E-ticaret sektörü, pandemi sonrası hızla dijitalleşmeye devam etti. Dünya genelinde ve Türkiye'de öne çıkan e-ticaret trendlerini nasıl değerlendiriyorsunuz?Pandemi sonrasında küresel ticaretin en dinamik alanlarından biri hâline gelen e-ticaret, dijitalleşmenin etkisiyle yalnızca geleneksel internet siteleri üzerinden yapılan işlemlerden ibaret olmaktan çıkmış; sosyal medya, mesajlaşma uygulamaları ve yapay zekâ destekli platformlar aracılığıyla şekillenen yeni bir döneme girmiştir. OECD’nin 2025 yılında gerçekleştirdiği e-ticaret tanımındaki güncelleme, bu dönüşümü resmileştirmiş ve sosyal medya ve mesajlaşma uygulamaları üzerinden gerçekleştirilen yapılandırılmış siparişlerin e-ticaret kapsamına dâhil olduğunu belirtmiştir.Bugün e-ticaret yalnızca bir “alışveriş” deneyimi değil; kullanıcı odaklı, anlık, kişiselleştirilmiş ve sohbet temelli bir dijital etkileşim sürecidir. Bu dönüşümün merkezinde ise yapay zekâ teknolojileri yer almaktadır. Özellikle sohbet tabanlı ticaret anlamına gelen “Conversational Commerce” modelleri ile kullanıcılar bir ürün hakkında danışmanlık almanın ötesine geçerek, aynı platform üzerinden doğrudan satın alma işlemlerini de gerçekleştirebilmektedir. Örneğin, ChatGPT’ye entegre edilen “Instant Checkout” yani sohbet içi hızlı ödeme akışları ile kullanıcılar, bazı pazaryerlerinden birkaç tıklamayla ürün satın alabilmektedir. Bu uygulamalarla kişiselleştirilmiş ama bizim adımıza seçim yapabilen yapay zekâ araçlarıyla karşı karşıyayız. Bu yeni dönemde yapay zekâ yalnızca bir teknoloji değil, aynı zamanda ticaretin dili ve yönlendirici gücü hâline gelmiştir. Artık kullanıcılar katalogdan seçim yapmakla kalmayıp aynı zamanda yapay zekâdan ürün tavsiyesi almakta, sanal denemeler gerçekleştirmekte ve kişiselleştirilmiş kampanyalarla alışveriş süreçlerini yönetmektedir. Bu dönüşümün, dijital ödeme ve lojistik sektörlerindeki yeniliklerle birlikte e-ticarette yeni kapılar aralayacağını öngörüyoruz. Ticaret Bakanlığı olarak sektör buluşmalarımızda bu dönüşümün altını çiziyor; firmalarımıza yapay zekâ destekli yeni nesil ticaret modellerine entegrasyonun artık bir tercih değil bir gereklilik olduğunu vurguluyoruz. Bakanlık olarak yeni nesil teknolojileri hizmetlerinize nasıl entegre ediyorsunuz?Ticaret Bakanlığı olarak küresel ticaretin geçirdiği dijital dönüşümü yakından takip ediyor; çalışmalarımızı bu dönüşüme uyumlu olarak şekillendiriyoruz. Özellikle ihracat ve e-ihracat alanında firmalarımızın dijital yetkinliklerini artırmak ve yeni nesil teknolojilerle donatılmış bir ihracat altyapısı oluşturmak amacıyla çok boyutlu çalışmalar yürütüyoruz.Bu kapsamda geliştirdiğimiz en önemli uygulamalardan biri Kolay İhracat Platformu’dur (KİP). 2020 yılında hizmete sunduğumuz platform, ihracat hedefi olan firmalarımızın ihtiyaç duyduğu tüm bilgiye tek bir kanaldan ulaşmasını sağlıyor. Yapay zekâ uygulamaları ve gelişmiş teknolojik altyapısıyla hedef pazar belirleme noktasında firmalara dijital danışmanlık hizmeti sunuyor. Platform, farklı ülkeler ve pazaryerlerine dair verileri toplayıp benzer ürünlerin nerede, hangi fiyata, nasıl talep gördüğünü karşılaştırıyor. Bunu yaparken “makine öğrenmesi” dediğimiz, veriden örüntü çıkaran akıllı yöntemleri kullanmaktadır.2024 yılında hayata geçirdiğimiz E-Kolay İhracat Platformu (E-KİP) ise e-ihracatçılarımızın ihtiyaç duyduğu bilgi ve yönlendirmeyi tek çatı altında toplamakta ve yapay zekâ destekli bir karar destek