Girişimcilik, dışarıdan bakıldığında özgürlük ve yaratıcılık ile özdeşleştirilir. Fakat “davulun sesi uzaktan hoş gelir” derler; işin içine girildiğinde, girişimcinin gününün aslında belirsizliklerle örülü olduğu gerçeği ile karşılaşılır. Başarılı girişimciler, bu belirsizliklerin baskısından kaçan değil, tam tersine onlarla “dans etmeyi” öğrenenlerdir.“Kaosla dans” esprili bir metafor olmanın ötesinde, iş dünyasında hayatta kalmanın en temel becerisini bize göstermekte.Sabah: Stratejik SessizlikGünün ilk saatleri. Henüz etraf sessiz ve sakin. Bu sessizlik ve sakinlik dingin bir zihin için paha biçilmez bir nimet. Bu saatler girişimci için kaos başlamadan önce fikirlerini ve bir önceki gün öğrendiklerini gözden geçirmek için en kıymetli anlardır. Bu durum, zihinsel berraklığın güne başlarken zirvede olmasının bir sonucudur.Gerçekten de araştırmalar, sabah saatlerinde daha iyi kararlar alındığını, üstelik dinlenmiş bir zihnin de etkisiyle, yine sabah saatlerinde etik karar alma eğiliminin arttığını gösteriyor. Bu nedenle başarılı bir girişimci, günün bu katma değeri yüksek saatlerini rutin e-postalara gömülerek değil, kendisini ve işini geliştirecek planlar üzerine düşünerek değerlendirmelidir. Kısacası sabah saatlerinden o gün yaşanacaklara direnç oluşturacak bir zihinsel ısınma ve hazırlanma fırsatı olarak yararlanmak gerekir.Öğle Öncesi: Kaosla İlk TemasHer güzel şey gibi bu paha biçilmez saatler de geçer ve yerini iş dünyasının mutlak bir gerçekliği olan kaosa bırakır. Üstelik kaos kapıyı çalmaz, adeta kapıyı kırarak içeri girer: Beklenmedik bir müşteri şikâyeti, ekipten gelen acil bir talep veya finansal bir kriz. Tüm bunlar önceden yapılan planları altüst edebilir. İşte tam da bu noktada “kaosla dans” başlar. Kaos kelimesi ürkütücü gelebilir. Ne var ki, girişimci için kaos her zaman düşman değil, çoğunlukla ilerleme ve gelişme yolculuğunda bir yol arkadaşıdır. Önemli olan kaosu bastırmaya çalışmak değil, onunla uyum içinde adım atabilmektir. Kaosun ruhu ve doğası anlaşıldığında, işlerin hiç beklenmedik bir anda nasıl güzelleşebileceği görülebilir. Zira, ufak bir kriz, belki de bambaşka bir fırsatın kapısını açabilir.Öğleden Sonra: Kaosun Ritmini BulmakGünün ilerleyen saatlerinde, öğleden önce “Eyvah yine mi?”, “Bu da nereden çıktı?”, “Hah! Bir sen eksiktin!” nidalarıyla gelen ilk kaos dalgaları artık o kadar da şaşırtmaz. Girişimci için mesele artık bu noktada kaosun doğasını anlayıp ritmini duymak, hatta bazen o ritme ayak uydurup tempo tutmaktır. Ekipten akan acil işler, müşterilerin ve yatırımcıların bir türlü bitmek bilmeyen beklentileri, piyasadan ve sektörden gelen ani sürprizler… Hepsi birleşince ortaya bazen baş döndürücü bir hız, bazen de beklenmedik tuhaf bir ahenk çıkar.Kaosla ritim yakalandığında, en yoğun anlar bile doğaçlama çalan bir orkestraya dönüşür. Dahası bu dansın hem partneri hem de orkestranın şefi olmanın yanı sıra lider, vizyoner ya da kriz yöneticisi gibi bir dizi farklı rol de bu akışa eşlik etmeye başlar. Artık doğaçlama çalan bu orkestranın şefi olmaktan çıkıp, orkestranın kendisi olma vakti gelmiştir. Akşam: Günün Dansını DeğerlendirmekGünün sonunda girişimci yalnız kalır. Bu, hesaplaşma ve öğrenme zamanıdır. Gün boyunca yaşanan ve ritmine uyulması gereken kaos ve krizler, yalnızca yorgunluk değil, aynı zamanda öğrenme fırsatları da sunar. Sabah olduğu gibi küçük notlar almak, o gün yaşananları zihinsel egzersizlerle gözden geçirmek hem o gün yaşananların anlaşılmasını hem de ertesi güne hazırlanmayı kolaylaştırır. Çünkü o günün yaşanıp bitmesi değil, sonraki günlere ne gibi katkılar sağladığı önemlidir. Bu alışkanlık, yeni günde karşılaşılacak yeni kaoslara daha hazırlıklı olmayı sağlar. Kaosla Dans Etmeyi Öğrenmek İçin 3 Tavsiye1. Sabah Saatlerini Koruyun: Isınma AntrenmanıTıpkı spora başlamadan önce yapılan ısınma hareketleri gibi, sabah saatleri de zihninizi günün temposuna hazırlayan zamandır. Stratejik düşünün, küçük ve önemsiz işleri sonraya bırakın ama onları unutmayın.2. Kaosu Fırsata Çevirin: Kaosla Ritmi YakalamakKrizler ve kaos, kaslarınızı zorlayan ağırlıklar gibidir. O anda yorucu görünürler, ama aslında sizi daha güçlü ve yaratıcı kılarlar. Kaosu direnç ve zorluk kaynağı olarak değil, gelişim aracı olarak görün.3. Günün Sonunda Öğrenin: Esneme ve Soğuma AntrenmanıYoğun bir antrenmanın ya da maçın sonunda yapılan esneme ve soğuma hareketleri nasıl kasları toparlarsa, gün sonunda yapılan kısa bir değerlendirme de zihni toparlar. Örneğin, “Bugünkü kaostan ne öğrendim?” sorusu, ertesi güne daha esnek başlamanızı sağlar.Kısacası girişimcinin günü hiçbir zaman dümdüz bir çizgi gibi ilerlemez. İçinde inişler de çıkışlar da beklenmedik sürprizler de vardır. Bu nedenle iş hayatı aslında her gün bir maça hatta büyük bir olimpiyat karşılaşmasına çıkar gibidir: Sabahın huzuru ısınma antrenmanı, gün içinde kapıyı kırarak gelen kaos şampiyonluk maçı, akşam yapılan değerlendirme ise maç sonrası soğuma antrenmanı sayılabilir. Belirsizlik işin doğasının bir parçasıdır, ama aynı zamanda yeni fırsatların da kaynağıdır. Kaos, hazırlığı olmayana korkulacak bir düşman olabilir ancak hazırlıklı olana yaratıcılığı ve liderliği besleyen bir ritim verir. Başarı ise o ritmi duymaya ve uyum sağlamaya kendini hazırlamış olanların ödülüdür. Köşe yazarları tarafından burada paylaşılan görüşler, incturkiye.com’a değil, yazara aittir.Çok daha fazlası için Inc. Türkiye bültenlerine kaydolun.