Yılın sonuna gelmişken baskı artıyor, beklentiler yükseliyor ve muhtemelen elinizdeki projeleri yeni yıl başlamadan yetiştirmeye çalışırken sabrınızın sonuna yaklaşıyorsunuz. Eğer kendinizi böyle hissediyorsanız, yalnız değilsiniz. LifeStance Health’in yaptığı bir ankete göre, katılımcıların yüzde 57’si yıl sonu döneminde yoğun stres yaşadığını söylüyor.Yine de enerjinizi korumanız, motivasyonunuzu kaybetmemeniz ve işleri sadece tamamlamakla kalmayıp güçlü bir şekilde bitirmeniz mümkün. Neyse ki yılın bu yoğun döneminde hem enerjinizi hem de temponuzu korumanıza yardımcı olacak birkaç sağlam, pratik yöntemi araştırmalar destekliyor.1. Kontrolü elinizde tutunYıl sonu yaklaşırken kendinizi kontrolü kaybediyormuş gibi hissetmeniz çok normal. Bitirilmesi gereken işler, katılmanız gereken etkinlikler, aile ve arkadaşlarla ilgili sorumluluklar… Hepsi üst üste gelince zihinsel yük hızla artıyor.Çalışma–özel yaşam dengesinin bozulduğunu hissetmek ise enerjinizi tüketir ve işleri tamamlamanızı zorlaştırır. Bu durum bir kısır döngü yaratır: Kontrolden çıktığınızı hissedersiniz, bu yüzden işlerinizi yetiştiremezsiniz; yetiştiremedikçe daha da kontrolden çıkmış gibi hissedersiniz.Tam tersine, seçim yaptığınızı ve hayatınız üzerinde kontrol sahibi olduğunuzu hissettiğinizde, zihniniz daha berrak olur, işleri daha verimli tamamlarsınız ve günün sonunda çok daha tatmin olursunuz.Peki kontrol duygusunu nasıl artırabilirsiniz?Öncelikle, bu yıl mutlaka yapmanız gerekenleri belirleyin ve aciliyeti olmayanları yeni yıla erteleyin. Zihninizi rahatlatacak, omuzlarınızdaki yükü hafifletecek işleri önceliklendirin. Aynı zamanda, daha sonra yapabilecekleriniz için de bir plan oluşturun ki aklınızın bir köşesinde sizi rahatsız etmeye devam etmesinler.Kontrol duygusunu artırmanın en etkili yolu, önce gerçekten bu yıl bitirmeniz gereken işleri belirlemek ve aciliyeti olmayanları gönül rahatlığıyla yeni yıla bırakmaktır. Zihninizi meşgul eden konuları birer birer netleştirdiğinizde, arka planda sürekli çalan o “yetişemeyeceğim” alarmı da yavaş yavaş susar. Üstelik, erteleyebileceğiniz işler için küçük bir plan yapmanız bile yükü hafifletir; böylece hem nefes alırsınız hem de kendinizi daha organize hissedersiniz.Bunun yanında, kontrol hissini yaratmanın aslında ne kadar basit olabileceğini hatırlayın. Gün içinde yapmanız gerekenleri yazmak, takvimi elinizin altında tutmak, tamamladığınız işleri işaretlemek bile enerjinizi yükseltir. Bir şeyleri “bitirdim” hissi, yılın bu yoğun döneminde tahmin ettiğinizden çok daha güçlü bir motivasyon sağlar. Kimi insanlar büyük bir defter ya da pano kullanmayı sever, kimisi telefonunun takvimine güvenir. Burada önemli olan, hangi yönteme alışkınsanız onu kullanmak ve bir an önce harekete geçmek. Çünkü bazen en iyi kontrol yöntemi, uzun uzun düşünmeden başladığınız yöntemdir.2. ÖnceliklendirinYılın bu döneminde üzerinize o kadar çok şey gelebilir ki hem zaman hem enerji yetiştirmek imkânsızmış gibi hissedebilirsiniz. İş yerindeki proje teslim tarihi yaklaşıyor, hediye çekilişi için hediye almanız gerekiyor ve çocuğunuzun öğretmeni için ne alacağınıza karar vermeniz lazım… Hepsi aynı anda kapınızı çalıyor.Böyle