Bu yazı, kimseyi yargılamak için değil; yardımcı olmak için yazdığım yazılardan biri.Ben 15 yılı aşkın süredir yapay zekâ ile çalışıyorum. Hatta ilk üretken yapay zekâ platformlarından birinin geliştirilmesinde yer aldım. Bu yüzden şunu açıkça söylemek istiyorum: işinizde yapay zekâya gereğinden fazla bağımlı hâle gelme riskiyle karşı karşıyasınız. Üstelik bu, başınıza ciddi sorunlar açabilecek bir düzeye ulaşabilir. Son birkaç ay içinde bunu hem yüz yüze hem de çevrimiçi toplantılarda defalarca gördüm.Bu durum, teknolojik bir bilgi açığının toplumsal bir eğilimle birleşmesinden doğuyor. Ve tam da orada, sizi tuzağa düşürmeyi, yakalamayı ve kötü görünmenize neden olmayı bekliyor.Buna izin vermeyelim.Ama şunu söyleyeyim: Biraz sert olacağım. Biraz “sert bir uyarı” diyelim.İnsanlar ChatGPT Kullandığınızı AnlıyorBirkaç ay önce “Herkesin ChatGPT Kullandığınızı Anladığı 5 Açık İşaret” başlıklı bir yazı yazmıştım. Buradaki anahtar kelimeler “açık” ve “herkes.”Şimdi aynı sorun gerçek hayata da sızmaya başladı. Bu yüzden yeni bir uyarıyla tekrar karşınızdayım.Ben uzun süredir üretken yapay zekâ ile çalışıyorum. Hatta 2010 yılı civarında bile, birkaç ay içinde bu sistemlerin ürettiği metinlerdeki kaçınılmaz tekrar kalıplarını ve seri üretim anlatıların bıraktığı o yapay dili ayırt edebiliyordum. Örneğin bir dönem Yahoo için üç saat içinde 13 milyon fantasy football maç özeti üretmiştik. Evet, gerçekten.Kasım ayında o yazıyı yazmamın nedeni, ChatGPT’nin ürettiği metinleri yeni fark etmiş olmam değildi. Onları ayırt edebilmek aslında bir yılı aşkın süredir mümkündü. Yazıyı yazdım çünkü artık pek çok kişi bana gelmeye başlamıştı: ChatGPT tarafından üretilmiş metinlerdeki o belirgin dil alışkanlıklarını gösteriyor, bunların ne kadar kolay fark edildiğini ve ne kadar rahatsız edici olduğunu söylüyorlardı.Yazıyı yayımladığımda buna biraz kuşkuyla yaklaşanlar da olmuştu. Hatta itiraz edenler de vardı. Ama bugün o sözünü ettiğim dil kalıpları artık son derece belirgin görünüyor. Hatta buna bir düzine yeni örnek daha ekleyebilirim. Bu, teknolojinin doğasından kaynaklanan bir yan ürün. Ne kadar iyi bir komut yazarsanız yazın ya da yapay zekâ ne kadar “akıllı” hâle gelirse gelsin bundan tamamen kaçınmak mümkün değil.Asıl söylemek istediğim şu: ChatGPT’nin ürettiği düşünceleri kendi düşüncelerinizmiş gibi sunarken yakalanmanızı istemem. İnsanlar artık bunu fark edebiliyor.ChatGPT kullanıp kullanmamanız umurumda değil. Gerçekten değil. Çoğu insanın da umurunda olmayacaktır. Ama onları, düşüncenin size ait olduğuna inandırmaya çalışırsanız işler değişir. Yazdığım o önceki yazı, insanların yazılı iletişimde ChatGPT’yi kullanarak kendi sözlerinin yerine koymalarıyla ilgiliydi. Şimdi bir düşünün:Bunu konuşurken yapmaya çalıştığınızı hayal edin. Evet, bazı insanlar tam olarak bunu yapıyor. Ve işler pek iyi gitmiyor. Bunu aklınızda tutun.Aptalca Soruların Yerini Aptalca İddialar Aldıİşte bu tuzağı kuran şey de tam olarak bu toplumsal eğilim. Günümüzde insanlar, doğruluğu kontrol edilmemiş ya da sağlam bir gerekçeye dayanmayan “gerçekleri” rahatlıkla dile getirmeye başladı. Hepimiz bunun farkındayız; burada yeni bir şey söylemiyorum.Ama iş yerinde insanı asıl zor durumda bırakabilecek olan teknolojik boşluk. Çünkü aptalca sorular sormak istemiyoruz. Onun yerine gidip ChatGPT’ye soruyoruz.Şunu tekrar açıkça söyleyeyim: ChatGPT ya da başka bir yapay zekâ aracını öğrenmek için kullanmanın hiçbir sakıncası yok. Ben de sık sık kullanıyorum. Hatta yaptığım arama motoru araştırmalarının muhtemelen yüzde 50’sinin yerini aldı.Ama ChatGPT’nin sahip olduğu bağlam sınırlı. Bir “hakikat kaynağı” değil, hele ki tek başına güvenilecek bir kaynak hiç değil. Üstelik sizin—yani insan olarak sizin—öğrenmeye ayırabileceğiniz zaman da sınırlı.Bu yüzden belki kulağa bir ChatGPT kalıbı gibi gelecek ama sorun, bir kişinin yanlış bilgiyle bir ortama girmesi değil. Sorun, o kişinin bir soru sormak yerine açıklama yapabilecek kadar bilgi sahibi olduğuna dair duyduğu sahte güven.Evet, ChatGPT benim araştırmalarımın önemli bir kısmının yerini aldı. Ama okuma zamanımın yüzde sıfırını, yazma ve gerçekten anlama sürecimin de yüzde sıfırını değiştirdi.ChatGPT’nin asıl problemi şu: İnsanlar artık aptalca sorular sormayı bırakıyor. Çünkü o soruları çoktan dijital dünyalarında ChatGPT’ye sormuş oluyorlar. Ve cevapları bildiklerini düşünüyorlar. Sonra da gidip bunları dile getiriyorlar.Bazen yanılıyorlar. Ama çoğu zaman da doğru söylüyorlar. İşte bu da onlara devam etme cesareti veriyor. Ta ki herkesin cevaplayabileceği basit bir takip sorusuyla karşılaşana kadar.Ve o soruya cevap veremediklerinde her şey bir anda dağılmaya başlıyor.Eğer gerçekten çalışmazsanız, okumaz, denemez, öğrenmez, not almaz ve yazmazsanız bir noktada mutlaka yakalanırsınız. Ben bunu çok uzun zaman önce öğrendim. Ve şunu da öğrendim:Kendinden emin şekilde yapılan aptalca bir açıklamanın bedeli, aptalca bir soru sormaktan çok daha ağırdır.Eğer bu yazı size bir şey hatırlattıysa, teknoloji, iş dünyası ve geleceğe farklı bir açıdan bakan profesyonellerden oluşan e-posta listeme katılabilirsiniz.Orijinal Yayın Tarihi: 5 Mart Köşe yazarları tarafından burada paylaşılan görüşler, incturkiye.com’a değil, yazara aittir.Çok daha fazlası için Inc. Türkiye bültenlerine kaydolun.