İnsan vücudu son derece karmaşık ve birbiriyle bağlantılı bir sistemdir. Araştırmalar, bu bağlantıların işleyiş üzerindeki etkisini her geçen gün daha net ortaya koyuyor.Pennsylvania Üniversitesi ve Stanford Üniversitesi’nden araştırmacıların yürüttüğü yeni bir çalışma, bağırsak bakterilerinde yaşa bağlı değişimlerin bilişsel gerilemeye katkıda bulunabileceğini öne sürüyor. Bu bulgu, genç ve yaşlı fareler arasında gözlemlenen farklara dayanıyor.Bağırsak mikrobiyotası; bakteri, virüs, mantar ve parazitler gibi trilyonlarca mikroorganizmadan oluşan bir ekosistemdir ve sindirim ile bağışıklık sistemi üzerinde uzun süredir bilinen çok yönlü bir etkiye sahiptir.Önemi o kadar büyüktür ki bazı klinisyenler onu adeta bir organ gibi değerlendirir. Ancak bilim insanları, bu sistemin işlevlerinin kapsamını hâlâ tam olarak çözmeye çalışıyor.Son yıllarda yapılan çalışmalar, özellikle yaşlanma sürecinde bağırsak mikrobiyotası ile bilişsel işlevler arasında doğrudan bir ilişki olduğunu ortaya koydu. Ancak bu sinyallerin bağırsaktan beyne nasıl iletildiği ve hangi mekanizmaların devrede olduğu uzun süre net değildi. Bu yeni çalışmayla birlikte tablo daha da açıklık kazandı.Nature dergisinde yayımlanan fare deneyine göre, sindirim sistemindeki bağışıklık hücreleri özellikle yaşla birlikte artan Parabacteroides goldsteinii birikimini algıladığında iltihabi bir tepkiyi tetikliyor. Bu durum, hafıza oluşumundan sorumlu hipokampus ile vagus siniri arasındaki iletişimi bozuyor.Vagus siniri genellikle vücudun “bilgi otoyolu” olarak tanımlanır. Bilim insanları hâlâ tüm işlevlerini çözmeye çalışsa da kalp atış hızı ve kan basıncı gibi hayati süreçleri düzenlemede kritik rol oynadığı biliniyor. Bu çalışmada ise bağırsak ile beyin arasındaki iletişimi taşıyan temel kanal olduğu görülüyor.Hafıza kaybı yaşlanmanın yaygın bir parçası olsa da bu bulgular, bilişsel gerilemenin neden kişiden kişiye bu kadar farklı seyrettiğine dair önemli bir ipucu sunuyor.Stanford Üniversitesi’nde patoloji alanında yardımcı doçent olan Christoph Thaiss, “Neden bazı insanlar ileri yaşlarda bile zihinsel olarak keskin kalırken, bazılarında 50’li ya da 60’lı yaşlarda belirgin bir gerileme başladığını anlamak istedik” diyor.“Öğrendiğimiz şey şu: Hafıza kaybının zaman çizelgesi sabit değil. Vücut tarafından aktif olarak düzenleniyor ve bu süreçte bağırsak sistemi kritik bir rol oynuyor.”Araştırmacılar, vagus siniri ile bağırsak mikrobiyotasının bilişsel işlevler üzerindeki etkisini incelemek için iki grup fareyle çalıştı: İki aylık genç fareler ve 18 aylık yaşlı fareler. Genç fareler, yaşlı farelerle birlikte yaşadıktan sonra onların mikrobiyotasını “edinmiş” oldu.Bu etkileşimin ardından genç farelerin labirent performansında belirgin bir düşüş gözlemlendi. Ancak geniş spektrumlu antibiyotik tedavisi uygulandığında, performanslarının yeniden eski seviyelerine döndüğü görüldü.Thaiss, “Sadece bağırsak-beyin iletişimini değiştirerek yaşa bağlı bilişsel gerilemenin bu kadar geri döndürülebilmesi bizim için şaşırtıcıydı” diyor. “Genelde hafıza kaybını beynin kendi içinde gelişen bir süreç olarak düşünürüz. Ancak bu çalışma, bağırsak yapısını değiştirerek hafıza oluşumunu ve beyin aktivitesini artırabileceğimizi gösteriyor. Adeta beyin için bir uzaktan kumanda gibi.”Bu bulgular yeni olsa da vagus siniri uyarımı, epilepsi ve depresyon gibi bazı nörolojik hastalıkların tedavisinde halihazırda FDA onaylı bir yöntem olarak kullanılıyor.Thaiss sözlerini şöyle tamamlıyor: “Umudumuz, bu bulguların gelecekte klinik uygulamalara taşınarak insanlarda yaşa bağlı bilişsel gerilemeyi yavaşlatmaya ya da önlemeye yardımcı olması.”Orijinal Yayın Tarihi: 25 Mart Köşe yazarları tarafından burada paylaşılan görüşler, incturkiye.com’a değil, yazara aittir.Çok daha fazlası için Inc. Türkiye bültenlerine kaydolun.