anlarda kendinize şunu hatırlatmak şaşırtıcı derecede rahatlatıcıdır: Her şeyi yapmak zorunda değilsiniz. Aksine, “her şeye yetişmeliyim” düşüncesi genellikle tükenmişliğe ve duygusal yorgunluğa neden olur. Kendinize seçim hakkı tanıdığınızda ise hem zihnen özgürleşir hem de enerjinizi gerçekten önemli olana yönlendirebilirsiniz.Doğru seçimler yapabilmek için önce kendi değerlerinizi netleştirin. Örneğin, işteki projeyi yetiştirmek sizin için “başarı” ya da “iş disiplinine bağlılık” değerini temsil edebilir. Çocuğunuzun okul etkinliğine destek olmak ise “ilgili ve sorumluluk sahibi ebeveyn” kimliğinize hitap eder.Ama aynı zamanda bazı şeyleri gönül rahatlığıyla es geçebilirsiniz. Bu ayki komite toplantısına katılmamak ya da mahalledeki kurabiye etkinliğini atlamak, sizin için çok da öncelikli olmayabilir. Nitekim LifeStance Health’in verilerine göre, insanların yüzde 64’ü yıl sonu etkinliklerinin en azından birkaçını atlamak istiyor.Kısacası: Her yere yetişmeye çalışmayın. Sizin için gerçekten önemli olan işlere ve insanlara alan açın, enerjinizi onlara saklayın.3. Sevdiklerinizle kaliteli zaman geçirinİşler yoğunlaştığında herkes sizi bir yere çekiyormuş gibi hissedebilirsiniz. Oysa hem psikolojik hem fiziksel hem de zihinsel iyilik hâlimizde en büyük pay, sosyal çevremiz ve ilişkilerimizdedir. Bu yüzden enerjinizi korumak istiyorsanız bağlantılarınızı da korumanız gerekir.Araştırmalar güçlü sosyal ilişkilerin iyi oluş üzerinde belirleyici bir etkisi olduğunu gösteriyor. Buna rağmen, yıl sonu dönemi birçok insan için oldukça yalnız geçiyor. LifeStance Health’in araştırmasına göre, katılımcıların yüzde 51’i bu dönemde kendini yalnız hissettiğini söylüyor.Yapmanız gerekenleri bir yük gibi görmek yerine, başkalarıyla anlamlı zaman geçirme fırsatı olarak çerçevelemeyi deneyin. Tatil öncesi bir projeyi yetiştirmek için ekipçe ekstra mesai yapıyorsanız, birlikte hareket etmenin kattığı bağlanma duygusunu fark edin. Kayınbiraderinizin eşiyle alışverişe çıktığınızda, aranızdaki ilişkiyi güçlendirecek sakin anların tadını çıkarın. Ne yapıyor olursanız olun, karşı tarafla o anda tam anlamıyla “orada” olmaya çalışın.Ayrıca bir araya gelmenin yükünü hafifletebilirsiniz. Örneğin, kitap kulübünüzde bu ay herkes kitabı okumaya çalışmak yerine sadece sohbet etmek için buluşabilirsiniz. Normalde biri evinde ağırlıyorsa, bu ay dışarıda buluşarak ev sahipliği yükünü ortadan kaldırabilirsiniz.Kısacası: Bu dönemde rutinleri biraz esnetin. Taleplerin değil, bağlantıların ön planda olduğu daha hafif buluşmalar yaratın. Böylece hem sosyal enerjinizi korur hem de ilişkilerinizi güçlendirirsiniz.4. Alışkanlıklarını yönetEnerjinizi yüksek tutmanın bir diğer yolu da küçük ama etkisi büyük alışkanlıklarınıza dikkat etmekten geçiyor. Yeterince uyumak, su içmek, sağlıklı beslenmek ve gün içinde olabildiğince hareket etmek… Bunların hepsi hem fiziksel hem de duygusal enerjiyi korumayı sağlayan, bilimsel olarak kanıtlanmış yöntemler.Hava soğuk olsa bile mümkün olduğunca doğada vakit geçirmeye çalışın. Araştırmalar, dışarıda olmanın zihni toparladığını, perspektif kazandırdığını ve yükümlülüklerinize karşı sizi daha dayanıklı hâle getirdiğini