Yapay zekânın iş dünyasında hızla yaygınlaşması, kimi zaman insanın yaptığı pek çok görevi devralabileceğine dair tartışmaları ve iş kaybı endişelerini gündeme getiriyor. Ancak yeni veriler, çalışanların büyük bölümünün bu korkuya takılı kalmak yerine teknolojiyi aktif biçimde benimsediğini ve değer üretmek için kullandığını gösteriyor.İnsan kaynakları ve teknoloji danışmanlığı şirketi Adecco Group’un yayımladığı Global Workforce of the Future raporu, bu dönüşümün en çarpıcı kanıtı. Dünya çapında 35.700 çalışanla yapılan araştırmada (5.500’ü ABD’den), katılımcıların yüzde 77’si yapay zekâ sayesinde daha önce yapamadıkları görevleri yerine getirebildiğini söyledi. Yüzde 71’i ise artık yapay zekâ kullanmanın önünde hiçbir engel görmediğini belirtti. Bu oran geçtiğimiz yıl yalnızca yüzde 19’du. Sonuç olarak çalışanların yüzde 37’si kendisini “geleceğe hazır” olarak tanımlıyor.Şaşırtıcı biçimde, yapay zekânın işsizliği artıracağı endişesi geçmiş yıllara göre zayıflamış durumda. Katılımcıların yalnızca yüzde 23’ü pozisyonların ortadan kalkacağını düşünüyor. ABD’de bu oran yüzde 20.Buna karşılık, dünya genelinde çalışanların yüzde 76’sı yapay zekânın yeni iş alanları yaratacağına inanıyor. ABD’de bu oran yüzde 90’a çıkıyor. Katılımcıların yüzde 70’i iş yapış biçimlerinin kökten değişeceğini düşünüyor.2025’te öncelikler de değişti. Geçtiğimiz yıl iş gücünün gündeminde ilk sıralarda yer alan esnek çalışma ve ekonomik belirsizlikler, yapay zekâ uygulamalarının yükselişiyle geri plana düştü. Bu yılın en önemli konusu açık ara yapay zekâ adaptasyonu. Çalışanlar aynı zamanda bu teknolojiyi daha verimli kullanmak için eğitim, yönlendirme ve net politika beklentilerini de dile getiriyor.Adecco Group CEO’su Denis Machuel durumu şöyle özetliyor:“Her dört çalışandan üçü yapay zekâyı tehdit değil fırsat olarak görüyor. 2025'te iş gücü daha özgüvenli, daha atak ve yapay zekâya daha hazır.”Yine de çalışanlar yalnızca daha üretken ve esnek hissetmekle kalmıyor; aynı zamanda işverenlerinden daha şeffaf hedefler ve yol planı bekliyor. Yapay zekânın katkısının nasıl ölçüldüğü, hangi süreçlerde kullanılacağı ve hangi rolleri nasıl dönüştüreceği konusunda daha fazla iletişim talep ediyorlar.Machuel’e göre, “Doğru dengeyi kurmak için çalışanları yalnızca teknoloji kullanıcıları değil, geleceğin işini ortaklaşa inşa eden aktörler olarak görmek gerekiyor.”Bu yaklaşım şirketlere ne kazandırıyor? Veriler cevaplıyor:Kendini “geleceğe hazır” gören çalışanların yüzde 99’u mevcut işyerinde kalmayı planlıyor.(Bu oran teknolojiye daha az hakim çalışanlarda yüzde 53.)Çalışanlar yapay zekâ becerileri konusunda bilgilendikçe, daha hızlı öğrenmeye ve katkı sunmaya motive oluyor.“Geleceğe hazır” çalışanların yüzde 41’i şirketlerinde iş ve rol tasarımında aktif rol alıyor. Geçen yıl bu oran yüzde 24’tü.Machuel son mesajını net veriyor:“Dayanıklı ve geleceğe hazır iş gücünü inşa edecek olan teknoloji değil insan. Yöneticiler vizyonu net ortaya koymalı ve çalışanları bu dönüşümün ortağı yapmalı.”Orijinal Yayın Tarihi: 30 Ekim 2025Köşe yazarları tarafından burada paylaşılan görüşler, incturkiye.com’a değil, yazara aittir.Çok daha fazlası için Inc. Türkiye bültenlerine kaydolun.