Üst düzey kadın çalışanlarının ihtiyaç duydukları tüm kaynaklara ve desteğe zaten sahip olduğunu düşünen şirket liderlerine kötü bir haberimiz var: Öyle değil.Araştırmalar ve kadın yöneticilerin kendi deneyimleri, onların yalnızca ev yaşamının baskılarıyla ve modern iş dünyasının giderek karmaşıklaşan yapısıyla değil, kariyerlerinde hâlâ etkisini sürdüren önyargılarla da mücadele ettiğini gösteriyor. Bu tablo, şirket liderleri için açık bir uyarı niteliğinde.McKinsey ve LeanIn’in son Women in the Workplace raporuna göre üst düzey kadın yöneticilerin yüzde 60’ı tükenmişlik yaşadığını söylüyor. Bu oran erkeklerde yüzde 50, çalışanların genelinde ise yüzde 40 seviyesinde. Aynı araştırmada üst düzey kadınların dörtte biri, “kişisel sorumlulukları” nedeniyle ek görevler üstlenmenin fazla zor olduğunu ve bu yüzden terfi için aday olmadığını belirtiyor. Erkek katılımcıların yalnızca yüzde 15’i benzer bir baskı hissettiğini söylüyor.Ocak 2026’da yayımlanan Catalyst araştırması ise kadınların yüzde 42’sinin 2025 yılında kendi isteğiyle iş gücünden ayrıldığını ortaya koyuyor. Katılımcılar, bu kararın başlıca nedenleri arasında çocuk bakım sorumluluklarını ve bakım maliyetlerini gösteriyor.İnce bir çizgide ilerlemekÇalışma arkadaşım Shalene Gupta, kariyerinde önemli başarılar elde etmiş 100’den fazla kadının hikâyesini bir araya getirdi. Bu kadınların çocuk bakımıyla ilgilenirken, menopoz gibi sağlık sorunlarıyla başa çıkarken ve iş hayatındaki sorumluluklarını sürdürürken yaşadıkları zorlukları ve geliştirdikleri yöntemleri anlattı.CEO’lar açısından çıkan sonuç oldukça net: En bağlı ve en değerli çalışanlarınızdan bazıları dayanma sınırına gelmiş durumda.Gupta, şunları söylüyor:“Dışarıdan hayatı yolunda görünen kadınlar, kimliklerinin açıklanmaması koşuluyla, işi bırakmanın eşiğinde olduklarını anlattılar.”Nitekim bu başarılı kadın yöneticilerin önemli bir bölümü son yıllarda kurumsal hayattan ayrılarak girişimciliğe yöneliyor. Kimileri küçük işletmeleri satın alıyor, kimileri ise kendi şirketini kuruyor.Amazon'da ürün lideri olarak görev yaptıktan sonra 2025 yılında kitap baskı şirketi DiggyPOD'u satın alan Anica John, bu kararının nedenini şöyle anlatıyor:"Amazon'a katıldığımda bir ebeveyn olarak kendime üç vazgeçilmez kural koymuştum: Çocuklarım uyandığında yanlarında olacaktım, okuldan döndüklerinde onları karşılayacaktım ve her gece onları ben yatıracaktım. Teknoloji sektörü bu sözleri tutmamı imkânsız hâle getirdi."John sözlerini şöyle sürdürüyor:"Kendi işimin sahibi olmak, hayatımı kendi koşullarımla kurabilmemi sağlayan tek yapı oldu."Beyin göçünü durdurmak CEO'ların elindeKadınlar şirket kurduklarında ya da şirket yönettiklerinde, çoğu zaman kadın çalışanların önem verdiğini söylediği çalışma politikalarını hayata geçiriyor. Inc.'in 2026 Best Workplaces listesinde yer alan kadın liderliğindeki şirketlerin önemli bir bölümü tamamen uzaktan çalışıyor ya da uzun aile izinleri ve ruh sağlığı destekleri gibi iş-yaşam dengesini güçlendiren uygulamalar sunuyor.Bu noktada CEO'ların yapabileceği çok şey var.Shalene Gupta'nın şu sorusu oldukça çarpıcı:"Şirketlerin çalışma biçimini yapay zekâya uyum sağlayacak şekilde yeniden tasarlayabiliyorsak, bunu kadınlar için neden yapamıyoruz?"Şirketler, 2025 ve 2026'da birçok kurumun yaptığı gibi hibrit ve uzaktan çalışma modellerini kaldırmak yerine koruyabilir. Ancak bununla da yetinmemeli. Esnek çalışma imkânı sunuluyorsa, bu modeli tercih eden kadın çalışanlar kariyerlerinde dezavantajlı duruma düşmemeli.McKinsey ve LeanIn araştırması da bunu doğruluyor. Son iki yılda uzaktan çalışan kadınların terfi alma olasılığı, ofisten çalışan kadınlara kıyasla daha düşük oldu.Kadın çalışanları desteklemek yalnızca onlar için değil, şirketler için de doğru bir yatırım.Araştırmaya göre çalıştığı kurumun adil ve kapsayıcı olduğuna inanan çalışanlar, işlerinde ellerinden gelenin en iyisini yapma konusunda iki kat daha fazla motivasyon hissediyor. Aynı zamanda şirketlerinden ayrılmayı düşünme olasılıkları da belirgin biçimde azalıyor.Köşe yazarları tarafından burada paylaşılan görüşler, incturkiye.com’a değil, yazara aittir.Çok daha fazlası için Inc. Türkiye bültenlerine kaydolun.