmasında başlar.Kısacası, kartviziti ağırlaşırken çalışanın geliri, yetkisi, karar alanı gibi unsurlar yerinde sayıyorsa, ortada kariyer gelişiminden çok iyi ambalajlanmış bir kurumsal avutma vardır.Köşe yazarları tarafından burada paylaşılan görüşler, incturkiye.com’a değil, yazara aittir.Çok daha fazlası için Inc. Türkiye bültenlerine kaydolun.