Operasyonel, girişimci, vizyoner… İşinizi yaparken hangisine daha yakın hissediyorsunuz? Ya da şöyle soralım: Günlük iş hayatında hangi zihinsel alanda yüzde olarak daha çok varsınız?Gelin Üç Ufuk (Three Horizons) yaklaşımından ilhamla birlikte düşünelim.Üç Ufuk Nedir?İlk kez McKinsey & Company tarafından The Alchemy of Growth çalışmasıyla ortaya konulan bu model, şirketlerin büyüme portföyünü yönetmek için kullanılıyordu. Yakın, orta ve uzak ufuklar sırasıyla mevcut işi korumak, yeni büyüme alanları yaratmak ve gelecekteki fırsatlara hazırlanmayı sağlıyordu. Bill Sharpe sayesinde bu model, sadece bir strateji aracı olmaktan çıkıp gelecek tasarlama aracı haline geldi. Operasyonel, Girişimci, Vizyoner ZihinOperasyonel zihin, bugünün stratejik hedeflerine odaklanır; sistemi ayakta tutar, sürekliliği sağlar ve mevcut düzeni en verimli şekilde işletir. Ancak yalnızca bu zihinle hareket etmek, uzun vadede dönüşümü kaçırmaya sebep olur. Girişimci zihin orta vadeye odaklanır; değişimi yakalar, geçiş alanlarını kurar ve yeni olanı test eder. Burada mesele artık sistemi korumak değil, onu dönüştürecek denemeleri başlatmaktır. Vizyoner zihin ise bugünün stratejik önceliklerine doğrudan tam uyumlu gibi görünmez; hatta çoğu zaman fazla soyut ya da uzak bulunur. Ancak geleceğe dair varsayımlar, yeni kavramlar ve kırılmalar; dolayısıyla geleceğin ürün ve servisleri burada oluşur. Aynı anda operasyonel, girişimci ve vizyoner zihinle düşünebilir miyiz?Yani aynı anda hem bugünün hedeflerini karşılayan hem de uzun vadede değer yaratan fikirler üretmek mümkün mü? Peki, zamanın farkında mıyız gerçekten? Uzak, o kadar da uzak mı? Yoksa mesele, hangi zihni ne zaman ve ne kadar devreye aldığımızı bilmek mi?Gelin somut birkaç örnekle hangi zihin nasıl düşünür ve devreye alınır bakalım:1. Ufuk: Operasyonel Zihin (Bugünü çalıştıran sistem)Bu ufka odaklanan operasyonel zihin tamamen mevcut sistemin devamlılığına odaklanır. “Bugünü dönemin hızına uyumlu en iyi nasıl işletiriz?’’ sorusu merkezdedir.Örneğin, müşteri deneyimi üzerine çalışan biriyseniz sorularınız şunlar olabilir:AI destekli çağrı merkezi + CRM optimizasyonunu nasıl sağlarım?Deneyimi kişiselleştirmeyi nasıl ölçeklenebilir hale getirebilirim?Rakipler ne yapıyor?Gün, kurtarılmalıdır.2. Ufuk: Girişimci Zihin (Geçiş alanı)Bu ufukta artık sistem sorgulanmaya başlar. Yeni olan denenir, test edilir, adapte edilir. Ana soru şudur: “Bu sistem değişiyorsa biz nasıl konumlanmalıyız?”Kararlarımızın hangilerini AI’a bırakacağız, bunu nasıl tasarlamalıyız, ölçütler neler?Müşteri yolculuğunda hangi adımlar artık gereksiz hale geliyor olabilir?Spesifik bir örnek verelim: E-ticaret hâlâ ekran merkezli ilerliyor; peki ekranın ötesinde, alışveriş deneyimini şekillendirecek yeni temas noktaları neler olabilir?Bu alan biraz rahatsız edici olabilir çünkü net değildir, ölçmesi zordur. Kurum içinde “fazla erken” de görünebilir ama inovasyon tam burada doğar. Burası geçişin tasarlandığı yerdir. Ve geçişler tasarlanmalıdır.3. Ufuk: Vizyoner Zihin (Spekülatif alan)Bu aşamada artık sistemin kendisi sorgulanır. Soru şudur: “Bu kavramlar gelecekte var olacak mı?”Hizmet tasarımını doğru yapmaktan ziyade “İnsan neden hizmete ihtiyaç duyacak?” Müşteri hala “müşteri” mi olacak?İnsan–makine ayrımı bulanıklaştığında, “tatmin, arzu, başarı” kavramları neye dönüşecek?Burası çok heyecan verici!Bir amaç, bu spekülasyondan keyif almak ve zihnin sınırlarında dolaşmak. Ancak iş dünyasında asıl amaç elbette bu sorulardan hareketle kendi değer ve kavramlarınızı üretip, o geleceği tasarlamak. Bu vizyona giden adımları ve mihenk taşlarını çıkarmak, o taşları döşeyenler olmak için. Şimdi bir fit-check zamanı. Siz hangi ufukta zaman geçiriyorsunuz? Gün içinde sorduğunuz sorulara bakın. Liderlik modelinize, düşünme sisteminize ve organizasyonun geleceğine dair ipuçları da burada.Küçük bir öneri: yüzde 70 / yüzde 20 / yüzde 10Google’ın modelini bilenleriniz vardır. Ben bunu çoğu zaman şöyle uyarlıyorum:Yüzde 70 → mevcut işi iyi yapmak (U1)Yüzde 20 → yeni şeyler denemek (U2)Yüzde 10 → tamamen spekülatif düşünmek (U3)Geleceğimizi belirleyen hangi ufukta düşündüğümüzdür. Spekülatif tasarım ve düşünme, geleceği düşünürken kullanacağınız sistemli bir yoldur. Siz, bugün hangi ufka çok fazla odaklısınız, hangisine yeterince bakmıyorsunuz?Köşe yazarları tarafından burada paylaşılan görüşler, incturkiye.com’a değil, yazara aittir.Çok daha fazlası için Inc. Türkiye bültenlerine kaydolun.