Sabah gelen bir mesaj düşünün: “Sunumu bugün tamamlamış ol!” Nasıl, ne zaman, ne beklendiği belli değil. Tamamen “sen halledersin” havası. Gün boyunca çabalama sonrası, akşam sunum nihayet tamam. Toplantıda başarıyı sahiplenen ise başka biri. Ardından, “Bir dahaki sefere daha hızlı olalım” eleştirisi de cabası.Bu, sadece kötü yönetim ya da iletişim değil. Bu, kurumsal dünyada ustalıkla icra edilen bir “sanat”. Çünkü toksik liderlik; belirsizlik, kontrol, cezalandırma, sessizlik ve görünmez baskılar üzerinden sistematik biçimde sergilenen bir davranış biçimi. İlk bakışta anlaşılması zor. Ama zamanla etkisi derinden hissediliyor.Çeşitli çalışmalar, toksik liderliğin yalnızca bireysel bir problem olmadığını, aynı zamanda kurumlar açısından psikolojik, kültürel ve yapısal bir çürüme sürecine neden olduğunu gösteriyor. Örneğin, toksik liderler başlangıçta başarıya ve vizyona odaklı görünebiliyor, ancak zamanla kontrol ihtiyacı, eleştiriye tahammülsüzlük ve başkalarını değersizleştirme eğilimleriyle ekip içindeki güveni yavaş yavaş yok ediyor. Yakın tarihli bir rapor, bu durumun yaygınlığını ve sonuçlarını açık bir biçimde ortaya koyuyor: Raporda yer alan ankete katılan 2.000’in üzerinde çalışanın yüzde 75’i “toksik çalışma ortamı” deneyimi yaşadığını söylerken, bu kültürden etkilenenlerin yüzde 87’si zihinsel sağlığının olumsuz etkilendiğini ifade ediyor. Kısacası toksik liderlik, yalnızca huzursuzluğa neden olmuyor; aynı zamanda ekip üyelerinin doğrudan doğruya ruh hâli, motivasyon ve dayanıklılık üzerinde de derin iz bırakıyor.İşin daha da kötüsü, toksik liderlik bir “sanat” gibi ustalıkla icra ediliyor. Toksik Lider Olabilmek İçin GerekenlerHer sanat gibi “toksik liderlik sanatı” da çeşitli yetenekler ve beceriler gerektiriyor: İşte başarılı ve makbul bir toksik lider olmak için gerekenler:1. Mikro yönetim becerisi: Her detayı yönetmek, inisiyatif almayı engellemek, hataya alan bırakmamak. Kısacası ekip üyelerini her anlamda bunaltmak. 2. Şeffaf Olmamak: Ekip üyelerine ne yapılacağını, ne beklendiğini, ne zaman biteceği gibi gereksiz detayları açık ve tam olarak açıklama zahmetine girmemek. 3. Empati Yoksunluğu: Duygular, moral, zor zamanlar, motivasyon gibi unsurlara iş dünyasında gerek olmadığının farkında olmak. 4. Otoriterlik: Lider olarak her şeyin en iyisini bildiğine inanmak ve başarının yalnızca kendisine, başarısızlığın kendisinden başka herkese ait olduğu bilincine sahip olmak. 5. Gücü Manipülatif Kullanabilme: Yetki, pozisyon ve süreçler… Hepsini birer kontrol aracına dönüştürebilmek, kimin konuşacağını, kimin yükseleceğini, kimin görünür olacağını tamamen kendi keyfine ve çıkarlarına göre belirleyebilmek.Toksik Liderlik Sanatında Başarılı Olmak Neden Gerekli?Toksik liderlik sanatında başarılı olmak elbette çok “önemli”. Çünkü bir ekibi büyütmek, güven inşa etmek, insanların gelişimini desteklemek ve “biz” olabilmek zahmetli işler. Oysa toksik liderliğin güzelliği tam da burada: Sorumluluk almadan otorite kurabilir, belirsizliği ve keyfiliği yönetim modeli yapabilir, başarısızlığı ustalıkla başkalarına devredebilirsiniz. Üstelik bunu yaparken kimse sizden şeffaflık, empati ya da tutarlılık beklemez. Kısacası, toksik liderlik; hesap vermeden gücü elinde tutmak isteyenler için son derece “verimli” bir yoldur.Tabii bütün bunların önemsiz bazı yan etkileri de var: Ekipler dağılır, yetenekler kaçar, kültür çürür. Ama ne önemi var? Sonuçta toksik liderlik sanatını başarıyla icra ettikten sonra ortaya çıkan enkazı her zaman başkası toplar.Köşe yazarları tarafından burada paylaşılan görüşler, incturkiye.com’a değil, yazara aittir.Çok daha fazlası için Inc. Türkiye bültenlerine kaydolun.