Z kuşağı hakkında çok şey yazıldı. İşe alım süreçlerindeki tutumlarından çalışma alışkanlıklarına, sosyal meselelere olan duyarlılıklarından kariyer beklentilerine kadar bu nesil iş dünyasının gündeminden düşmüyor. Ama Z kuşağının iş piyasasına girişi çok daha büyük bir dönüşümle eş zamanlı gerçekleşiyor: Yapay zekâ, giriş seviyesi pozisyonları hızla yeniden şekillendiriyor.Peki bu nesil karanlık bir tablo mu görüyor? Hayır, veriler farklı bir şey söylüyor.Önce Endişe Verici TabloYönetim danışmanlık şirketi Oliver Wyman'ın araştırması sert bir tablo ortaya koyuyor: Dünya genelinde şirket liderlerinin yüzde 43'ü önümüzdeki yıl junior pozisyon sayısını azaltmayı planlıyor. Bu oran geçen yılın yüzde 17'sinin neredeyse üç katı. Kanada merkezli eğitim teknolojisi şirketi D2L'in ABD'li işe alım yöneticileriyle yaptığı araştırma da benzer bir eğilimi doğruluyor: Katılımcıların yüzde 30'u stratejilerini giriş seviyesinden orta seviye pozisyonlara kaydırdıklarını belirtiyor. Üstelik yüzde 50'den fazlası yapay zekâ nedeniyle genç profesyonellere devredilen temel görevlerin sayısının zaten azaldığını söylüyor.Kariyerine yeni başlayanlar için endişe verici bir tablo bu. Ama Z kuşağı bu tabloyu çok farklı okuyor.Z Kuşağının Beklenmedik ÖzgüveniUlusal Lise Öğrencileri Derneği'nin 11.000'den fazla genci kapsayan araştırması çarpıcı sonuçlar veriyor. Z kuşağı lise öğrencilerinin yüzde 94'ü mezuniyet sonrası beklentileri konusunda olumlu. Yüzde 79'u mezuniyetten sonraki altı ay içinde iş bulacağından emin. Yüzde 84'ü ise kendi hayatlarında fark yaratabileceğine inanıyor. Temel kaygıları işsizlik değil; insan hakları, sağlık krizi ve açlık gibi küresel meseleler.Bu naiflik mi? Belki. Ama Z kuşağının dijital dünyayla büyüdüğünü, haberlere ve küresel gelişmelere 7/24 erişimi olduğunu da göz önünde bulundurmak gerekiyor. Bu nesil dünyadan kopuk değil; tam tersine, gelişmeleri yakından takip ediyor.Z Kuşağının Gizli SilahıOliver Wyman verisinde dikkat çekici bir ayrıntı var. Yapay zekâ yatırımlarından en iyi geri dönüşü aldığını bildiren şirketler, zorluklarla boğuşan şirketlere kıyasla junior çalışan almaya biraz daha yüksek oranda yöneliyor: yüzde 24'e karşı yüzde 17. Başka bir deyişle yapay zekâyı en iyi kullanan şirketler genç yetenekten tamamen vazgeçmiyor.Bunun ardında somut bir neden var. Yapay zekâ sistemlerini hayata geçiren şirketlerde Z kuşağı çalışanlar, teknolojiyle daha mesafeli duran kıdemli meslektaşlarına rehberlik ediyor. Son araştırmalara göre Z kuşağı çalışanların yüzde 30'u bunu gönüllü olarak yapıyor.Yöneticilere Düşen SorumlulukTüm bu veriler iş dünyası için net bir mesaj taşıyor.Giriş seviyesi pozisyonları azaltma eğilimi güçlense de insan dokunuşuna değer veren şirketler için aday havuzu her zamankinden daha geniş. Bu durum İK ekipleri için yoğun bir başvuru trafiği anlamına gelse de ihtiyaç duyulan yetkinliklere daha iyi uyan adaylar bulmayı da kolaylaştırabilir.Öte yandan Z kuşağı çalışanların üzerindeki baskıyı da göz ardı etmemek gerekiyor. D2L'in araştırması, pek çok şirkette yapılandırılmış Yapay zekâ eğitim programlarının hâlâ eksik olduğuna dikkat çekiyor. Hem Z kuşağının hem de kıdemli çalışanların bu dönüşümden en iyi şekilde yararlanabilmesi için bu boşluğu kapatmak şirketlerin önceliği olmalı.Orijinal Yayın Tarihi: 19 Mayıs Köşe yazarları tarafından burada paylaşılan görüşler, incturkiye.com’a değil, yazara aittir.Çok daha fazlası için Inc. Türkiye bültenlerine kaydolun.