Tim Cook, Apple’ın CEO’su olarak 15 yılını geride bıraktı. Bu süre boyunca şirket olağanüstü bir büyüme kaydetti. Uzun yıllar dünyanın en değerli şirketi unvanını taşıdı ve piyasa değerinde $1 trilyon ve $3 trilyon eşiklerini aşan ilk şirket oldu.Cook’un Apple’daki liderliğinden çıkarılabilecek sayısız ders var. Ancak öne çıkan en önemli ders, ürünlerle ya da hisse geri alımlarıyla ilgili değil.Apple’ın internet sitesinde yayımlanan açık mektubunda Tim Cook, bu yıl içinde CEO’luk görevinden ayrılacağını duyurdu.Mektupta dikkat çeken bir detay var: Dünyanın en değerli şirketinin CEO’su, 15 yıl boyunca her sabah çoğu yöneticinin ikinci haftasında devredeceği bir şeyi yapmaya devam etmiş. E-postalarını bizzat okumuş.Ama burada kastedilen şey, üst düzey özetler ya da KPI raporları değil. Elbette onları da inceliyor olabilir. Ancak mektupta açıkça vurguladığı şey şu: Her gününe, dünyanın dört bir yanındaki Apple kullanıcılarından doğrudan gelen mesajları okuyarak başlamış.Cook bunu şöyle ifade ediyor:“Son 15 yıldır neredeyse her sabahıma aynı şekilde başladım. E-postamı açıp, bir önceki gün dünyanın dört bir yanındaki Apple kullanıcılarından gelen notları okudum.”Mektubun en kritik cümlesi tam olarak bu.Cook büyük ihtimalle rakamlarla hatırlanacak. 2011’de görevi devraldığında yaklaşık $350 milyar olan Apple’ın piyasa değeri bugün $4 trilyonun üzerine çıktı; bu yüzde 1.000’i aşan bir artış demek. Gelirler neredeyse dört katına çıkarak $108 milyardan $416 milyara ulaştı. Hizmetler tek başına $100 milyarlık bir iş koluna dönüştü; adeta Apple’ın içinde gizli bir Fortune 50 şirketi gibi. Aktif cihaz sayısı 2,5 milyarı aştı. Apple Watch, AirPods ve Vision Pro gibi yeni ürün kategorileri doğdu ve şirket, Apple Silicon’a geçişini tamamladı.Cook’un liderliği anlatılırken bu rakamlar her zaman öne çıkacak. Ancak asıl başlığın bu olmadığını söylemek mümkün. Asıl başlık, onun gelen kutusu.Çoğu CEO, en üst pozisyona geldikten sonra müşterilerden doğrudan geri bildirim almayı bırakır. Müşterileri bizzat duymak yerine onlar hakkında raporlar dinler. Pazarlama ekipleri duygu analizleri sunar, ürün ekipleri NPS skorlarını aktarır. Bu bilgiler üst yönetime ulaştığında, karşı taraftaki gerçek insan sesi çoğu zaman bir yüzdeye indirgenmiş olur.Cook’un en güçlü liderlik özelliklerinden biri ise buna izin vermemesi olabilir.Cook, Apple Watch sayesinde annesinin hayatının kurtulduğunu anlatan bir kızdan gelen mesajı da okudu. Ulaşılması neredeyse imkânsız görünen bir zirvede çektiği selfie’yi paylaşan bir doğa yürüyüşçüsünden gelen notu da. Ürünlerin beklenen şekilde çalışmadığına dair şikâyetleri de. Ve ardından işinin başına geçti.Steve Jobs müşteri e-postalarına bizzat yanıt vermesiyle biliniyordu. Cook ise bu alışkanlığı günlük bir ritüele dönüştürdü.Küçük bir detay gibi görünebilir ama değil. Bir CEO’nun ajandası, aslında neye değer verdiğinin en net göstergesidir; çünkü zaman, bir organizasyondaki en sınırlı kaynaktır. Cook, her günün ilk dakikalarını Apple’ın kimin için çalıştığını kendine hatırlatarak geçirdi: $1.299 bir iPhone satın alıp karşılığını bekleyen kullanıcı için.İşte her CEO’nun alması gereken ders bu. $4 trilyonluk bir şirketin CEO’su olmanız gerekmiyor. Ancak zamanınızı korumak için kurduğunuz sistemlerin, aslında duymanız gereken en kritik sinyalleri filtreliyor olabileceğini kabul etmeniz gerekiyor. Aksi halde işinizden yavaş yavaş koparsınız. Cook, kariyerini tam da bu kopuşu reddederek inşa etti.Dikkat çekici olan bir diğer nokta da Cook’un mektubunda ne söylemediği. Mirasını Vision Pro, Apple Silicon dönüşümü ya da hizmetler iş kolu üzerinden tanımlamadı. Onun yerine, bu e-postaları okurken hissettiği duygudan söz etti:“Bu e-postaların her birinde ortak insanlığımızın atan kalbini hissediyorum. Daha çok çalışmak ve daha ileri gitmek için derin bir sorumluluk duygusu hissediyorum.”Ürünü satın alan insanlara karşı sorumluluk hisseden bir lider, hissedarları memnun etmeye odaklanan bir liderden farklı kararlar alır. Apple’ın son 15 yılı bunun en somut örneği.John Ternus ise artık Cook’un bu mirasını devralıyor. Şirketin ölçeği büyüdükçe bu sabah ritüelini sürdürmek daha zor hale geliyor. Okunabilecek olandan çok daha fazla e-posta olacak. Karar vermesi gereken şey şu: Bu işi devretmek mi, yoksa Cook’un 15 yıl boyunca yaptığı gibi doğrudan temasın bir yolunu bulmak mı?Orijinal Yayın Tarihi: 21 Nisan Köşe yazarları tarafından burada paylaşılan görüşler, incturkiye.com’a değil, yazara aittir.Çok daha fazlası için Inc. Türkiye bültenlerine kaydolun.