gösteriyor. Hatta doğa, günlük “mikro mutluluk” kaynaklarından biri olarak görülüyor.Doğanın bu kadar iyi gelmesinin nedenlerinden biri, dağınık dikkati (diffuse attention) devreye sokması. Yani zihniniz bir ışık huzmesini, rüzgârın esişini ya da havanın serinliğini fark eder ama yoğun bir odak gerektirmez. Bu, iş ve kişisel sorumlulukların gerektirdiği keskin odaklanmadan tamamen farklıdır. Environment and Behavior dergisinde yayımlanan araştırmalar, bu odak değişiminin iyi oluşu artırdığını ve daha yoğun konsantrasyon gerektiren görevlere zihinsel tazelik sağladığını ortaya koyuyor.Aynı zamanda, iyi olma hâlinizi zayıflatan alışkanlıklardan uzak durmanız da önemli. Örneğin, doomscrolling yapmak ya da telefon başında fazla vakit geçirmek ruh hâline ciddi zarar verebilir. Sürekli kötü haberlere maruz kalmak, haber kaynaklarının yarattığı aciliyet duygusu veya sosyal karşılaştırmalar, kaygıyı kolayca artırır. Bunun yerine cihazınızı bir kenara koymayı deneyin ya da sosyal medya ve haber uygulamalarına zaman sınırı getirin.Bu alanı biraz temizlemek, hem doğada vakit geçirmenize hem de sevdiklerinizle daha kaliteli zaman ayırmanıza alan açar.5. Şükrü odağınıza alınSon olarak, odağınızı şükür duygusuna çevirin. Bilinçli olarak minnettar olduğunuzda, hem iyi olma hâlinizi güçlendirirsiniz hem de tüm yoğunluğa rağmen yolunuza devam etmek için gerekli enerjiyi korursunuz. İş yerinde bir sürü sorumluluğunuz olması, aslında yaptıklarınızın değer gördüğünün ve insanların size güvendiğinin bir işaretidir. Hediye paketliyorsanız, bu hayatınızda değer verdiğiniz insanlar olduğu içindir. Katılmanız gereken davetler varsa, bu da bir topluluğun parçası olduğunuzu gösterir.Ayrıca, zorlanırken yalnız olmadığınızı hatırlamak da çok güçlendiricidir. Baskı altındayken insanın büyük resmi kaybetmesi, her şeyin bir anda üstüne geldiğini düşünmesi çok normaldir. Fakat Journal of Happiness Studies’te yayımlanan araştırmalar, başkalarının da benzer zorluklarla karşılaştığını hatırlayan insanların daha mutlu, daha dayanıklı ve daha az yalnız hissettiğini ortaya koyuyor.Şükran duygusunu beslemek için gece yatmadan önce minnettar olduğunuz iki şeyi düşünün. Yeni güne başlarken sadece bir kişinin varlığı için teşekkür edin. Ve kendinize tekrar tekrar hatırlatın: Bu yoğunluğu yaşayan sadece siz değilsiniz, herkes kendi çapında benzer bir tempodan geçiyor.Bu bakış açısı, enerjinizi korumanıza ve yılın son dönemini daha güçlü bir şekilde tamamlamanıza yardımcı olur.YapabilirsinUnutma: Elinden geleni yapman yeterli. Mükemmel olmak zorunda değilsin; kimi zaman yetiştiremeyeceğin işler olacak, bazen bir şeyler aksayacak. Böyle dönemlerde hem kendine hem de çevrendekilere karşı esnek ve iyimser ol. Her şey kusursuz ilerlemese bile “yeterince iyi”ye izin vermek hem yükünü hafifletir hem de süreci daha yönetilebilir kılar.Kendine koyduğun baskıyı azalttığında, sadece bu yoğun dönemi enerjin tükenmeden atlatmakla kalmaz, aynı zamanda tüm bu süreçten daha fazla keyif alma şansın olur.Orijinal Yayın Tarihi: 22 Aralık 2025Köşe yazarları tarafından burada paylaşılan görüşler, incturkiye.com’a değil, yazara aittir.Çok daha fazlası için Inc. Türkiye bültenlerine kaydolun.