Adidas, genç sporcuların maruz kaldığı baskılara dikkat çeken “You Got This” kampanyasıyla sporu yalnızca kazanma–kaybetme denkleminden çıkararak, destek kültürü ve duygusal dayanıklılık odağında yeniden konumlandırıyor. Kampanya, özellikle genç sporcuların saha içinde ve dışında karşılaştığı psikolojik baskıları görünür kılmayı ve sporun insani yönünü güçlendirmeyi amaçlıyor.Adidas Türkiye Kıdemli Pazarlama Direktörü Onur Demircan, millî voleybol takımının kaptanı ve Birleşmiş Milletler İyi Niyet Elçisi Eda Erdem ile Kızlar Sahada Kurucu Ortağı Kiraz Öcal, bu yaklaşımın genç sporcular ve kız çocukları üzerindeki etkisini çok boyutlu biçimde değerlendirdi.Performans Baskısına Karşı Bir Cümle: “You Got This”Spor kültürünün uzun yıllar boyunca “güçlü ol, duygunu gösterme” anlayışıyla şekillendiğini hatırlatan Onur Demircan, bugün gelinen noktada bu yaklaşımın genç sporcular için sürdürülebilir olmadığını vurguluyor. Yapılan araştırmalar, genç sporcuların çok büyük bir bölümünün saha kenarında olumsuz yorumlara maruz kaldığını, sürekli talimat aldığını ve maç biter bitmez eleştirildiğini ortaya koyuyor. Bu baskı ortamı ise birçok genci spordan tamamen uzaklaştırabiliyor.Demircan’a göre “You Got This”, adidas’ın gençlere verdiği basit ama güçlü bir mesaj: Yanındayız. Sporun yalnızca kazanmakla değil; düşmek, yeniden denemek, baskıyla baş etmek ve kendine inanmakla ilgili olduğunu hatırlatan kampanya, gençlerin en çok ihtiyaç duyduğu şeyi merkeze alıyor: Birilerinin onlara inandığını hissetmek.Eda Erdem: “Destek, Bir Sporcuyu Ayakta Tutan En Güçlü Motivasyon”Sahada izlenen performansın arkasında çoğu zaman görünmeyen yoğun bir duygusal süreç olduğunu söyleyen Eda Erdem, özellikle genç yaşlarda desteğin belirleyici rolüne dikkat çekiyor. Kaygı, baskı ve belirsizlik duygularının spor yolculuğunun doğal bir parçası olduğunu vurgulayan Erdem’e göre, sporcunun devamlılığını sağlayan en önemli unsur; yargılamadan anlayan ve yanında olduğunu hissettiren bir çevre.Erdem, teknik beceriler kadar sporcunun kendini güvende hissettiği, hata yapma alanı bulabildiği bir ortamın da gelişim için kritik olduğunun altını çiziyor. Bu yaklaşım, adidas’ın kampanya söylemiyle birebir örtüşüyor: Performans kadar insanın kendisi de önemli.Kızlar Sahada: Destek Kültürünün Sahaya YansımasıAdidas’ın destek kültürünü saha dışına taşıyan en güçlü iş birliklerinden biri, Kızlar Sahada platformu. Kiraz Öcal, kız çocuklarının çok erken yaşlardan itibaren “yapamazsın” söylemiyle sınırlandırıldığını ve bunun özellikle futbola katılımda görünmez ama güçlü bariyerler yarattığını ifade ediyor.Bu noktada futbol, yalnızca bir spor değil; kız çocuklarının özgüvenini güçlendiren stratejik bir araç olarak konumlanıyor. Adidas ile üçüncü yılına giren iş birliği, sporda eşitlik ve kapsayıcılık odağında uzun vadeli bir sosyal etki modeli sunuyor. Verilen mesaj net: “Biz burada senin yanındayız.”İlk Topum, İlk Takımım: Sahaya Çıkmakla Kalmayan Bir ModelKızlar Sahada ve adidas işbirliğiyle hayata geçirilen İlk Topum ve İlk Takımım projeleri, kız çocuklarının futbolla ilk temasını kurmasının ötesine geçerek sahada kalmalarını ve düzenli spor yapma alışkanlığı kazanmalarını hedefliyor.2020 yılında başlatılan İlk Topum projesiyle Türkiye genelinde 74 ilde, 50 okulda binlerce kız çocuğu futbolla tanıştı. 2024’te hayata geçirilen İlk Takımım projesi ise Kasım 2024 – Temmuz 2025 döneminde 9 şehirde, 10 okulda 275 kız çocuğunu okul takımları aracılığıyla düzenli futbolla buluşturdu. Projeye katılan kızların yüzde 90’ı hayatında ilk kez bir futbol takımının parçası olurken, toplamda 10 bin saatin üzerinde antrenman gerçekleştirildi. Bu dönüşüm, yalnızca çocuklarla sınırlı kalmadı; aileler ve akranlar için de sporda eşitliğe dair güçlü bir farkındalık yarattı.adidas Türkiye: Sporu Kültürel Bir Değer Olarak KonumlandırmakOnur Demircan’a göre 2025, adidas için performansın ötesine geçilen, sporun kültürel bir değer olarak yeniden ele alındığı bir yıl oldu. Koşudan futbola, voleyboldan outdoor’a uzanan geniş ekosistemde topluluklarla kurulan bağlar derinleşti; marka–topluluk ilişkisi yeni bir zemine taşındı.2025 boyunca hayata geçirilen işbirlikleri, bu yaklaşımın somut yansımaları oldu. İstanbul’da gerçekleştirilen David Beckham’lı Predator lansmanı, Fenerbahçe ile bugüne kadarki en kapsamlı tedarikçi anlaşması, “Bize Emanet” kampanya filmi, hiper-lokal projeler, Originals konserleri ve outdoor deneyim alanları, adidas’ın sporu yalnızca bir ürün kategorisi değil; ortak bir deneyim alanı olarak gördüğünün göstergesi niteliğinde.2026’ya Bakarken: Spor, Teknoloji ve Kültürün Kesişiminde Yeni Bir Dönem2026 yılına girerken adidas Türkiye’nin odağında, ilham veren ve deneyim odaklı projeler yer alıyor. Türkiye çıkışlı ve globalde satışa sunulacak ilk lokal koleksiyon, Kızlar Sahada işbirliğinin devamı ve yaklaşan Dünya Kupası’nın yaratacağı kültürel etki, bu dönemin öne çıkan başlıkları arasında.Demircan’a göre önümüzdeki dönem, sporun birleştirici gücünün teknoloji, fan deneyimi ve toplumsal etkiyle birlikte yeniden tanımlandığı bir eşik olacak. adidas ise bu dönüşümde, performansın ötesine geçen bir spor anlayışını büyütmeye devam etmeyi hedefliyor.Köşe yazarları tarafından burada paylaşılan görüşler, incturkiye.com’a değil, yazara aittir.Çok daha fazlası için Inc. Türkiye bültenlerine kaydolun.