ekosistemi sunmaktadır.On iki temel modülden oluşan platformun merkezindeki Akıllı E-İhracat Robotu, 20’ye yakın uluslararası pazaryerinden derlenen veriyi analiz ederek fiyat aralıkları, tüketici yorumları ve dönemsel talepler dâhil dokuz başlıkta özet analiz üretiyor. Böylece ürün ve pazaryeri eşleşmesini veriye dayandırıyor. Uzman Zekâ (chatbot) ise mevzuat ve destek içerikleriyle beslenen yapay zekâ destekli bir asistan olarak 7/24 kullanıcı sorularını yanıtlıyor. Pazarlar modülü, e-ihracat hedefi olan 24 ülkeye ilişkin demografik göstergeler, tüketici eğilimleri, dijital pazarlama ipuçları ve yerel pratikleri tek ekranda birleştiriyor. Etkinlik Takvimi ile ülke bazlı alışveriş dönemleri, fuarlar ve heyetlere dair bilgiler sunuluyor.Adım Adım E-İhracat modülü ise pazaryerine girişten ürün listelemeye, teslimat ve iade politikalarından müşteri hizmetlerine kadar tüm adımları yalın bir yol haritasına dönüştürerek firmaların ilk satışlarına giden süreyi kısaltmaya yardımcı oluyor. Dijital Pazarlama modülü, içerik üretimi ve kampanya kurgusuna yönelik uygulanabilir bir akış sunarken; Eğitim modülü kısa videolar ve ders notlarıyla hızlandırılmış öğrenme sağlıyor. Sektörler modülü e-ihracatta öne çıkan 13 kategori için küresel ve ülke bazlı görünümü, tüketici alışkanlıklarını ve ortalama satış verilerini derleyerek kategori bazlı kararları netleştiriyor. Öte yandan sahadaki uygulamayı kolaylaştırmak üzere Profesyonel Çözüm Ortakları; kullanıcı deneyimini tamamlamak üzere de Firma Kayıt, Kullanıcı Kokpiti ve İletişim modülleri bu bütünün birer parçası olarak yer alıyor. Tüm vatandaşlarımız, KİP ve E-KİP’e E-Devlet üzerinden ücretsiz olarak ve 7 gün 24 saat erişebilir. Bakanlığımız, yalnızca destek veren bir otorite değil, aynı zamanda dijital dönüşümde öncü bir aktör olarak, Türk ihracatçısının yanında olmaya devam etmektedir.Bakanlık olarak, Türk firmalarının küresel pazarlarda daha güçlü olabilmesi için e-ihracat alanında hangi destekleri sağlıyorsunuz? Mevcut korumacı küresel kısıtlamalar çerçevesinde politikalarınızı nasıl şekillendiriyorsunuz?Firmalarımızın rekabet gücünü artırmak, küresel pazarlara daha etkin şekilde entegre olmalarını sağlamak amacıyla çok boyutlu ve dinamik bir destek sistemi uyguluyoruz. Bu doğrultuda e-ihracat alanında firmalarımıza yönelik özel destek mekanizmaları geliştirmiş bulunuyoruz. 5986 sayılı E-İhracat Destekleri Hakkında Karar ile hayata geçen destek paketi kapsamında; firmalarımızın yurt dışında e-ticarete ilişkin pazara giriş stratejileri ile eylem planlarının oluşturulabilmesi amacıyla satın aldıkları sektör, ülke ve e-ihracat odaklı raporlara ilişkin giderler; gerek yurt dışı pazaryerleri üzerinden gerçekleştirilen tanıtım giderleri gerekse dijital pazaryeri tanıtımları dışındaki pazarlama faaliyetlerine ilişkin giderler ve ilgili ülkede iade kabul dâhil birim başına sipariş karşılama ve depolama giderleri desteklenmektedir.Bunlara ek olarak, e-ihracatta hedef olan ülkelerdeki pazaryerlerinde çevrimiçi mağaza açılışına ve bu mağazaların yıllık ödemeleri dâhil söz konusu ülkelerde e-ticaret paydaşlarından alınan hizmet giderleri, yurt dışı pazaryerlerine yönelik entegrasyon hizmeti giderleri ve e-ihracatta hedef olan ülkelerdeki pazaryerlerine ödenen komisyon giderleri de desteklenmektedir.Her bir destek kalemi, firmalarımızın e-ihracata başlarken ya da e-ihracatını artırma sürecinde karşılaştığı finansal engellerin azaltılmasını hedeflemektedir.