“Büyük resmi gören değil, çizen olun.” mottosunu liseden beri duvarlara asan girişimci, bugün lojistik sektöründe yeni bir resim çiziyor. Kurumsal hayatın konforunu “Bu işi daha iyi yapabilirim.” düşüncesiyle terk eden Korkmaz, TÜBİTAK’tan yatırım teklifi alınca istifasını vermekte tereddüt etmemiş. Zira kendi deyimiyle “Risk almayan, startup dünyasında var olamaz.”E-ticaret lojistiğinde çığır açma hedefiyle 2019’da yola çıkan Navlungo başlangıçta konteyner taşımacılığına odaklanmış. Pazara temas edince, nabzın KOBİ’lerde daha güçlü attığını fark edip bu segmentin ihtiyaçlarına dönük esnek ve hızlı lojistik çözümler geliştirmeye yönelmiş. Aldığı $6 milyon yatırımın da gücüyle şirketin operasyonlarını dokuz ülkeye çıkarmayı başarmış. “Yatırım almak para bulmaktan çok, vizyon satmak.” diyen Korkmaz, ilk yatırımcı görüşmelerinden “Bizi anlamadılar.” düşüncesiyle döndüklerini anlatıyor. Sonra fark etmişler ki asıl sorun kendilerini bütünüyle ifade edememeleri. Bu içgörüyle Navlungo’yu lojistik teknolojileri vurgusuyla anlatmaya başlamışlar.Öte yandan pek çok startup gibi Navlungo da başlangıçta hayalleri kocaman, cepleri delik bir ekipmiş. Ama en güçlü yönlerinden biri çözüm üretmek olduğundan boyunlarını eğmemişler. Bütçeleri olmadığı için stant açamadıkları fuarda, üzerine logo yapıştırdıkları suları bedava dağıtarak markalarını doğru hedef kitle önünde görünür kılmışlar. Farkında olmadan herkesin elinde taşıdığı bu şişeler, ekibin ilk gerilla pazarlama başarısı olmuş.Teknik ekip kurma hikâyeleriyse “Nasıl yapılır?” temalı bir kitaba konu olacak cinsten. CTO pozisyonu için uygun birini bulamayınca, ekipteki en iyi bilgisayar kullanan ortaklarını yazılım eğitimine göndermişler. Mühendis kurucu şanzımanlarla uğraşırken bir anda kendini kod okyanusunda yüzerken bulmuş.Kapılar Değişime Daima AçıkBüyük hacimli yük taşımacılığından bireysel satıcılar ve e-ticaret lojistiğine geçiş kolay olmamış. Pazarda doğru segmenti ve doğru ihtiyaçları belirleme zorluğunun üstesinden de yine çözüm odaklılık ve değişime açıklıkla gelmişler. Her yeni pivotla Navlungo’nun iş modelini biraz daha sağlamlaştırmışlar. “Girişimcilik sürekli problem çözmekten ibaret.” diyen Korkmaz, her gün yeni bir kaos ve bilinmezlikle baş etmenin, işin doğası olduğunu hatırlatıyor.“Peki hangi ufka bakıyorsunuz?” diye sorduğumuzda Korkmaz dünya çapında e-ticaret lojistiğinde vazgeçilmez bir oyuncu olmak istediğini söylüyor. Ufkun karanlık tarafında, arasında kaldığı iki kâbus var: Yanlış stratejik kararlarla pazarın gerisinde kalmak veya kontrolsüz büyümeyle müşteri deneyimini riske atmak. Şirket mantrasının “Hız > Mükemmeliyet” olduğunu düşününce bu kaygılar yersiz gelmiyor.Kurucunun Seyir DefteriKendi işinizi kurmanın ve yönetmenin en stresli yanı ne?Uyurken bile aklında işin olması. Maaşlı çalışırken işten çıkınca iş bitiyor, ama girişimciysen hep seninle. Tatile gitsen bile aklın işte.Ne olursa bir yatırımı reddedersiniz?Girişime müdahale ediyorlarsa. Parayı verip işin içine fazla karışan yatırımcı, önünde sonunda şirketi de batırır. Özgürlüğümüzü elimizden alacak bir yatırımcıyla çalışmayız.En son neyin hayalini kurdunuz?Navlungo’nun unicorn olması dışında hayallerim de var tabii ki. Mesela birkaç ülke gezmek için 10 günlük bir tatil güzel olurdu.Yanınızdan ayırmadığınız bireşya var mı?Kesinlikle kulaklığım. Sürekli bir yerden bir yere gidiyorum, toplantı yapıyorum. Kesintisiz iletişim benim için kritik. Bir de mutlaka yanımda bir kitap taşırım. Her zaman okumasam da yanımda bulundurmak huzur veriyor.Bu yazı, Inc. Türkiye Mart - Nisan 2025 sayısındadır. Abonelere özel çok daha fazla içerik için şimdi size özel tekliflerimizi inceleyin!