Büyük fikirler her zaman görkemli toplantı odalarında, dev ekranların ışığında filizlenmez. Craftgate kurucularından CEO Hakan Erdoğan ve COO Murathan Özcan’la sohbetim bunun kanıtı oldu. Çünkü “Nasıl başladı bu hikâye?” diye sorduğumda öğrendim ki Craftgate’i kurma fikri bir tantunici masasında ortaya atılmış. Dört arkadaş oturmuş bir şeyler yerken bir yandan hayallerinin ötesine geçecek bu fikri konuşmaya başlamışlar. İçlerinden biri “Tüm ödeme yöntemlerini tek bir çatı altında toplasak nasıl olur?” deyince diğerlerinin gözleri parlamış. Büyük hesaplar yapılmış ama kimsenin elinde bir sunum dosyası yokmuş. Craftgate 2021’de dört idealist mühendis tarafından kurulduğunda, hedefi yalnızca bir ödeme orkestrasyonu platformu olmaktan çok daha fazlasıymış. Başlangıçta da dediğim gibi, bazen en iyi fikirler en samimi sohbetlerden doğar.Çevrimiçi bir satışın gerçekleştiği nihai an, çoğu zaman bir ödeme işlemine bağlı. Craftgate tam da bu son adımda sahneye çıkıyor ve görünmez bir orkestra şefi gibi karmaşık ödeme süreçlerini harmoniye dönüştürüyor. Zira her şey ödemeyle bitiyor. Eğer bir ödeme gerçekleşmezse pazarlama yatırımları, depolardaki ürünler, harcanan zaman, özetle tüm çabalar bir anda anlamsızlaşıyor.Craftgate kurulduğu günden itibaren ödeme sistemlerinin karmaşık yapısını sadeleştirmeyi ve üye işyerlerine maliyet, zaman, verimlilik açısından maksimum fayda sağlamayı amaçlamış. Bu uğurda dört yıl içinde işlem hacmini ₺527 milyondan ₺106 milyara çıkaran şirket, Türkiye’nin en hızlı büyüyen fintek girişimlerinden biri.Craftgate’in teknolojik altyapısıysa altıncı nesil bir sistem olarak tasarlanmış. Platformun katma değerli servisleri arasında kapalı devre kart saklama, autopilot ve ödeme tekrar deneme mekanizmaları var. Bu araçlar işletmelerin finansal süreçlerini kolaylaştırıyor ve olası risklerin önüne geçmeye yardımcı oluyor. Öyle ki şirketin autopilot ve ödeme tekrar deneme mekanizmaları sayesinde $400 milyondan fazla ödeme kurtarılmış.Tavşan Kovalamaktan Vezir FedasınaBazı başarı hikâyeleri doğru zamanda doğru kararı alma cesaretiyle yazılır. Craftgate’in de bu türden bir öyküsü var. Hakan Erdoğan şirketin kuruluş prensibini “Çok tavşan kovalayan, hiçbirini yakalayamaz.” diyerek özetliyor. Girişimin ilk günlerinde gelir getiren yazılım projelerini bir kenara bırakmaksa bu prensibin bir parçası olmuş. Erdoğan bu cesur hamleyi satranç tahtasında veziri öne sürmeye benzetiyor. Zira yazılım hizmeti şirkete ciddi gelir sağlıyormuş ama ekibin hayali hep ürün odaklı bir şirket kurmak olmuş. Bu sebeple Craftgate’e odaklanmış. Bu karar şirketin vizyonunu netleştirmiş ve sahadaki pozisyonunu sağlamlaştırmış. Yerelden Globale: İspanya AçılımıMarka globalleşme planını tıpkı bir arkeoloji kazısı gibi aşamalandırıyor: Türkiye’deki hâkimiyeti perçinlemek, sınır ötesi ticareti desteklemek ve nihayetinde dünya sahnesine çıkmak. Üçüncü aşamaya geçişin ilk aktörüyse İspanya.Craftgate teknoloji ihracatını sadece bir ürün satışı olarak görmüyor; yerel dinamiklere uyum sağlamayı ve o toprakların bir parçası olmayı da hedefliyor. Tam da bu sebeple İspanya’yı Avrupa ve Latin Amerika arasında bir köprü olarak konumlandırıyor. Bu pazardaki yerel ödeme yöntemlerini sistemlerine entegre etmeyi ve böylece Latin Amerika’ya erişim sağlamayı planlıyor. Girişim bu stratejiyle dünya sahnesinde yükselmeyi hedefliyor. Kolektif Ruhun İzleriCraftgate’in başarısının ardında yalnızca teknoloji değil, insan odaklı bir strateji var. Ekip şirketin yalnızca beyni değil, aynı zamanda kalbi ve ruhu. Kurucular ekibin şirkete kattığı değeri öylesine önemsiyor ki Hakan Erdoğan bunu açıkça dile getiriyor: “Şirketi şirket yapan ekiptir. Ekibi çıkarırsanız geriye sadece bir etiket kalır.” Bu yaklaşım görünen o ki Craftgate’in yatırım planlarına da yön vermiş. Şirket aldığı fonları yalnızca büyümeye değil, ekibini genişletmeye ayırarak 2024’te 17 yeni çalışma arkadaşını işe almış. Böylece ekip 46 kişilik bir aileye dönüşmüş. Görünen o ki Craftgate işin büyüyeceği noktalarda stratejik hamleler yapmaya kararlı.Craftgate’in ofisleri de gidişata hazır. Çalışma alanı da sanki her an daha fazla insana kucak açabilecek şekilde büyümeye programlanmış. Belki de Craftgate’in mühendisleri ofisi de optimize eden bir algoritma yazmıştır, kim bilir? Bir toplantı odası kalabalıklaştığında hop bir yenisi açılıyor; kahve köşesinde sıra mı oldu, bir anda yeni bir makine beliriyor. Craftgate’in hikâyesi kolektif dayanışmanın ve kararlı stratejilerin nasıl büyük başarılar getirebileceğinin somut bir kanıtı. Hakan Erdoğan ve Murathan Özcan liderliğindeki ekip, yalnızca Türkiye’de değil, global arenada da iz bırakmaya hazır.Bu yazı, Inc. Türkiye Ocak - Şubat 2025 sayısındadır. Abonelere özel çok daha fazla içerik için şimdi size özel tekliflerimizi inceleyin!