Son dönemde sosyal medyada hızla yayılan bir kavram kendisi. İtalyanca'da büyükanne anlamına gelen "nonna" sözcüğünden geliyor. İlk bakışta bir yaşam tarzı trendi gibi görünse de aslında modern insanın zihinsel yorgunluğuna karşı geliştirdiği sessiz bir itirazı temsil ediyor. Bir tür sessiz isyan.Nonnamaxxing'in temelinde büyükannelerin yaşam alışkanlıklarını yeniden keşfetmek yatıyor. Evde yemek yapmak, komşularla sohbet etmek, aile sofralarına zaman ayırmak, örgü örmek, bahçeyle uğraşmak, uzun yürüyüşler yapmak ya da hiçbir şey yapmadan oturabilmek..Garip olan şu ki, bunların büyük kısmı birkaç kuşak önce sıradan kabul edilen davranışlardı. Bugün ise birçok insan için ulaşılması güç bir lüks haline geldi.Çünkü son yirmi yıldır insanlık zamanı sıkıştırmaya çalışıyor.Daha hızlı internet.Daha hızlı ulaşım.Daha hızlı iletişim.Daha hızlı tüketim.Fakat beynimiz aynı hızda evrimleşmedi.Araştırmalar, sürekli bildirimlere maruz kalan beynin dikkat ağlarında parçalanma yaşadığını gösteriyor. Her yeni mesaj, her yeni içerik ve her yeni ekran geçişi, beynin ödül sisteminde küçük dopamin salınımları oluşturuyor. Kısa vadede uyarıcı olan bu durum, uzun vadede zihinsel tükenmişlik hissini artırabiliyor.Belki de bu yüzden genç kuşaklar şimdi başka bir şey arıyor.Daha fazla veri değil.Daha fazla anlam.Burada ilginç ve farklı sembolik katmanlar da ortaya çıkıyor.Bazen çember, döngü ve tekrar kavramları insan yaşamının temel yapı taşları olarak kabul edilir. Birçok kadim öğretide bilgeliğin doğrusal ilerlemeden değil, ritmik dönüşlerden doğduğu anlatılır. Büyükannelerin temsil ettiği yaşam modeli de tam olarak buna benziyor. Mevsimler gibi tekrar eden, acele etmeyen, kendi temposunda akan bir düzen.Bazen de zamanın yalnızca saatlerle ölçülen bir kavram olmadığı düşünülür. "Dem" kavramı, insanın içinde bulunduğu anın farkına varmasını ifade eder. Geçmişin yükünden ve geleceğin kaygısından uzaklaşarak mevcut ana yerleşebilmek.Nonnamaxxing'in bu kadar ilgi çekmesinin nedeni belki de burada saklı.İnsanlar aslında büyükannelerini taklit etmeye çalışmıyor. Kendilerini yeniden duymaya çalışıyorlar. Modern dünyanın görünmez paradokslarından biri şu olabilir:Teknoloji bize zamandan tasarruf ettirdi.Fakat kazandığımız zamanı neyle dolduracağımızı öğretmedi. Bu nedenle bugün genç bir nesil, geleceği ararken geçmişe bakıyor. İlerlemek her zaman daha hızlı gitmek anlamına gelmiyordur.Bazen ilerlemek, uzun zamandır unuttuğumuz ritmi yeniden hatırlamaktır.Nineleşip durulmak belki de. Az da olsa…Köşe yazarları tarafından burada paylaşılan görüşler, incturkiye.com’a değil, yazara aittir.Çok daha fazlası için Inc. Türkiye bültenlerine kaydolun.