“Bütün gün çalışmak ve hiç eğlenmemek…” çok çalışmayı anlatan eski bir söz. Nvidia CEO’su Jensen Huang içinse bu söz neredeyse bir yaşam biçimi. Onu milyarder yapan çalışma disiplini, bugün Z kuşağının ruh sağlığını korumak adına açıkça reddettiği bir kültürün karşılığı. 1963 doğumlu bir Baby Boomer olan Huang, Joe Rogan Experience’ın son bölümlerinden birinde haftanın her günü, tüm tatiller dahil, çalıştığını anlattı.Huang’a göre onu motive eden şey başarı değil. Oysa Nvidia, geçen ay $5 trilyon piyasa değerini aşarak tarihte bu seviyeye ulaşan ilk şirket oldu. Buna rağmen Huang, kendisini asıl harekete geçiren duygunun korku olduğunu söylüyor. 33 yıldır “İşten çıkmaya 30 gün kaldı” düşüncesiyle yaşadığını belirtiyor. Bu duygunun değişmediğini de ekliyor: “Kırılganlık, belirsizlik, güvensizlik… Bunlar hiç gitmiyor.”Huang’ın korkusu, tüm bu başarının bir anda yok olabileceği ihtimali. Bu durumun “yorucu” olduğunu ve onu “sürekli bir kaygı hâlinde” tuttuğunu kabul ediyor. Bu yüzden haftanın her günü çalışıyor. Nvidia’da çalışan iki çocuğu da aynı tempoda. Huang, tatili “çocuklarımla zaman geçirebildiğim an” olarak tanımladığı için, birlikte çalışmayı kendince bir avantaj görüyor.Huang, çalışma disiplinini anlatırken kendine has bir cümle kuruyor: "Çalışmak ve zorluklara göğüs germek sanki doğuştan içimde var.” Her zaman tetikte kalmaya alışkın olduğunu söylüyor ancak bunun kolay bir yolunun olmadığını da ekliyor: “Tetikte kalmanın yolu dikkat etmekten geçiyor. Bunun başka bir yöntemini bulamadım.” Bu nedenle her sabah 4’te kalkıp “günde birkaç bin e-posta” okuyor.Huang’ın “inbox zero” anlayışı fazlasıyla uç bir noktada. Nvidia’nın tüm işlerini aynı anda takip edebilmek için neredeyse insanüstü bir çaba sarf ettiği görülüyor. Bu tempo, Çin’de doğan ve sabah 9’dan akşam 9’a, haftada 6 gün çalışmayı ifade eden “996” kültürünün bile ötesine geçiyor. Bu kültürün Silikon Vadisi’ndeki bazı girişimlere de yayıldığı biliniyor.Huang’ın uzun çalışma saatlerine dair düşüncesi, Ohio merkezli Step Up Social’ın kurucusu genç girişimci Emil Barr tarafından da paylaşılıyor. Barr, bu yaz yaptığı açıklamada Z kuşağının daha kısa çalışma haftası ve daha iyi iş-yaşam dengesi talebinin onları “rahat bir vasatlığa” sürükleyebilecek bir “tuzak” olduğunu öne sürmüştü.Ancak eldeki veriler, Huang ve Barr gibi uzun çalışma saatlerini savunan CEO’ların düşündüğünün aksini gösteriyor. Araştırmalara göre 40 saatlik bir çalışma haftası, çalışanların daha az yorulduğu için iş performansını artırabiliyor. Daha fazla çalışmanın ise verimi düşürdüğü; 40 saatin üzerindeki sürenin çoğunda gerçek bir üretkenlik olmadığı belirtiliyor. 2017’de yapılan bir bilimsel çalışma, maksimum verim için 40 saatin bile fazla olabileceğini göstermişti. Öte yandan, dört günlük çalışma haftası uzun süredir tartışılıyor ve bazı yapay zekâ savunucuları, güçlü AI teknolojilerinin verimliliği artırarak bu düzeni geniş ölçekte mümkün kılabileceğini savunuyor.Eğer şirket kültürünüz klasik 9-5’in çok ötesine geçen bir çalışma temposunu benimsiyorsa, düşünmeniz gereken çok şey var. Üstelik iş gücüne yeni katılan Z kuşağı, bu düzene pek sıcak bakmıyor ve çok daha esnek, daha kısa çalışma saatlerini tercih ediyor.Orijinal Yayın Tarihi: 8 Aralık 2025Köşe yazarları tarafından burada paylaşılan görüşler, incturkiye.com’a değil, yazara aittir.Çok daha fazlası için Inc. Türkiye bültenlerine kaydolun.