Gerçekleştirilemeyen Potansiyel Hissi Nereden Geliyor?Son zamanlarda “gerçekleştirilemeyen potansiyel” kavramını daha sık duymaya başladık. Özellikle kendi başına bir şeyler inşa etmeye çalışan insanlarda bu hissin bu kadar yaygın olmasının nedeni ne olabilir? Bazen içten içe bilirsin: Daha fazlasını yapabileceğini, çok daha ileride olabileceğini… Ama bir türlü olmuyor. İşte o tanıdık his: Gerçekleştirilememiş potansiyel.Peki gerçekten herkes daha iyi bir yerde olmayı mı hak ediyor? Belki bu bir kibirdir belki de ulaşılması güç hedeflerin yarattığı bir yanılsama… Evet, bu his bazen bir kibirden kaynaklanabilir. Ancak hayallerinin peşinden koşan, hiçbir işi küçümsemeden elinden gelenin en iyisini yapan ve mücadeleden kaçınmayan girişimcilerde bu tür bir kibire pek rastlanmaz. Bu yüzden bu yazıda daha çok ikinci ihtimale odaklanacağız.Yüksek Hedefler, Derin YorgunluklarGirişimcilerin hedefleri yüksektir. Onları güçlü kılan en önemli özelliklerinden biri, sınırsız bir hayal gücüne sahip olmalarıdır. Hatta en umutsuz ve en yorgun hissettikleri anlarda bile, hayallerinin bir gün gerçekleşeceğine dair olan inanç onlara güç verir. Hedefini yüksek tutmak, seni potansiyelinin ötesine geçmeye iter... Hedefe ulaşamasan bile beklenilenin çok üzerinde bir performans sergileyebilir ve buna uygun sonuçlar elde edebilirsin. Bu yaklaşım, zihni olumlu yönde –ama bilinçli bir manipülasyonla– yöneten etkili bir taktiktir. Ancak gerçeklikten koptuğunda, erişilemeyen, yüksek (ve bazen imkansız) hedeflerin ulaşılamaz hale geldiğinde her başarısızlık kendini ‘yetersiz’ hissettirmeye başlar. “Potansiyelim (hayallerim) var ama gerçekleştiremiyorum” demeye başlarsın. Gerçekliğin Kaybolduğu Noktada Tehlike BaşlarPotansiyelin olmasaydı, kendini gerçekleştirme arzun seni böylesine belirsizliklerle dolu bir yolculuğa çıkarmazdı. Cesaretin, içindeki potansiyelin sessiz bir kanıtı. O potansiyel olmasaydı, girişimci olamazdın.Ancak bu yolculukta sadece işlerini değil, duygularını ve beklentilerini de yönetebilmek için kendine mesai alanı açman gerekir. Aksi halde, farkında olmadan biriken bu duygular, seni geri dönemeyeceğin bir mental çöküşe sürükleyebilir. Tam o noktada bir girişimcinin en değerlisi olan “girişimin” senden beslenemez hâle gelir. Başarıyı Yeniden Tanımlamak GerekebilirMaalesef güzel şeyler zaman ister. Ve bu zaman; sabrını, gücünü, tahammül sınırlarını sınar. Her gün emek verdiğin iş, hâlâ hayal ettiğin noktaya gelmemişse, “Daha iyi bir yerde olmalıydım” hissi sarar içini. Bu duyguya çoğu zaman, emeğinin karşılığını alamamış olmanın hayal kırıklığı da eşlik eder. Ve bir anda, potansiyelini gerçekleştiremediğin düşüncesi bütün zihnini kaplar. Tam bu noktada bir adım geri atıp bugüne kadar yaptıklarına dışarıdan bakman gerekir. Biliyorum bu kulağa oldukça klişe geliyor. Ancak klişeler sık tekrar edildikleri için değil; işe yaradıkları için var olurlar. Belki de önceden hiç yapmadığın bir şeyi yaparak, kendini takdir etmen gerekir – bu da ikinci klişemiz olsun.Çünkü günümüzde başarı, ne yazık ki çoğunlukla para kazanmak, yatırım almak ya da şirketi satmakla ölçülüyor. Henüz yatırım alamadıysan, nakit akışın istediğin seviyede değilse ya da daha ürünün bile hazır değilse, kendini başarısız hissedebilirsin. Ancak tüm bunları başarmaktan daha zor bir şey varsa, o da: Her gün yeniden emek vermek ve yaptığın işe olan inancını korumak... Tam da bu noktada, verdiğin emeğin ve gösterdiğin çabanın farkına varman, aslında potansiyelini gerçekleştirmekte olduğunu sana gösterecektir.Unutma, bir girişimci olarak zaten potansiyelini her gün kullanmak zorunda olduğun bir alandasın — ve bunu yapıyorsun da. Ancak başarı tanımını yalnızca ulaşılması zor hedeflere sabitlersen, kendini potansiyelini gerçekleştirememiş gibi hissetmen kaçınılmaz olur. Belki de mesele, hedeflerini değil, başarıyı nasıl tanımladığını gözden geçirmektir. Başarı, bazen bir yatırım değil; bir gün daha inanmaktır.Kendine Haksızlık Etmeden Önce…Potansiyelini gerçekleştiriyorsun. Olman gereken yerdesin -ve ileride daha iyi yerlerde olabilirsin. Burada unutmaman gereken en önemli şey şu: Büyük başarılar kısa sürede ortaya çıkmaz. Durmadan emek verip her gün çalışıyorken bu sürecin uzadığını düşündüğün an bil ki, elde edeceğin başarı da bir o kadar büyük olacaktır.Kendine haksızlık etmeden önce, bu yolda ne kadar ilerlediğini hatırlamanda fayda var. Çünkü bazen yolun ne kadar kaldığını değil, ne kadarını geçtiğini bilmek güç verir.Köşe yazarları tarafından burada paylaşılan görüşler, incturkiye.com’a değil, yazara aittir.Çok daha fazlası için Inc. Türkiye bültenlerine kaydolun.