Orta Koridor (Trans-Hazar Uluslararası Ulaştırma Güzergâhı, hâlihazırda Çin–Avrupa toplam ticaretinin yalnızca yüzde 1,5’ini taşıyor. Bu da yıllık 5 milyon ton yük ve yaklaşık $10 milyar ticaret hacmine karşılık gelmekte. Uluslararası lojistik analizlere göre, Zengezur Koridoru’nun faaliyete geçmesiyle yıllık $100 milyar tutarında küresel ticaret hacmi bu güzergâhtan geçebilir. Bu rakam, 2024 yılı itibarıyla $33 trilyon seviyesindeki toplam küresel ticaret hacminin yaklaşık yüzde 0,3’üne denk geliyor. Yüzdesel olarak küçük görünen bu oran, özellikle yüksek katma değerli ve hızlı teslimat gerektiren yükler açısından çok kritik bir etki yaratabilir. Böylece Zengezur Koridoru, Çin–Avrupa ticaretinde demiryolunun payını yüzde 10 bandına yükseltebilir.Kafkasya’da Yeni Bir Ulaşım AnatomisiGüney Kafkasya, tarih boyunca doğu-batı ekseninde ticaret yollarının kavşak noktası olmuştur. Azerbaycan ile Ermenistan arasında 2025 yılı Ağustos ayında, ABD’nin aracılığıyla imzalanan barış anlaşması, bölgenin jeopolitik haritasında kritik bir dönüşüm yarattı. Anlaşmanın merkezinde, Azerbaycan ana karasını Nahçıvan Özerk Cumhuriyeti’ne bağlayan Zengezur Koridoru yer alıyor. Bu koridor, Orta Koridor için tamamlayıcı bir rol üstlenirken, Türkiye’den Çin’e uzanan kesintisiz ticaret akışının da önünü açıyor.Koridorun açılması, Türkiye’nin 2024’te $255,8 milyara ulaşan ihracat hacmine yeni bir ivme kazandıracak. Orta Asya, Çin ve Kafkasya üzerinden yapılacak taşımalarla Türkiye’nin doğuya yönelik ihracatında yüzde 20’ye varan artış öngörülüyor. Bu süreçte, yıllık $3 milyar ek transit geliri elde edilebilir. Aynı zamanda liman, gümrük ve lojistik merkez yatırımlarında yeni bir dalgayı tetikleyecektir. Böylece Türkiye, 2035 yılında $470 milyarlık ihracat hedefine ulaşırken transit gelirini de $55 milyar seviyesine çıkarabilecek.Darboğazların AşılmasıZengezur Koridoru’nda planlanan demiryolu, karayolu, boru hatları ve fiber optik ağ entegrasyonu, yalnızca yeni bir güzergâh oluşturmakla kalmayacak; mevcut Orta Koridor’un kronik darboğazlarını da ortadan kaldıracak. Bugün Orta Koridor, diğer kıtalararası rotalara kıyasla yükleri yaklaşık 15 gün daha kısa sürede taşıyabiliyor. Ancak bu avantaj, Hazar Denizi geçişinde gemi bekleme süreleri, Gürcistan üzerinden yapılan taşımacılıktaki liman ve gümrük gecikmeleri ve farklı hat açıklıkları nedeniyle sınır geçişlerinde yaşanan vagon aktarma zorunlulukları nedeniyle önemli ölçüde azalıyor.Orta Koridor’un “Trans-Hazar” kimliği, zamanla yalnızca tarihsel bir isim olarak kalabilir. İran üzerinden açılacak güney hattının devreye girmesiyle Gürcistan’a olan bağımlılık sona erecek ve yükler kesintisiz olarak Kars’tan geçerek, Nahçıvan üzerinden Azerbaycan’a, oradan da Hazar’ın güneyinden geçen güzergâhla Türkmenistan ve Afganistan’a ulaşabilecek. Böylece Orta Koridor’un taşıma süresi mevcut 16–18 günden 10 güne düşecek. Bu da deniz taşımacılığına kıyasla toplam sürede 20–25 gün avantaj sağlanması anlamına geliyor. Bu zaman kazancı, konteynır ve enerji taşımacılığında maliyetleri yüzde 15–20 oranında düşürecek.Demiryolu hat açıklığı farklılıkları da proje kapsamında