Yapay zekâ hızla gelişiyor ve şirketler her geçen gün daha sofistike uygulamalar geliştiriyor. Bu dönüşüm iş dünyasında derin izler bırakıyor; yazılım geliştirme ve finans gibi sektörlerdeki tehdidi zaten uzun uzun konuşuldu. Ama yeni bir araştırma, tartışmaya çok daha az yer verilen bir boyutu gün yüzüne çıkarıyor: Yapay zekânın iş dünyasındaki etkisi cinsiyete göre eşit dağılmıyor. Kadın çalışanlar çok daha büyük bir riskle yüz yüze.Araştırmayı, ABD merkezli sivil toplum kuruluşu National Partnership for Women & Families (NPWF) gerçekleştirdi. Sonuçlar iş dünyası için kritik bir uyarı niteliğinde: Kadınlar genel iş gücünün yüzde 47'sini oluştururken, yapay zekâ otomasyonuna en açık ilk 15 meslek grubundaki çalışanların yüzde 83'ünü oluşturuyor. En riskli işlerde kadınlar orantısız biçimde yoğunlaşmış durumda.Eşitsizlik Rastlantı DeğilNPWF raporu, bu tablonun tesadüf olmadığını açıkça ortaya koyuyor. Tarihsel olarak kadın emeğinin, özellikle de farklı etnik gruplara mensup kadınların emeğinin sistematik biçimde düşük değerlendirilmesi ve düşük ücretlendirilmesi, bugün kadınları belirli iş kollarında yoğunlaştırdı. Bu iş kolları; düşük ücret, düşük yönetici görünürlüğü ve işverenlerden sınırlı yatırım alan pozisyonlar. Tam da yapay zekânın en hızlı ikame edebildiği alanlar.Veriler ırk bazında da dikkat çekici farklılıklar ortaya koyuyor. ABD'deki bazı etnik gruplara mensup kadınların en riskli iş kollarındaki temsili, genel iş gücündeki paylarının neredeyse iki katına ulaşıyor. Beyaz kadınlar tüm mesleklerde iş gücünün yüzde 28'ini oluştururken, en riskli işlerde bu oran yüzde 52'ye çıkıyor. Siyahi kadınlar ise en riskli ilk 15 iş kolunda yüzde 31 oranında temsil ediliyor.Otomasyon Tehdidin Yalnızca Bir BoyutuRapor, yapay zekânın yarattığı riskin iş kaybıyla sınırlı olmadığının altını çiziyor. Üretken Yapay Zekâ uygulamalarının yaygınlaşması, çalışanları işyerinde yeni sorunlarla karşı karşıya bırakıyor: önyargı, taciz, mahremiyet ve şeffaflık kaygıları bunların başında geliyor. Üstelik geliştirme süreçlerine büyük ölçüde dahil edilmeyen kadınlar için bu araçlar yabancı, hatta düşmanca hissettiriyor.İşyerinde çalışan gözetim teknolojilerinin ve algoritmik iş yönetim sistemlerinin giderek yaygınlaşması da bu tabloyu ağırlaştırıyor.Şirketlere Düşen SorumlulukBu veriler yöneticiler için görmezden gelinmesi güç bir tablo çiziyor. NPWF raporundan yola çıkarak şirketlerin ele alması gereken birkaç kritik alan öne çıkıyor.Yapay zekâ dönüşümü herkes için aynı anlama gelmiyorÇalışanlarınız yapay zekâ süreçlerini farklı perspektiflerden değerlendiriyor. Kadın çalışanlar pek çok açıdan özel kaygılar taşıyor. Herhangi bir pozisyonu yapay zekâ ile ikame etmeyi planlamıyor olsanız bile çalışanlarınız gelecekleri konusunda endişe duyuyor olabilir.İşe alım ve ücret politikalarınızı denetleyinCinsiyet ve ırk temelli eşitsizlikler iş gücü piyasasında yapısal bir gerçeklik. Kendi şirketinizdeki işe alım ve ücret politikalarını gözden geçirmek, bu sorunları derinleştirip derinleştirmediğinizi anlamanın başlangıç noktası olabilir.Kadınları sürece dahil edinNPWF raporu, yapay zekâya ilişkin politika ve karar alma süreçlerinin merkezine kadın çalışanların deneyimlerinin, ihtiyaçlarının ve öngörülerinin konulması gerektiğini vurguluyor. Bu öneri yalnızca politika yapıcılara değil, bireysel şirketlere de hitap ediyor. Yapay zekânın iş dünyasındaki etkisi bu denli asimetrik bir seyir izlerken cinsiyet farklılıklarını görmezden gelmek artık kabul edilebilir bir tutum değil.Yapay zekânın etik kullanımına yönelik farkındalık programları bir başlangıç noktası; ancak asıl mesele şirket kültürünü bu eşitsizliği görür hale getirmek.Orijinal Yayın Tarihi: 10 Mayıs Köşe yazarları tarafından burada paylaşılan görüşler, incturkiye.com’a değil, yazara aittir.Çok daha fazlası için Inc. Türkiye bültenlerine kaydolun.