Öte yandan, e-ihracatın sürdürülebilir biçimde gelişmesi için sadece maddi desteklerin yeterli olmadığının bilincindeyiz. Bu nedenle, desteklerin yanı sıra e-ihracatta öne çıkan pazaryerlerinde çevrim içi mağaza açılışı, ürün listelenmesi, harcamaların raporlanması, dijital tanıtım gibi konularda yol gösterecek çeşitli kılavuzlar hazırlıyoruz. Yürütülen çalışmalar neticesinde toplamda 23 pazaryeri kılavuzu ile 5 sosyal medya ve arama motorları kılavuzu Bakanlığımız internet sitesinin “E-İhracat Destekleri” sayfasında yayımlanmıştır. Mevcut küresel kısıtlamalar ve ülkelerin uyguladığı ilave vergiler karşısında, uyguladığımız destek oranlarında hedef ülke ayrımı yapıyor; desteklerimizin içeriklerinde firmalarımızın rekabet gücünü koruyacak güncellemeler gerçekleştiriyoruz. Bugüne kadar e-ihracat desteklerinden yararlanan firma sayısı kaçtır? Öne çıkan sektörler hangileridir?E-ihracat alanında sağladığımız destek mekanizmasıyla firmalarımızın dijital ticaret kapasitelerini güçlendirmeyi hedefliyoruz. Bu kapsamda, bugüne kadar 290 şirket, 1 pazaryeri, 6 perakende e-ticaret sitesi ve 11 e-ihracat konsorsiyumu olmak üzere toplam 308 firma destek kapsamına alınmıştır.Destek alan firmaların profillerine baktığımızda, farklı ölçek ve sektörde faaliyet gösteren e-ihracatçılarımızın desteklerden yararlandığını görüyoruz. Bu durum, e-ihracatın tabana yayılması ve daha kapsayıcı bir ticaret ekosistemi oluşturulması açısından önemli bir gelişmedir.Öne çıkan sektörler arasında özellikle tekstil ve hazır giyim, elektronik, gıda, ayakkabı ve aksesuar kategorileri başı çekmektedir. Bu sektörler, hem küresel pazarlardaki Türk ürünlerine yönelik ilginin yüksek olduğu alanları hem de dijital platformlarda tüketiciyle hızlı buluşabilen ve kolayca taşınabilir ürün gruplarını kapsamaktadır.Firmalarımızın pazaryerlerinden ziyade kendi çevrim içi satış platformları üzerinden satış yapmalarını özendirmek istiyoruz. Bu doğrultuda, perakende e-ticaret statüsü için aranan kriterleri yeniden belirledik böylece kapsama alınanların sayısının artacağını değerlendiriyoruz. Kapsama alınan 6 perakende e-ticaret sitesi sayısını gelecek yıl 15-20 bandına çıkarmayı hedefliyoruz.E-İhracat Konsorsiyumu modelinden bahseder misiniz? E-ihracatçılara sağladığı somut faydalar nelerdir?E-İhracat Konsorsiyumu, uçtan uca e-ihracat kabiliyetlerine sahip yapılara Bakanlığımızca verilen bir statüdür. Bu yapılar; pazaryeri entegrasyonları, yurt dışı depolama, dağıtım ve iade yönetimi gibi önemli süreçleri tek çatı altında işletmektedir. Firmalar ise konsorsiyuma üye olarak bu yapıdan yararlanmaktadır. Modelin somut faydaları hızlı pazara giriş, maliyet ve risk paylaşımı, operasyonel standartlaşma gibi özetlenebilir. Hazır entegrasyonlar ve yurt dışı depo altyapısı sayesinde pazara çıkış süresi kısalır; depo, iade, entegrasyon ve operasyon maliyetleri azalır; müşteri hizmetleri ve iade süreçleri ortak standartlarla yönetilir; profesyonel listeleme ve kampanya yönetimiyle platform içi keşfedilebilirlik artar. Bu model, özellikle KOBİ’ler ile kadın ve genç girişimciler için tek başına kurulması zor olan kapasite ve altyapıyı erişilebilir kılar.E-İhracat Konsorsiyumu modeli, ihracatın tabana yayılmasına ve Türk ürünlerinin küresel vitrinlerde daha görünür kılınmasına hizmet etmektedir. Hâlihazırda kapsama alınan e-ihracat konsorsiyumu sayısı 11’dir; bu sayının gelecek yıl 15’e çıkmasını hedefliyoruz.