çözüme kavuşturulacak. Türkiye ve Avrupa’da 1.435 mm standart açıklık, Azerbaycan ve Orta Asya’da ise 1.520 mm geniş açıklık kullanılıyor. Mevcut hatlarda sınır geçişlerinde zorunlu olan aktarma veya tekerlek seti değişimlerinin yerini, Zengezur Koridoru boyunca çift açıklıklı ray sistemleri ve otomatik tekerlek değiştirme teknolojileri alacak ve bu sayede teknik duraklamalar ortadan kalkacak ve transit süreleri daha da kısalacak.Bu iyileştirmeler yalnızca zaman ve maliyet avantajı sağlamakla kalmayacak aynı zamanda yük güvenliği, sevkiyat öngörülebilirliği ve kapasite kullanım oranlarında da ciddi artış sağlayarak Türkiye’nin Orta Koridor’daki liderliğini pekiştirecek.ABD’nin 99 Yıllık Kira Anlaşması: Trump Route for International Peace and Prosperity (TRIPP) “Uluslararası Barış ve Refah için Trump Rotası” olarak adlandırılan stratejik ulaşım koridoru, Ermenistan’ın Syunik (Zengezur) bölgesi üzerinden Azerbaycan ana karasını Nahçıvan’a bağlayan yaklaşık 43 kilometrelik kritik geçidi kapsamaktadır. Anlaşmaya göre arazi Ermenistan egemenliğinde kalacak ancak ABD bu koridorda 99 yıllığına geliştirme hakkı elde edecek ve güzergâh ABD destekli bir konsorsiyuma alt kiralama yoluyla işletilecek.Koridorda yalnızca demiryolu ve karayolu değil, petrol ve doğalgaz boru hatları, fiber optik kablolar ve muhtemelen elektrik iletim hatlarını da içeren entegre bir ulaşım ve enerji ağı planlanıyor. Bu durum, Zengezur Koridoru’nun yalnızca bölgesel değil, aynı zamanda küresel güç dengelerinin kesişim noktası hâline geleceğini göstermekte.Türkiye ve Azerbaycan’ın Eş Zamanlı HamleleriTürkiye ve Azerbaycan, Orta Koridor’un kapasitesini artırmak için eş zamanlı stratejik adımlar atmaktadır. Türkiye tarafında yaklaşık 224 kilometre uzunluğunda, çift hatlı ve elektrikli Kars–Dilucu Demiryolu ile Zengezur bağlantısı sağlanmakta; €2,4 milyarlık yeşil finansman sayesinde proje, yüksek kapasiteli yük ve yolcu taşımacılığı, demiryolu entegrasyonu ve sürdürülebilir ulaşım açısından kritik rol üstlenecek. Ancak Nahçıvan sınırları içerisindeki Ordubad-Velidağ arasındaki 158 kilometrelik hattın ivedilikle rehabilite edilmesi gerekli. Devamında da Velidağ’dan Ermenistan sınıra kadar 14 kilometrelik ek hattın uzatılması şart. Azerbaycan ise Karabağ’ın yeniden imarı kapsamında Şuşa’ya uzanan demiryolu hattı ve 101,5 km uzunluğundaki Zafer Yolu ile bölgeyi hem lojistik hem turizm merkezi hâline getirmekte. Böylece iki ülke, demiryolu ve karayolu entegrasyonu sayesinde Orta Koridor’daki süre ve maliyet avantajlarını maksimize ederek Avrasya ticaret ağında merkezi aktör konumlarını güçlendirecek.Zengezur Koridoru, basit bir ulaştırma projesi olmanın ötesinde; Türkiye ve Azerbaycan’ın bölgesel nüfuzunu artıran, küresel ticaretin yönünü değiştiren ve bölgesel güç dengelerini yeniden kuran jeoekonomik bir stratejik hamledir.Bu yazı, Inc. Türkiye Eylül - Ekim 2025 sayısında yayınlanmıştır. Abonelere özel çok daha fazla içerik için şimdi size özel tekliflerimizi inceleyin!Köşe yazarları tarafından burada paylaşılan görüşler, incturkiye.com’a değil, yazara aittir.Çok daha fazlası için Inc. Türkiye bültenlerine kaydolun.