Bazen iyi bir lider gibi görünme çabası, doğru olanı yapmaktan daha çok zarar verebilir. ABD Personel Yönetimi Ofisi Direktörü Scott Kupor da bunu zor yoldan öğrendi; aslında evde olduğu hâlde ofisteymiş gibi görünmek için beyaz bir duvarın önünde video çekti.Bu olay, yalnızca kötü görünen bir iletişim kazası değil. Liderlerin, sahicilikten çok kurallara uymayı önceleyen bir kültür yarattığında neler olabileceğini gösteren önemli bir örnek.Liderlerin kendileri aynı şeyi yapmıyorken ekiplerinden ofisten çalışmalarını istemesi elbette ikiyüzlü bir tutum. Ama burada daha derin bir ders var.Liderler üzerlerindeki baskı nedeniyle bir rol oynamaya başladığında ve bu baskının kaynağında korku olduğunda, bunun etkisi bütün ekibe yayılabilir.Dünyanın En Büyük GösterisiLiderlik pozisyonunda olup da kendini bir şeyleri sürekli kanıtlamak zorunda hissetmeyen biriyle henüz karşılaşmadım. Lider olduğunuz anda, sanki sürekli spot ışıklarının altındaymışsınız gibi görünür bir konuma yerleştirilirsiniz. Yaptığınız hemen her şey çevrenizdekiler tarafından izlenir, yorumlanır ve analiz edilir.Bu da sizden daha yüksek sesle konuşmanız, daha fazla yer kaplamanız, olmadığınız biri gibi davranmanız ve herkesin önünde sürekli bir performans sergilemeniz bekleniyormuş hissi yaratabilir.Sorun şu ki böyle bir performansı sonsuza kadar sürdüremezsiniz. Maske bir noktada mutlaka düşer. En iyi sahne insanları bile günün sonunda makyajını siler, parlak ayakkabılarını çıkarır. Bu yüzden en başından itibaren kendiniz olmak çok daha anlamlıdır.Peki ya performans bekleyen taraf sizseniz? Ya yönettiğiniz insanlar, Kupor örneğinde olduğu gibi, maskelerinin düşmesinden korktukları için sürekli tetikte ve stres altındaysa?Katı Kurallar Kimseye KazandırmazKupor basına, kurumla ilgili gelişmeleri kamuoyuyla paylaştığı “Federal Friday” video serisi için evinde telaşla beyaz bir duvar aradığını anlattı. Boş bir duvar bulmanın düşündüğünden çok daha zor olduğunu söyledi ama yine de bunu yapmak zorunda hissetmişti. Çünkü insanların, “Ofiste değildin” diyerek kendisine yüklenmesinden çekiniyordu. İşin ironik yanı, o gün Kupor’un izin günüydü.Kupor’un evin içinde boş bir duvar ararken yaşadığı paniği anlamak zor değil. Çoğumuz buna benzer bir baskıyı bir şekilde hissettik. Kusursuz görünme zorunluluğu ve aksi hâlde açığa çıkma korkusu, insanın üzerinde gereksiz ama ağır bir yük yaratıyor. Liderlikte katı ve esneme payı bırakmayan kurallar da çoğu zaman tam olarak bunu yapıyor.En iyi ihtimalle bu kurallar, ekiplerin kabul edip imza attığı ama içten içe kaygı üreten yüzeysel anlaşmalara dönüşüyor. Hatta bazı ekip üyeleri, tutulması neredeyse imkânsız bu beklentileri başkalarına karşı bir baskı aracına bile çevirebiliyor.Baskı Yukarıdan Aşağıya YayılırKupor’un sürekli iyi görünme çabası, aslında yukarıdan gelen baskının bir sonucuydu. O da bu baskıyı kendi ekibine taşıdı. Üstelik ofiste çalışmanın faydalarını savunduğu “Neden İşe Gelmek Önemlidir?” başlıklı bir blog yazısıyla. Bu, kamu kurumları da dâhil olmak üzere hemen her iş yerinde görülen klasik bir zincirleme etki.İyi liderler ise bu döngüyü fark etmeyi ve kırmayı öğrenir. Elbette bazı durumlarda net kurallara ihtiyaç vardır. Ama bu kuralların mutlaka esneklik payı da olmalıdır.İzin gününüzde yemek masasından bir video çekebilmelisiniz. Yeni kurallar belirlerken de ekibinizin görüşünü ve onayını almalısınız. Esnemeyen kurallar ve gerçekçi olmayan beklentiler bir organizasyona yön vermeye başladığında, çalışma ortamı giderek daha baskılı hâle gelir.Frank Baum’un Oz Büyücüsü’nde yazdığı gibi, güçlü ve kudretli Oz’un aslında perdenin arkasındaki sıradan bir adam olduğu ortaya çıktığında şöyle der: “Ben aslında çok iyi bir adamım. Sadece çok kötü bir büyücüyüm.”Belki de gerçekten iyi bir lider olmak, çok kötü bir büyücü olmayı gerektiriyordur.Köşe yazarları tarafından burada paylaşılan görüşler, incturkiye.com’a değil, yazara aittir.Çok daha fazlası için Inc. Türkiye bültenlerine kaydolun.