Şirketini satmak isteyen pek çok kurucuyla görüşüyorum. Genellikle ilk sordukları şey, şirketin ne kadar edebileceği ve satışın ne kadar sürede tamamlanabileceği oluyor. Ama çok daha nadir duyduğum bir soru var: Şirketi gerçekten satmaları gerekiyor mu?Bunun nedeni genellikle şu: Şirketini satmaya hazır hisseden kurucuların çoğu aslında tükenmiş durumda. Şirket iyi bir noktaya gelmiş olsa da kurucu artık aynı tempoda devam etmek istemediğini ya da buna ihtiyaç duymadığını hissediyor.Ama tükenmiş olmak, şirketi satmak için iyi bir gerekçe değil. Önünüzde daha büyük bir fırsat varsa elbette değerlendirin ve şirketiniz için alabileceğiniz en iyi fiyatı almaya çalışın. Fakat mesele yalnızca yorulmuş olmanızsa, bu ruh hâli satış sürecini de olumsuz etkileyebilir ve asıl probleminizi çözmeyebilir.Satış kararınızın arkasında gerçekten ne olduğunu anlamak için kendinize şu beş soruyu sorun.1. Sizi Asıl Yoran Ne?Bu soru üzerinde biraz düşünmeye değer. “İşin kendisi” deyip geçmeyin; çünkü cevap bu değil. Sizi gerçekten ne tüketiyor? Müşteriler mi? Kâr marjları mı? Piyasayla ilgili kaygılar mı? Yoksa günlük işlerin içine gereğinden fazla mı gömüldünüz?2. Rolünüz Değişse Yine de Satmak İster miydiniz?Şirketinizi altı ay sonrasıyla hayal edin. Müşteriler aynı, marjlar aynı, piyasa koşulları aynı. Ama artık her müşteri krizine siz müdahale etmiyorsunuz; ekibiniz çözüyor. Günde dokuz toplantı yerine iki toplantıya giriyorsunuz. Zamanınızın büyük bölümünü sevdiğiniz ve gerçekten iyi olduğunuz işlere ayırıyorsunuz.Yine de şirketi satmak ister miydiniz?Cevabınız evetse satın. Emin değilseniz, muhtemelen önce kendi rolünüzü yeniden tasarlamanız ve sonucun ne olduğunu görmeniz gerekiyor.3. Satıştan Sonra Ne Olacak?Şirketi sattığınızı varsayalım. Altı ay sonra sıradan bir salı gününüz nasıl geçiyor?Bu soruya net ve hoşunuza giden bir cevabınız varsa, satış mantıklı olabilir. Gerçekten çalışmayı bırakmak istiyorsanız emekli olmanızda ya da yeni bir girişime başlamanızda hiçbir sorun yok.Ama cevabınız “Bir şekilde bakarım” ise, muhtemelen bir problemden kaçıyorsunuz. Üstelik o problem, şirketi sattıktan sonra da peşinizi bırakmayabilir.4. Kim Daha Fazla Sorumluluk Alabilir?Zor bir müşteri görüşmesini güvenle emanet edebileceğiniz biri var mı? Yaptığı işi sonradan kontrol etme ihtiyacı duymadığınız biri?Cevabınız evetse iyi haber şu: İşiniz düzeltilebilir ve şirketi satmanız gerekmeyebilir. Organizasyon yapısında bazı değişiklikler yapın, güvendiğiniz insanlara daha fazla yetki verin ve omuzlarınızdaki yükün nasıl hafiflediğini görün.Cevabınız hayırsa, o zaman elinizde satış kararından daha büyük bir sorun var demektir.5. Ya Anlaşma Sizden Şirkette Kalmanızı İsterse?Orta ölçekli şirketleri satın alan alıcılar genellikle işin devamlılığını ister. Bu yüzden anlaşmalar çoğu zaman kurucunun bir süre daha şirkette kalmasına bağlanır ve geçiş süreci yıllarca sürebilir.Bunu iyi düşünün. Aynı işi yaklaşık iki yıl daha, üstelik artık başkasının sahip olduğu bir şirkette yapmak bugünkünden daha kötü geliyorsa, aslında değiştirebileceğiniz bir işi bırakıp değiştiremeyeceğiniz başka bir işe geçmiş olursunuz.DüşününBazen satış gerçekten doğru karardır. Şirket sağlıklıysa ve iyi bir fiyata satılabilecek durumdaysa, bu fırsat her zaman açık kalmayabilir. Ayrıca şirket dışındaki bazı koşullar, rolünüzü yeniden tasarlasanız bile kalmayı sizin için sürdürülemez hâle getiriyorsa, delegasyon da çözüm olmayabilir.Ama ne olursa olsun, bir yatırım bankacısını aramadan önce bu beş soruya cevap verin.Satıştan sonra gerçekten mutlu olan kurucuların ortak bir özelliğini gördüm: Süreç başlamadan önce, neden uzaklaştıklarını değil, neye doğru ilerlediklerini net biçimde tarif edebiliyorlardı. Zorlananlarsa çoğu zaman aslında değiştirebilecekleri bir işten kaçıyordu.Önümüzdeki üç yıl daha şirkette kalmak istemeniz için çalışma haftanızda neyin değişmesi gerekirdi?Ekibinizde gerçek bir karar alabilmeye en yakın kişi kim ve bunun için hâlâ neye ihtiyacı var?Şirketi satıp iki yıl daha kalmanız gerekse, en çok neye pişman olurdunuz?Köşe yazarları tarafından burada paylaşılan görüşler, incturkiye.com’a değil, yazara aittir.Çok daha fazlası için Inc. Türkiye bültenlerine kaydolun.