Büyük müşterilere ve daha da büyük bütçelere bağımlı bir alan olan mimarlıkta, mimarların üzerinde çalışacakları projeleri seçme şansı nadiren olur. Peki seçebilselerdi? Kesinlikle bunu tercih ederlerdi.Fast Company, dünyanın önde gelen mimarlık ofislerinde çalışan mimar ve tasarımcılardan, müşteri beklentileri, bütçe kısıtları ve gerçekçilikten bağımsız olarak hayal ettikleri projeleri düşünmelerini istedi. Soyut fikirlerden çok spesifik (ve hatta kötü şöhretli) bir tren istasyonuna kadar uzanan bir yelpazede, yedi mimar 2026’da üstlenmek isteyecekleri projeleri paylaştı.Tasarımcılar ve mimarlık liderlerinden oluşan gruba yönelttiğimiz soru şuydu:2026’daki hayal projeniz ne?Yeniden kurgulanan bir kentsel bölgeBenim hayal projem bir silüet nesnesi ya da görsel bir gösteri değil; uzun ömürlü bir sistem. Yapı strüktürünün yeniden kullanıldığı, malzemelerin değiştirilmek yerine güncellendiği ve geri dönüştürüldüğü, performansın zaman içinde iyileştiği bir proje. Sürdürülebilir stratejilerin bodrumlarda ya da çatılarda gizlenmediği, aksine mimari deneyimin parçası hâline geldiği bir yaklaşım.Hayalimdeki proje, bir kentsel bölgenin yeniden kurgulanması. Bu dönüşüm balyozla değil, neşterle yapılmalı; yani yıkıp yeniden yapmak yerine, azalan yapı stokuna ince ayarlamalar, mütevazı müdahaleler ve zanaat ile yapı performansına odaklanarak yeni bir yaşam kazandırılmalı.— Trent Tesch, Kıdemli Ortak, KPFGüncel krizlere çözümlerBenim hayal projem, tek bir bina ölçeğinin ötesine geçerek bölge ölçeğinde tasarlamak ve yeni bir yaşam biçimi tanımlamak olurdu. Yapılı çevrede yarattığımız parçalanmış yapıyı aşma ve insanların yalnızca yaşayıp çalıştığı ve vakit geçirdiği değil; aynı zamanda yenilik yaptığı, öğrendiği ve kendine ve birbirine bakım verdiği bütünleşik mekânlara doğru ilerleme kapasitemiz var.Bu yaklaşımın merkezinde konut, gıdaya erişim ve bakım hizmetleri gibi güncel krizlere yönelik çözümler yer alıyor. Amaç, topluluk inşasını yeniden düşünmek ve insanların güvenli, canlı ve desteklenen bir yaşam sürebilmesi için çevrelerinde neye ihtiyaç duyduklarını tasarımın temel girdisi hâline getirmek.— David Polzin, Tasarım İcra Direktörü, CannonDesignTasarımın yönelmesi gereken bir örnekHayal projem, yılın sonuna doğru temeli atılacak Governors Island’daki New York Climate Exchange olurdu. Bu, şehirde bugüne kadar üstlenilmiş en sürdürülebilir projelerden biri olacak ve önümüzdeki on yılda tasarımın hangi yöne gitmesi gerektiğine dair güçlü bir örnek oluşturacak.— Colin Koop, Ortak, SOM“Yeryüzünde bir cennet” için somut bir vizyonTasarım anlayışı sadelik, sürdürülebilirlik ve mühendislik işlevlerinin net ifadesine dayanan bir hayal proje; bölge ölçeğinden bölgesel, hatta ulusal ölçekte yaşayan bir laboratuvar gibi çalışırdı. İnsan odaklı, iklim duyarlı kentleşmenin nasıl hayata geçirilebileceğini gösterirdi. Mimarlığın daha sağlıklı yapılı çevreler yaratma, karbon salımını azaltma, insan refahını artırma, canlı ekosistemleri destekleme ve dirençli kentler için ölçeklenebilir modeller sunma potansiyelini ortaya koyardı. Yapılı çevrede “yeryüzünde bir cennet”in somut bir temsili olurdu.— Luke Leung, Sürdürülebilir Mühendislik Stüdyosu Lideri, SOMSiloları yıkmakOfisimizin portföyü her zaman mimarlığı izole nesneler yerine sosyal ve kamusal altyapı olarak ele alma fikriyle şekillendi. 2026 için hayal projemiz, aşırı derecede tanımlanmış disipliner ve programatik siloları daha da kırmamıza olanak tanıyacak bir iş olurdu. Bu, yeni bir karma kullanımlı bölge, kreş odaklı bir konut yapısı, orman kulübeleri ya da yeniden kurgulanmış kentsel altyapı olabilir. Ancak her zaman olduğu gibi, uzun vadeli sahiplenme ve toplulukla ve mimarlık, mühendislik ve diğer alanlardaki paydaşlarla derin iş birliği fikriyle yönlendirilirdi. En çok ilgimizi çeken projeler, tasarımın kapasite ve güven inşa ettiği ve başarının yalnızca inşa edilenle değil, zaman içinde mümkün kıldıklarıyla ölçüldüğü işlerdir.— Claire Weisz, Kurucu Ortak, WXY Architecture + Urban DesignÖğrenme ve buluşma için destinasyonlarÖzellikle öğrenme ve bir araya gelme için destinasyonların eksik olduğu topluluklarda, insanları bir araya getiren kültürel ve topluluk odaklı katalizörlere giderek daha fazla ihtiyaç var. Tasarım, anlık tatmin kültürünün hâkim olduğu bu dönemde, mimarlığın fiziksel varlığı üzerinden bir aidiyet ve yere bağlılık duygusunu destekleyebilir.— Nick Leahy, Eş CEO ve İcra Direktörü, Perkins EastmanOrijinal Yayın Tarihi: 26 Ocak 2026Köşe yazarları tarafından burada paylaşılan görüşler, incturkiye.com’a değil, yazara aittir.Çok daha fazlası için Inc. Türkiye bültenlerine kaydolun.