Algoritmayı kandırmaya yönelik eski oyun artık bitti. Yeni dönemde ödüllendirilen tek şey: gerçekten, net ve tutarlı bir şekilde kendin olmak. LinkedIn’de yapılan bu iki algoritma güncellemesine bakarak, platformda kendinizi nasıl konumlandırdığınızı yeniden gözden geçirmenizde fayda var.İlk güncelleme, profilinizi adeta sizi bir iş arkadaşınız gibi okuyor: başlık kısmınızı, hakkında bölümünüzü ve deneyimlerinizi analiz ediyor. Ardından, içeriklerinizin doğru kitleye ulaşıp ulaşmayacağına buna göre karar veriyor.İkinci güncelleme ise davranış kalıplarınızı izliyor. Son yaptığınız binlerce etkileşiminizi analiz ederek profesyonel olarak kim olduğunuzu ve içeriklerinizin kimlere gösterilmesi gerektiğini anlamaya çalışıyor.Sosyal medyayla, LinkedIn dahil, biraz sevgi-nefret ilişkisi yaşıyorum. Bazen tamamen içindeyim; paylaşıyorum, yorum yapıyorum, etkileşimde bulunuyorum. Sonra bir noktada tükenmiş hissedip sessizliğe çekiliyorum. Algoritma ise bu dalgalı davranıştan hoşlanmıyor.Kariyerinin ikinci perdesine yeni başlayan bir kurucu olarak, görünür olmanın ne kadar önemli olduğunu biliyorum. LinkedIn’deki profesyonel kullanıcı sayısı da bunun ne kadar kritik olduğunu zaten açıkça gösteriyor.Holly Joyner ile konuştuğumda; kendisi, kurucu olmak ile LinkedIn’de görünür olmak arasındaki kritik bağa dikkat çekiyor.“Eğer kitlenizin bulunduğu yerde var olan bir girişimci olmak istiyorsanız” diyor, “LinkedIn’i funnel’ınızın bir parçası haline getirmenin yolunu bulursunuz.”Haklı. Ve veriler de bu gerçeği görmezden gelmeyi her zamankinden daha zor hale getiriyor.Platformun 1,3 milyar üyesi var.LinkedIn, dünya genelinde 200’den fazla ülke ve bölgede 1,3 milyar kullanıcıyı aşmış durumda ve her ay yaklaşık 5 ila 8 milyon yeni kullanıcı kazanıyor. Kurucular açısından daha da önemlisi, bu kullanıcıların 63 milyonu karar verici konumda ve 10 milyonu C-level yöneticilerden oluşuyor. Ayrıca her beş kullanıcıdan dördü, çalıştıkları kurumda iş kararlarını etkilediğini söylüyor. ABD’deki LinkedIn kullanıcılarının yarısından fazlası ise yıllık 100.000 doların üzerinde gelire sahip hanelerde yaşıyor.LinkedIn sadece iş arayanların platformu değil. Müşterilerinizin, yatırımcılarınızın ve potansiyel ekip arkadaşlarınızın zaten içerik tükettiği, araştırma yaptığı ve kime güveneceğine karar verdiği yer burası. Ama pek çok girişimci hâlâ o odada değil.Aslında bu, her gün içerik üretme baskısına direnmiş girişimciler için iyi bir haber. LinkedIn tutarlılığı ödüllendiriyor. Düzenli olarak var olan birinin haftada birkaç odaklı paylaşımı, her gün içerik üreten ama dağınık bir profilden daha iyi performans gösteriyor. Algoritmanın tutarsızlığa tahammülü yok. Ulaşmaya çalıştığınız kitlenin de yok.Peki profilinizde neleri güncellemelisiniz:Profil fotoğrafı ve arka plan görseliBu görseller, güven ve etkileşim açısından kritik sinyaller verir; bir kullanıcının profilinize tıklayıp tıklamayacağını, beğeni ya da yorum yapıp yapmayacağını doğrudan etkiler. Profil fotoğrafınız gerçek bir fotoğraf olmalı, yapay zekâ üretimi değil. Arka plan görseliniz ise kişisel markanızı, şirketinizi, sektörünüzü ya da önemli bir profesyonel başarınızı yansıtmalı.Başlığınızı yeniden yazınYeni algoritmada başlığınız, sistemin sizi anlamaya çalışırken ilk referans aldığı metin. Bu yüzden en önemli iki ya da üç unvanınızı veya anahtar kelimenizi en başa koyun. Değer önerinizi net bir şekilde ifade edin; hangi problemi çözdüğünüzü ve ne değer yarattığınızı kısa ve açık biçimde anlatın.Hedef kitlenizin sizi ararken kullanacağı dili kullanın. Güncel kalın; algoritma profil güncellemelerini yaklaşık 30 dakika içinde yansıtır.“Hakkında” bölümünü bir yönetici özeti gibi kurgulayın“Hakkında” bölümü, hem yapay zekâ sistemlerinin en çok analiz ettiği alanlardan biri hem de içeriklerinizle uzmanlık alanınız arasında bağ kuran temel metin. Bu bölümü, profesyonel hikâyenizi anlatan güçlü ve detaylı bir özet olarak yazın.Etkileyici bir giriş paragrafıyla başlayın. Hikâye anlatımını anahtar kelimelerle destekleyin, başarılarınızı mümkünse sayısallaştırın ve birlikte çalıştığınız önemli şirketleri, kullandığınız teknolojileri ya da yönettiğiniz projeleri mutlaka ekleyin.Paylaşım yapmadan önce etkileşime girinBir içerik paylaşmadan önce, sektörünüzden ya da hedef kitlenizden üç ila beş kişinin gönderisine üzerine düşünülmüş yorumlar yapın. Bu, algoritmaya hangi profesyonel dünyada yer aldığınızı gösterir ve sizi yeniden konumlandırır.Bunu, konuşmadan önce odayı ısıtmak gibi düşünün. Ardından kendi paylaşımınıza gelen tüm yorumlara mutlaka yanıt verin.Müşterileriniz zaten LinkedIn’deMüşterileriniz, potansiyel yatırımcınız ve gelecekteki en iyi ekip arkadaşınız şu anda LinkedIn’de. Bu dört adım, sizi aradıklarında karşılarına çıkmanızı sağlar. Geriye tek bir soru kalıyor: Siz orada mısınız?Orijinal Yayın Tarihi: 11 Nisan Köşe yazarları tarafından burada paylaşılan görüşler, incturkiye.com’a değil, yazara aittir.Çok daha fazlası için Inc. Türkiye bültenlerine kaydolun.