OpenAI CEO’su Sam Altman, yıllardır yapay zekâ devriminin en gür sesi oldu. AGI’ye giden yolu bildiğini savunan Altman, bu kez farklı bir tonda konuştu. CNBC’ye verdiği röportajda, yapay zekâya yüklenen beklentilerin ‘fazla şişirildiğini’ kabul etti.Altman’a göre, Silikon Vadisi’ndeki teknoloji devleri bu dönüm noktasına ulaşmak için yarışırken “AGI” kavramı giderek anlamını yitirdi. “Bence artık çok yararlı bir terim değil” diyen Altman, asıl meselenin insanüstü zekâya ulaşılıp ulaşılmadığı değil; yapay zekâ modellerinin kapasitesindeki katlanarak artan gelişim olduğunu söyledi. Bu ivmenin süreceğini ve hayatın giderek daha fazla alanında yapay zekâya bağımlı olunacağını belirtti.Altman’ın sözleri, yapay zekâ etrafında aylardır pompalanan büyük beklentilerin gerçekte aynı ölçüde karşılık bulmayabileceğini gösteriyor. Yani teknoloji şirketlerinin yıllardır dile getirdiği devrim niteliğindeki atılımlar, sanıldığı kadar hızlı ya da çarpıcı olmayabilir. Dahası, yalnızca Altman değil; Silikon Vadisi’nin en büyük oyuncularının yayımladığı son araştırmalar da bu tabloyu destekliyor.Haziran ayında Apple’ın yayımladığı bir çalışmada, büyük akıl yürütme modellerinden (LRM) dil modellerine (LLM) kadar birçok gelişmiş yapay zekânın karmaşık görevler karşısında “tam bir çöküş” yaşadığı ortaya kondu. Aynı ay Nvidia araştırmacıları ise küçük dil modelleri (SLM) ile eğitilen yapay zekâ ajanlarının, LLM tabanlı olanlarla neredeyse aynı seviyede görevleri yerine getirdiğini açıkladı. Dahası, SLM tabanlı ajanlar çok daha az enerji ve işlem gücü tüketiyor; bu da onları çok daha ekonomik kılıyor.Son tanıtımda OpenAI, merakla beklenen yeni modeli GPT-5’i duyurdu. Ancak model, beklentilerin çok altında kalarak büyük bir hayal kırıklığı yarattı. Altman’ın daha önce “neredeyse her alanda doktora seviyesinde zekâya sahip” olacağını iddia ettiği GPT-5, kullanıcıların gözünde bu vaadi karşılayamadı. Tanıtımın hemen ardından Altman ve OpenAI, sosyal medyada yoğun eleştirilerin hedefi oldu.GPT-5 tartışmalarının gölgesinde bir diğer kritik mesele ise büyük yapay zekâ modellerinin yüksek işletme maliyetleri. Altman, CNBC’ye verdiği demeçte OpenAI’nin bu yıl yıllık düzenli gelirinin 20 milyar doları aşmasının beklendiğini söyledi. Ancak şirket hâlâ kâr edemiyor. Devasa modelleri çalıştırmak için gereken enerji, donanım ve altyapı maliyetleri o kadar yüksek ki, gelir artışına rağmen kârlılık hâlâ yakalanamıyor.Uzmanlara göre bu tablo, yapay zekâ yatırımlarının bir “dot-com balonu”na dönüşebileceği yönündeki kaygıları artırıyor. Yüksek beklentilerle şişirilen piyasanın, sürdürülemez maliyetler nedeniyle sönme ihtimali giderek daha sık dile getiriliyor.Ekonomik tablo belirsiz görünse de, AI Now Institute eş direktörü Amba Kak’a göre ABD hükümetinin sağladığı teşvikler sayesinde büyük yapay zekâ şirketlerinin ciddi bir finansal darbe alması pek olası değil. Kak, özellikle Trump yönetiminin açıkladığı “Yapay Zekâ Eylem Planı”na atıfta bulunarak, hükümetin bu pazarı her koşulda desteklemeyi adeta taahhüt ettiğini belirtiyor. Bu plan, en ileri düzey yapay zekâ modellerini geliştirme yarışını ABD ile Çin arasında varoluşsal bir mücadele olarak tanımlıyor.Beyaz Saray’ın yayımladığı belgelerde de benzer bir yaklaşım öne çıkıyor. Belgelerde, “Yapay zekâ yarışını kazanmak, Amerikan halkı için yeni bir refah çağı, ekonomik rekabet gücü ve ulusal güvenlik sağlayacak” ifadeleriyle bu teknoloji stratejik bir öncelik olarak sunuluyor.ABD’de bugün 30’dan fazla eyalet, yapay zekâ veri merkezleri inşa eden şirketlere çeşitli teşvikler sağlıyor. Beyaz Saray ise bu merkezlerin kurulumu için gerekli izin süreçlerini hızlandırmaya yönelik başkanlık kararnameleri yayımladı.ABD’nin bu yaklaşımı, birçok uzman tarafından Soğuk Savaş dönemindeki “uzay yarışı”na benzetiliyor. O dönemde Ay’a ilk ayak basan ülke nasıl süper güç konumunu pekiştirdiyse, bugün de yapay zekâda üstünlük sağlamak küresel liderlik iddiasının en kritik parçası hâline geliyor.Yapay zekâ patlamasında bazı “zayıf noktalar” şimdiden görünür olmaya başlasa da, Amba Kak’a göre büyük teknoloji şirketleriyle federal hükümet arasındaki sıkı ittifak, bu devleri “batamayacak kadar büyük” hâline getirdi.Kısacası, yapay zekâ devriminin geleceği yalnızca teknolojiyle değil, devletlerin verdiği destekle de yazılıyor. Ve bu oyunda büyük oyuncuların sahneden çekilmesi neredeyse imkânsız görünüyor.(*) Bu yazının çevirisinde Türk okura hitap etmek için bir takım değişiklikler yapılmıştır.Köşe yazarları tarafından burada paylaşılan görüşler, incturkiye.com’a değil, yazara aittir.Çok daha fazlası için Inc. Türkiye bültenlerine kaydolun.