Yaklaşık 1,5 yıl önce başladım seramik yapmaya... Başta amacım, sadece kendim için, keyifle yapabileceğim, kendimle baş başa kalabileceğim bir alan yaratmaktı zamanla bu alanı öyle çok sevdim ki şimdi her hafta atölyeye koşarak gidiyorum, seramik benim için sadece bir hobi değil, kendimi yeniden duymamı sağlayan bir yol arkadaşı oldu.Atölyede geçirdiğim zaman, seramiği öğrenirken aynı zamanda kendime de daha yakından bakmaya başladığım bir süreç haline dönüştü… Seramikle Birlikte Öğrendiklerim Zorladıkça değil, uyumladıkça akıyor her şey. Zihnimdeki forma ulaşabilmek için, çamurun doğasını da gözetmem gerekiyor, ona bir etki uyguladığımda, kendi doğasına uygun bir karşılık veriyor.Sadece bilgi ve deneyim yetmiyor…Sezgilerinize de güvenmeniz gerekiyor. Eğer çamurun ritmini duyumsar, şekillenmek için neye ihtiyacı olduğunu sezebilirsem, aramızda bir ahenk oluşursa işler yolunda gidiyor. Aksi takdirde direniyor, baştan başlamak gerekiyor..Bir işlemden diğerine geçmek için sabretmek, çamurun kendi kıvamına gelmesini beklemek gerekiyor. her şeyi zihnimdeki zamana göre yapamıyorum, bazen çamurun benim saatime uyması, bazen de benim onun zamanına uyumlanmam gerekiyor. Tıpkı hayatta da istediklerimizi yapmak için doğru zamanı beklememiz gerektiği gibi, kendimize de bir demlenme, olma zamanı vermeyi öğrenmemiz gerektiği gibi.. Her şey kontrolümde değil. Tam da istediğim gibi olan bir form, fırından çıktığında, görünmeyen bir hava kabarcığı yüzünden çatlayabiliyor ve en baştan başlamak gerekiyor, işte o an, “yeniden yapabilirim” diyebilmeyi tekrar hatırlıyorum.İster eğri olsun, ister pürüzlü, ister istediğim renk olmasın… O parça bana ait. Kimsenin mükemmel tanımına uygun olmak veya onay almak zorunda değil, yolda olma sebebim kendi tanımımla “daha iyisini” yapmayı öğrenmek..“Usta’’ mı yoksa “sonsuz öğrenme yolunda bir öğrenci’’ mi olduğuna karar vermek.. Belki de hayatta hata yapmaktan duyduğumuz korkuyla barışabilmek ve her seferinde baştan başlayabilecek “gücü” bulmak için aklımızda tutmamız gereken özgürleştiren, cesaretlendiren, dönüştüren, harekete geçiren bir nokta..Biçim verdiğim her parça, kendimle karşılaştığım bir yer. Nerede sabırsızlandığımı, ne zaman kontrol etmeye çalıştığımı, nerede zorladığımı, ne zaman sezgime kulak verdiğimi fark ettiğim bir yer. Seramik benim için sadece çamurla değil, kendimle de çalışmak demek, bir taraftan çamura şekil verirken, kendime de yeniden şekil verdiğim, bir dönüşümün ellerde başlayan ama içe doğru akan hali…Köşe yazarları tarafından burada paylaşılan görüşler, incturkiye.com’a değil, yazara aittir.Çok daha fazlası için Inc. Türkiye bültenlerine kaydolun.